Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/1060
Karar No
K. 2023/3973
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/1060 E.  ,  2023/3973 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/1060
Karar No: 2023/3973
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu

...

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Endüstri ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, sanayi abone grubu yerine ticarethane abone grubu tarifesine göre fiyat farkı tahakkuk ettirilmesi nedeniyle dağıtım lisansı sahibi olan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. (... ) hakkında yürütülen soruşturma sonucunda; anılan dağıtım şirketinin fark faturası çıkarmasının, 3002 sayılı Kurul kararının eki 21 Dağıtım Şirketi İçin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 1. maddesinin (a) bendinde yer alan "Sanayi sicil belgelerinin vize bitim tarihinin içinde bulunduğu fatura döneminden sonraki ilk fatura dönemi sonuna kadar yenilenerek dilekçe ekinde ibraz edilmemesi hâlinde tüketimleri ticarethane abone grubu tarifesinden faturalandırılır." kuralına aykırılık teşkil etmediği (kararın birinci kısmı), bazı sanayi kuruluşlarına fatura üzerinde sanayi sicil belgesi sürelerinin dolmakta olduğuna ilişkin uyarı yapılırken bazı illerde bu ikazların yapılmayarak "eşit taraflar arasında ayrım gözetilmemesi" ilkesine aykırı davranılmasının 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 9. maddesinin ikinci fıkrası ile Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 25. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine aykırı olduğu, bu nedenle ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ihtarda bulunulmasına (kararın ikinci kısmı) ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 13/01/2021 tarih ve E:2015/2876, K:2021/44 sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden verilen kararda; uyuşmazlığın dağıtım şirketinin sanayi sicil belgesi ibraz etmeyen abonelere kullandırdığı elektrik için hatalı tüketim bedelini (abone grubu değişikliği yapılmadığı için ortaya çıkan fark faturasını) geçmişe dönük olarak isteyip isteyemeyeceği noktasında toplandığı, bir hakkın kullanılmasının açıkça adaletsizlik oluşturduğu durumlarda ve gerçek hakkın tanınması ile bireyin korunması için zorunluluk hallerinde, dürüstlük kuralının uygulama alanı bulacağı, haksızlığı düzeltici işlevini yerine getireceği, uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte olan 25/09/2002 tarihli mülga Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 23. maddesinde, tüketim bedelinin hatalı hesaplanmasının ödeme bildirimine ilişkin hata olarak kabul edildiği, bu hataya müşteri tarafından, faturanın tebliği tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde perakende satış şirketine itiraz edilebileceği, ancak dağıtım şirketinin hatalı hesapladığı tüketim bedelini geriye dönük ne kadar süre isteyebileceğine yer verilmediği, aktarılan kuraldaki eksiklik dürüstlük kuralına uygun bir şekilde yorumlandığında, dağıtım şirketinin, hatalı hesapladığı tüketim bedelini mâkûl bir süreyle sınırlı olarak geriye dönük isteyebileceği sonucuna ulaşıldığı, nitekim davalı idarenin hatalı hesaplanan tüketim bedellerine yönelik fark faturası çıkarma süresini, tüketim tarihinden sonra yürürlüğe giren 08/05/2014 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde "doğru bulgu ve belgenin bulunması hâlinde 12 ay, bulunmaması hâlinde ise doksan gün";

30/05/2018 tarihli Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde "doğru bulgu ve belgenin bulunması hâlinde 180 gün, bulunmaması hâlinde ise 90 gün"le sınırlandırdığı, öte yandan, dağıtım şirketinin, süresi içinde ibraz edilmeyen sanayi sicil belgesi üzerine bu eksikliği takip eden ilk fatura döneminde tespit edip fark faturası çıkararak aboneden istemesi hâlinde, yüksek fatura ödemek zorunda kalacak olan abonenin zaten mevcut olan vizeli sanayi sicil belgesini sunarak anılan eksikliği giderebileceği, dağıtım şirketinin süresinde ibraz edilmeyen sanayi sicil belgesi nedeniyle geçmişe dönük fark faturası düzenlemesi mümkün ise de, bunun mâkûl bir süreyle sınırlandırılması gerekmekte olup böyle bir sınırlama yapılmadan fark faturası düzenlenmiş olması nedeniyle dava konusu işlemin birinci kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin birinci kısmı hukuka aykırı bulunarak bu kısmın iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sanayi abone grubu tarifesinden yararlanmak isteyen davacının sanayi sicil belgesini yenileyerek ilgili belgeyi dağıtım şirketine sunması gerektiği, hatalı faturalandırmaya ilişkin örnek gösterilen süre kısıtının işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Yönetmelikler ile düzenlendiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından, vize edilen sanayi sicil belgelerinin onaylı bir suretinin eş zamanlı olarak dilekçe ekinde ibraz edilmediği ancak dağıtım şirketince de ticarethane faturası uygulama yükümlülüğünü zamanında yerine getirilmediği, sanayi sicil belgesinin iki yılda bir değişiklik olduğuna bakılmaksızın ibrazının zorunlu tutulmasının düzenlemenin amacıyla uyuşmadığı, sanayi sicil belgesinin sanayici ile Sicil Müdürlüğü arasında bir iç işlem olduğu, lehe olan düzenlemenin geçmişe etkili olarak uygulanabileceği, tarife sınıfı değişikliğe ilişkin olarak bildirim yükümlülüğünün ilk fatura döneminde ticarethane abone grubu tarifesi üzerinden faturalandırma yapmak suretiyle zımni olarak yapılması gerektiği, ... ile imzalanan abonman sözleşmesinde geriye dönük fatura kesme süresine ilişkin kısıtlama bulunmamasının normlar hiyerarşisi ilkesi gereği bir öneminin bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemin birinci kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,

5.2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog