Esas No
E. 2022/7275
Karar No
K. 2024/3363
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2022/7275 E.  ,  2024/3363 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1526 Esas, 2022/1272 Karar
HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/140 E., 2020/50 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 27.10.2017 tarihinde 2017/96808 başvuru numarası ile “... Ambalaj San. Ve Tic. A.Ş.” ibareli markanın tescil talebinde bulunduğunu, davalı şirketin adına tescilli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, diğer davalı Kurum tarafından ise bu itirazın kabul edilerek 2006/53864, 2009/37186, 2011/71310 sayılı “sem s şekil”, “sem”, “sem ambalaj” ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali bulunması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, karıştırılma ihtimalinin varlığı için benzerliklerin esas unsurlar arasında olması gerektiğini, yardımcı unsurlar arasındaki benzerliğin karıştırılmaya neden olmayacağını, markalar arasındaki benzerliğin değerlendirilmesinin markada yer alan kelime ya da şekil unsurlarının birbirinden bağımsız olarak tek tek ele alınması yoluyla değil, markada yer alan tüm unsurların birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmasının gerektiğini, başvuruda bulunulan “...” ibaresinin hem görsel hem yazı karakteri hem de fonetik unsurlar bakımından söz konusu diğer markalar ile birbirinden tamamen farklı olduğunu, karışıklık ihtiva etmesinin mümkün olmadığını, “sem” ibaresinin tekel olarak yüklenebilecek bir marka ibaresi olamayacağını, red gerekçesinde belirtilen “ambalaj” kavramının esas unsur olmayıp tekel altına alınıp, marka oluşturulabilecek bir ibare bulunmadığını, anılan ibarenin müvekkiline ait markada yapılan işin niteliğini ve ticari faaliyetin türünü belirtmek amacıyla bulunduğunu, mal/hizmetler arasındaki söz konusu benzerlik düzeyinin, itiraza gerekçe gösterilen markaların ayırt edici gücü ve tüketici kesimin dikkat düzeyi ile birlikte ele alınmasının gerektiğini, sadece sözcük benzerliği unsuru üzerinden nihai karar verilmesinin yerinde olmadığını, “...” ibaresinin başlı başına ayırt edici unsur niteliği taşıdığını, markaların bir bütün olarak kıyaslanmasının gerektiğini, piyasada aynı ya da benzer kelimelerin kullanılıyor olmasının bir kelimenin ayırt edici niteliğe sahip olmadığının tek başına göstergesi olmadığını, “...” ibaresinin birden fazla kelimenin bir araya gelmesiyle oluşturulan farklı bir marka ibaresi olduğunu, “...” ile “sem” kelimelerinin karıştırılmayacağını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-6378 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili, davacı yanın “Sem” markasının genel, tasviri bir ibare olduğu yönündeki iddialarının dayanaksız olduğunu, müvekkiline ait 2006/53864, 2009/37186 ve 2011/71310 tescil numaralı markaların 16 ncı sınıfta tescilli bulunduğunu, davacının da işbu davaya konu markasını 16 ncı sınıfta tescil ettirmek için başvuru yaptığını, marka kapsamlarının aynı olduğunu, davaya konu markada “ambalaj san. ve tic. a.ş.” ibaresinin alt satırda ve okunması güç puntolarla oldukça küçük yazıldığını, “...” ibaresinin ise “poli” ve “sem” ibareleri farklı renklerle yazılmak suretiyle birbirinden ayrıldığını ve “poli” ve “sem” ibarelerinin bir bütün olarak değerlendirilemeyecek durumda olduğunu, ayrıca “sem” ibaresinin kırmızı renkte yazılmakla markanın dikkat çekici ve esas unsuru durumuna getirildiğini, markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduklarını, işletmesel bağlantı kurma ihtimalinin yüksek olması karşısında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, markalar arasındaki benzerliğin seri marka imajı yaratacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre dava konusu 2017/96808 sayılı marka başvurusunun tescil edilmek istendiği 16 ncı sınıfta bulunan ürünlerin, redde mesnet 2006/53864, 2009/37186 ve 2011/71310 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan 16 ncı sınıfta bulunan ürünler ve 40 ıncı sınıfta bulunan "Kağıdın işlenmesi.Pastik işleme hizmetleri." hizmetleri ile aynı tür ve benzer emtialar olduğu, davaya konu davacı marka başvurusunun renk, yazı ve şekil unsurlarından oluşan kompozisyon bir işaret bulunduğu, işarette “...” ibaresinin büyük fontla ve “Poli” kısmı gri, “sem” kısmı ise kırmızı renkli olacak şekilde tasarlandığı, davalı şirkete ait itiraza konu markaların “SEM” ibareli seri çerçevesinde yaratılan markalar olduğu, davaya konu marka başvurusunda sözcük unsurlarının “sem” kısmı hariç tamamının gri renkle yazılmış olmasına karşın “sem” ibaresinin kırmızı renkle yazıldığı ve görsel olarak ilgiyi üzerinde topladığı, davalı şirket markalarının esaslı unsurunun ise “SEM” ibaresi olması, bu ibarenin bir bütün olarak davacı markasında bulunması ve gerek “SEM” ibaresinin gerekse de “...” ibaresinin doğrudan bir sözlük karşılığının olmaması karşısında taraf markalarının görsel olarak benzerlik taşıdıkları, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf marka amblemleri arasında herhangi bir benzerlik olmadığını, görsel olarak iki amblemin renk ve şekil itibariyle benzerlik ihtiva etmediğini, müvekkili başvurusunun kelime+şekil markası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, oysa markayı oluşturan unsurlardan biri olan kelime hususunun, yalnızca ''-sem'' ekinin ortak olmasından bahisle aynı/benzer bulunduğunu iddia etmenin hakkaniyetsiz bir değerlendirme olduğunu, verilen karar ile birlikte ''Sem'' ekinin davalının adeta tekeline bırakıldığını, müvekkili başvurusunun ayırt edici logoya sahip olduğunu, ''...'' ibaresinin önünde yer alan sembolün dikkat çekecek şekilde büyük ve renklendirilmiş vaziyette bulunduğunu, bir markanın değerlendirmesi yapılırken bütünüyle inceleme yapılacağından, ortak husus olan ''sem'' ekinden ziyade semboller ve renklerin de dikkate alınması gerektiğini, markalara ayırt edici nitelik katmayan yardımcı unsurların markaların karşılaştırılmasında esas alınamayacağını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, "... Ambalaj San. Ve Tic. A.Ş.+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "SEM" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda "SEM" ibaresinin, başvurudaki diğer ibarelerden farklı renkte yazılarak öne çıkarıldığı, bu ibarenin ise tek başına redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6769 sayılı Kanun 96808 sayılı marka başvurusunun tescil edilmek istendiği 16 ncı sınıfta bulunan ürünlerin, redde mesnet 2006/53864, 2009/37186 ve 2011/71310 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan 16 ncı sınıfta bulunan ürünler ve 40 ıncı sınıfta bulunan "Kağıdın işlenmesi.Pastik işleme hizmetleri." hizmetleri ile aynı tür ve benzer emtialar olduğu, davaya konu davacı marka başvurusunun renk, yazı ve şekil unsurlarından oluşan kompozisyon bir işaret bulunduğu, işarette “...” ibaresinin büyük fontla ve “Poli” kısmı gri, “sem” kısmı ise kırmızı renkli olacak şekilde tasarlandığı, davalı şirkete ait itiraza konu markaların “SEM” ibareli seri çerçevesinde yaratılan markalar olduğu, davaya konu marka başvurusunda sözcük unsurlarının “sem” kısmı hariç tamamının gri renkle yazılmış olmasına karşın “sem” ibaresinin kırmızı renkle yazıldığı ve görsel olarak ilgiyi üzerinde topladığı, davalı şirket markalarının esaslı unsurunun ise “SEM” ibaresi olması, bu ibarenin bir bütün olarak davacı markasında bulunması ve gerek “SEM” ibaresinin gerekse de “...” ibaresinin doğrudan bir sözlük karşılığının olmaması karşısında taraf markalarının görsel olarak benzerlik taşıdıkları, 6769 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 71310 sayılı “sem s şekil”, “sem”, “sem ambalaj” ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali bulunması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.