5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin -------Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, aleyhe hususları kabul etmemek kaydıyla kaza tespit tutanağının resmi belge niteliğinde olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin tanzim edilen KTK'ya göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu sebeple ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta şirketince rücuen tahsil edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda, davacı taraf, kendisine ait------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından---------- araç arasında meydana gelen --- tarihli kaza sonucunda, -------araçta meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması neticesinde, işbu kazaya %100 kusuruyla sebebiyet verdiği tespit edilen --------plakalı araç maliki olan davacıdan rücuen tahsil edilen şimdilik 100,00-TL olmak üzere maddi tazminatın, meydana gelen kazada kusurunun olmadığını iddia ederek ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle iadesini talep etmektedir.6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunmaktadır.Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. --------- sayılı kararında halefiyet "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.Eldeki dosyada, dava haksız fiilden kaynaklanmakta olup, davanın ticari dava olması için her iki tarafın tacir olması gerekmektedir.Davacı tacir olmadığı gibi davacıya ait --------plakalı araçta ticari değildir. Davalı halefiyet gereği davada davalı olarak yer almaktadır. Davalı sigortalısı ise tacirdir. TTK gereği bir taraf için ticari olan iş diğer taraf içinde ticari sayılsa da her ticari iş, ticari dava olmadığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın