6. Ceza Dairesi         2007/22924 E.  ,  2012/2899 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın, yağma suçundan ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezaya hükmolunması gerekirken, uyulan Yargıtay Bozma ilamı sonrası kazanılmış hakkın korunması nedeniyle kurulan ikinci hüküm sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Suçun gece, konutta, birden fazla kişi ile ve bıçakla işlenmiş olması nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK’nun 149. maddesinin 1. fıkrasının(a),(c),(h) bendinin yanı sıra (d) bendine de aykırı şekilde işlendiğinin gözetilmemesi sonuca etkili olmadığından , oluşa ve kabule göre sanığın hakkında hüküm kesinleşen suç arkadaşı Ugur Kalpak ile birlikte yakınanın konutunda bulunan ziynet eşyalarını aldıkları sırada içeri giren polis memurlarına yakalanmamak için bıçakla saldırdıklarının anlaşılması karşısında, yağma suçunun tamamlandığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nun 35/2. maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,

İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2003 günlü, 2001/1078-2003/284 sayılı hükümlülük kararı sanık ...'ın yasal sürede temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.11.2005 tarih 2004/12876-2005/17253 sayılı kararı ile bozulduğu, sanığın Yargıtay bozma kararı öncesinde neticeten 1 yıl 1ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildiği, bu cezanın aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle sanık hakkında kazanılmış hak teşkil edeceğinin anlaşılması karşısında sanığa fazladan yazılı şekilde ceza tayin edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ' Sanık ...'ın 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanık ...'ın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
20.02.2012 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5320 md.8/1 TCK md.149 K5237 md.149 TCK md.35/2 K5237 md.35/2