Aramaya Dön

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/2900
Karar No
K. 2023/3840
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/2900 E.  ,  2023/3840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/2900
Karar No: 2023/3840
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... Hastanesi Baştabipliğinde hemşire olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının özel hayatını ilgilendiren ilişkisi esas alınarak disiplin cezası verildiği ve bunun kamu hizmetine etkisinin somut olarak ortaya konulmadığı, davacıya yöneltilen iddiaların görevinin ifasıyla değil, daha çok mahremiyet alanında gerçekleşen özel yaşam eylemleri ile ilgili olduğu, özel hayatın gizliliği hakkı üzerindeki sınırlamaların, zorunlu ya da istisnai tedbir mahiyetinde, başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olması gerektiği, tesis edilen işlemin davacının geçmiş sicili ve başarı durumu dikkate alınarak, ölçülülük yönünden de değerlendirilmediği, sınırlama ile ulaşılabilecek genel yarar ile temel hak ve özgürlüğü sınırlanan davacının kaybı arasında adil bir denge gözetilmediği, davacının özel hayatının gizliliği hakkı üzerindeki sınırlamanın zorunlu ya da istisnai tedbirler niteliğinde olduğu veya başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olduğu hususunda bir inceleme yapılmadığı, tesis edilen işlemin Anayasa'nın 20. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliği hakkını ihlal ettiği, hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı ile tabip binbaşı M.O.'nun ... Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde birlikte çalıştıkları dönemde gayri ahlaki ilişki içerisinde bulunduklarının davacınin eşi tarafından davalı idareye sunulan 04/04/2014 tarihli şikayet dilekçesinde belirtilmesi üzerine davalı idarece soruşturmaya başlandığı, davacının eşinin sık sık şehir dışına gitmesinden faydalanarak tabip binbaşı M.O.'nun davacıya yakınlaşmak için mesajlar gönderdiği, davacının da kabul ettiği üzere 27/12/2013 tarihinde aralarındaki cinsel içerikli mesajlarla birlikte gayri ahlaki ilişkinin başladığı, hastane ortamında kendilerine ve hastane çalışanlarına yönelik cinsel fantazi içerikli mesajların yer aldığı mesajlaşmaların olduğu, davacının aynı hastanede görev yapan tabip binbaşı M.O.'nun evli olduğunu bilmesine rağmen kendisiyle duygusal ilişki sınırları dışında bir ilişkiye girdiği, nöbetlerini aynı güne getirterek birlikte nöbet tuttukları, böylelikle ilişkilerini hizmete de yansıttıkları, davacının sübut bulan eylemlerinin "özel hayat alanının" dışına taştığı ve hizmete de yansıdığı, eylemlerin "özel hayata saygı hakkı" kapsamında bulunmadığı dikkate alındığında, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak disiplin suçunu işlediği sabit olan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Nöbet planlaması konusunda davacının bir yetkisinin olmadığı, tabip binbaşı ile bir ya da iki kez aynı gün nöbet tuttukları, disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadelerle de davacı ile ilgili iddiaların doğrulanmadığı ve bu fiillerin kamu hizmetine etkisinin somut olarak ortaya konulmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/07/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog