Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/2008
Karar No
K. 2023/4593
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/2008 E.  ,  2023/4593 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/2008
Karar No: 2023/4593
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) : …
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI): … Bakanlığı adına

… Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekinde yer alan ''Form-A'' menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle davacı tarafından beyan edilen kıymet üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekinde yer alan ''Form-A'' menşe belgesinin, idarece yapılan yurt dışı araştırması sonucunda, yetkili makamlarca düzenlenmediği, sahte ve geçersiz olduğu tespit edildiğinden, davacının, 2008/14451 sayılı Sınır Ticareti Düzenlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 9. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen gümrük vergisi istisnasından yararlanma hakkının bulunmadığı, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmekte olup, satış bedeli yönteminin terk edilme nedenlerinin somut şekilde ortaya konulmasının icap ettiği, bu durumda olayda belirlenen kıymet, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınabilecek kıymet olmadığından; dava konusu ek tahakkuk ve para cezalarının, eşyanın satış faturası üzerinden hesaplanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısımlar yönünden davanın reddine; fatura kıymetini aşan kısma isabet eden ek tahakkuk ve para cezasına ilişkin kısmının ise iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, Form A belgesini tanzim ve tasdik eden Ticaret Odası nezdinde detaylı araştırmanın yapılmadığı, söz konusu belgenin sahte olarak nitelendirilmesinin hukuken geçerli olmadığı; davalı idarece davacı tarafından serbest iradeyle beyan edilen vergiler nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin ek tahakkuk ve para cezasına yönelik davanın reddine ilişkin hüküm fıkraları usul ve hukuka uygun olduğundan, temyize konu kararın anılan kısmının onanması; fatura kıymetini aşan kısma isabet eden ek tahakkuk ve para cezasının iptaline yönelik hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekinde yer alan ''Form-A'' menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle davacı tarafından beyan edilen kıymet üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanun'la değişik şekliyle, 61. maddesinin 3. fıkrasında, tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı;

242.maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri;

2.fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği;

4.fıkrasında, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 234. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinin 1. fıkrasının (a) bendinde, serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda, 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlardan veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan gümrük vergisi ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken gümrük vergisi arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, gümrük vergisinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezasının alınacağı düzenlenmiş;

232.maddesinin 5911 sayılı Kanun'la değişik şeklinde, bu kısmın ikinci bölüm hükümlerine göre gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken para cezalarının, bu vergiler ile aynı zamanda karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının dava konusu işlemin ek tahakkuk ve para cezasının eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Mahkeme kararının, dava konusu işlemin ek tahakkukun yurt dışı gider olarak beyan edilen fatura kıymetini aşan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;

Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; gümrük vergileri tahakkukları dolayısıyla vergi mahkemesinde idari dava açılabilmesi için, söz konusu tahakkuklara karşı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yoluna başvurulmuş ve bu başvurunun zımnen ya da açık olarak reddedilmiş olması; itiraz yoluna başvurulabilmesi için de, idarece kendiliğinden yapılmış bir ek tahakkuk işleminin veya ihtirazi kayıtla verilen gümrük beyannamesine dayalı tahakkukun bulunması gerekmektedir. İhtirazi kayıt, uygulamada, beyanın bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla beyannameye konulan ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir. İhtirazi kaydın bu etkisini gösterebilmesi, yasalarda beyanda bulunulması için belli edilen süre veya zamanda konulmuş olmasına bağlıdır. Gümrük vergileri yönünden bu süre veya zaman da, gümrük yükümlülüğünün başladığı; başka bir deyişle, beyannamenin tescil edildiği tarihtir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ekinde Form A menşe belgesinin davalı idareye sunulduğu ve yurt dışı gider beyan edilmesi suretiyle oluşan kıymet üzerinden ihtirazi kayıt konulmaksızın gümrük idaresine beyanda bulunulduğu ve davacının bu beyanı doğrultusunda gümrük vergilerinin tahakkuk ettirildiği, akabinde, Ticaret Bakanlığı Gümrük ve Ticaret Müfettişliğince 12/11/2013 tarih ve 23535 sayılı bakanlık onayı ile yürütülen soruşturma kapsamında, Form A menşe belgesinin İran İslam Cumhuriyeti yetkili makamları tarafından düzenlenip düzenlenmediği ile ilgili olarak Tebriz ve Urumiye Ticaret Odası nezdinde yapılan incelemede, söz konusu belgenin yetkili makamlarca düzenlenmediğinin tespiti üzerine, Form A menşe belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığından bahisle diğer ülkelere uygulanan gümrük vergisi oranına istinaden eksik alınan vergiler için ek tahakkuk kararının alındığı ve ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezalarının karara bağlandığı, bu ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddi üzerine de, anılan ret işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı görülmektedir.

Olayda, ihtirazi kayıt iradesini göstermeden (yani uyuşmazlık konusu beyannamenin tescili aşamasında beyan edilen kıymet ile ilgili herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunmadan) ithale konu eşyaya ilişkin faturalardaki düşük birim fiyatları yurt dışı gider beyan ederek yaptığı taahhüt niteliğindeki beyanın, davacıyı bağladığı açık olup; yürütülen soruşturma kapsamında Form A menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle, davacının anılan nitelikteki beyanı üzerinden davalı idarece tesis edilen ek tahakkuk işlemine karşı açılan işbu davada, ihtirazi kayıtsız olarak beyan edilen kıymetin hukukiliğinin denetlenmesine olanak bulunmamaktadır.

Öte yandan, fatura kıymetinin üzerinde beyan edilen tutar hakkındaki hukuksal değerlendirme, bu kıymete ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyanda bulunulması veya 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında yapılacak başvuru hakkında davalı idarece olumsuz işlemler tesis edilmesi üzerine açılacak davalarda yapılabilecektir. Bu durumda, dava konusu işlemin ek tahakkukun fatura kıymetini aşan kısmı yönünden de davanın reddedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen kararın dava konusu işlemin bu kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamaktadır. Mahkeme kararının, dava konusu işlemin fatura kıymetini aşan kısmına isabet eden ek tahakkuk üzerinden karara bağlanan para cezasına dair kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince; 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, gümrük tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık bulunduğunun tespiti halinde uygulanacak cezai yaptırımın düzenlendiğinin görüldüğü, dava konusu para cezasının, anılan hüküm uyarınca karara bağlandığı anlaşıldığından, davanın söz konusu kısmı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden, mahkeme kararının belirtilen kısmının da bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine; davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulüne,

2.… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin ek tahakkuk ve para cezasının eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,

3.Kararın, dava konusu işlemin ek tahakkuk ve para cezasının fatura kıymetini aşan kısmına isabet eden bölümünün iptaline ilişkin hüküm fıkralarının ise BOZULMASINA,

4.Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar vermek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

6.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,

7.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.