11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/12845 E. , 2013/14327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret (Kadıköy 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 24.03.2011 arih ve 2010/537-2011/185 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Adalet Seda Hocaoğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili şirketin 18.06.2009 tarihinde kiracı Lotus Enerji FZE ile akdetmiş olduğu sözleşme kapsamında, M/V OMSKIY 99 gemisine Gemlik, Roda Limanında yüklenen yükün Türkmenbaşı Limanında tahliyesini müteakip kara yolu ile taşınmasına ilişkin karma bir nakliye sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme konusu emtianın karayolu ile taşınması esnasında aracın kasasından düşerek hasarlandığını ve bu kapsamda müvekkili şirkete karşı toplam 243.229,70 TL bedelli bir dava ikame edildiğini, sözleşme uyarınca yükün nakliyesinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun müvekkili şirket tarafından davalı şirket ile yapılan alt taşıma sözleşmesi uyarınca alt taşıyan olarak belirlenen davalıya tevdii edildiğini, alt taşımayı yapan davalı şirketin hasarın meydana gelmiş olmasında tam olarak sorumlu olduğunu ve bu sorumluluğundan ötürü müvekkili şirketin zararlarını karşılamak ile yükümlü olduğunu belirterek müvekkilinin taşıtana ödemekle yükümlü olacağı 243.229,07 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava şartının oluşmadığını ve davacının hukuki menfaati olmadığını, bu nedenle öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini belirtmiş esasa ilişkin beyanlarında da, davalının davacının alt taşıyanı olmadığını, davalı şirketin hasarın oluşumunda da bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia,savunma ve dosyadaki kanıtlara göre davacının kendisine karşı açılan dava henüz derdest olup sonuçlanmadığı, zarar miktarının belli olmadığı gibi, belli olsa dahi davacının rücu hakkının alacaklıya ödemede bulunduğu anda başlayacağı, davacı kendi üzerine düşecek tazmin borcunu fiilen ödemedikçe rücu hakkının doğmayacağı ve dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmeiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere rücu talebine sebebiyet veren tazminatın CMR gereğince ödenmiş olmasının gerekmesine,tazminat ödenmeden kendisine karşı dava açıldığı ileri sürülerek rücu hakkının kullanılamayacak olmasına ve mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.