19. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davalı ... ... ... ... ... ... vekili cevap dilekçesinde; görev, zamanaşımı, husumet itirazında bulunmuş; esasa ilişkin olarak da; olayda müvekkillerinin ibra edildiğini, ibranın borcu sona erdiren bir sebep olduğunu, kredinin açılışının bankalar mevzuatına ve bu konudaki uygulamalara uygun olduğunu, açılışında usulsüzlük bulunmadığını, kredi teminatının yeterli olduğunu, olayda haksız fiilin yasal koşullarının mevcut olmadığını, hukuka aykırı eylem bulunmadığını, banka yönetim kurulu üyelerinin verilen kredilerin kefilleri olmadıklarını, tüm kredilerle ilgili işlemlerin TBMM Kit Komisyonunda ibra edildiğini, davacının iddia ettiği zararla müvekkillerinin eylemleri arasında illiyet bağı olmadığını, müvekkillerinden Halil Sarıaslan'ın ilgili şubenin, birimin ve istihbaratın görüşlerinin uygun ve olumlu olduğunu belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş esasa ilişkin olarak da; kredilerin usulsüz kullandırılmadığını, genel müdür yardımcısının, görüş bildirmeden sadece havale işlemi yapacağını, kredi dosyasının genel müdür yardımcısı tarafından sevk işleminin de zorunlu olmadığını, genel müdürün, bu tür istemlerinin doğrudan yönetime sevk edilebileceğini, yetkinin genel müdürde olduğunu, firma kredilerinin tümünün oy birliğiyle alındığını, adı geçen firma kredisinin spot kredi olmadığını, süreli olduğunu, kredilerin geçerli ekspertiz raporuna göre teminatlı olduğunu, kredi teminatlarının yeterli olduğunu, müvekkili hakkındaki cezai sorumluluk açısından beraat kararının bulunmamasının şahsi sorumluluğunu göstermeyeceğini, zarar tazminine yönelik hukuksal gerekçelerin dava dilekçesinin bütünüyle örtüşmediğini belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, husumet itirazlarında bulunmuş; esasa ilişkin olarak da; bankacılığın ticari bir faaliyet olduğundan, her ticari faaliyette olduğu gibi kar ve zararı birlikte yaşayabileceğini, bazı kredilerin anonim kusur sayılabilecek nedenlerle ya da hiç kimseye kusur izafe edilemeyecek biçimde geri dönmemesi durumunda kredi işlemlerinde imza ya da paraf kullanan memurların sorumlu olabileceklerinin düşünülemeyeceğini, kaldıki kullandırılan kredilerin mevzuat hükümleri çerçevesinde kullanıldırıldığını, şubelerden alınan önerilerin yöntemine uygun bir biçimde yönetim kuruluna sunulduğunu, yönetim kurulu kararının da şubelere yine yapılması gereken işler de belirtilerek tebliğ edildiğini, bankanın talep ettiği faiz oranı da haksız fiile dayanması nedeniyle hukuki temelden yoksun olduğunu belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı ...Aydemir vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, husumet itirazlarında bulunmuş; esas ilişkin olarak da; davaya konu kredi ve meydana gelen zarar nedeniyle müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kredi incelemesi, kullandırılması dahil hiçbir aşamasında müvekkilinin kararı bağlayıcı imzası, görüş ve oluru olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun hukuki dayanağı olarak gösterilen haksız fiil şartlarının oluşmadığını, kredi verilmesinde mevzuata aykırılık söz konusu olmadığını, kredi için alınan teminatların yeterli olduğunu belirterek esastan da davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın