Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/2820
Karar No
K. 2023/4309
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2820 E.  ,  2023/4309 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/2820
Karar No: 2023/4309
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Fonu (Fon)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...A.Ş.'den kullanılan konut kredisinden kaynaklı borcun ödenmediğinden bahisle davacı adına düzenlenen 22/10/2003 tarih ve 20305 sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 20/10/2021 tarih ve E:2015/4205, K:2021/3373 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı tarafından 2000 yılında ...A.Ş.'den dövize endeksli konut kredisi kullanıldığı, kullanılan kredinin ödenmemesi sonucu kredi hesabının kat edildiği, ...'ın 27/10/2000 tarihinde Fon'a devri sonrasında kredi alacağının 23/11/2001 tarihinde Fon tarafından temlik alındığı, Fon Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile alacağın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca takibine karar verildiği ve alacağın vadesinin belirlenmesi amacıyla … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, ödemeye çağrı mektubunda verilen sürede ödemenin yapılmaması nedeniyle … tarih ve … sayılı ödeme emrinin gönderildiği, ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; 4389 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 15. maddesiyle Fon'a verilmiş yetkiler arasında, yönetimi ve denetimi Fon'a devredilen Bankalardan kullanılan bireysel nitelikteki tüketici kredilerinden kaynaklanan alacakların Fon tarafından temlik alınarak, daha sonra 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsilatına ilişkin herhangi bir yetki bulunmadığı, bu durumda, davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takibatın konusu anılan Kanun'un 15/7-b ve 15/3. maddesinde belirtilen alacaklar kapsamında olmadığından, tüketici kredisine dayalı olarak imzalanan ve özel hukuk hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereken sözleşmeden doğan ihtilâflı alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsili hukuken mümkün olmadığı, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Fon Kurulu kararı ile ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davanın ret yönünde kesinleştiği, davacının dava konusu kredinin tahsis edildiği tarihte ...'ın hakim ortağı olan Medya Grubu bünyesinde reklam müdürü olarak görev yaptığı, kredinin bazı taksitlerinin Medya Grubu şirketleri tarafından davacının hesabına yapılan virmanlar ile ödendiği, tüm bunların söz konusu taşınmazın banka kaynakları ile davacıya edindirildiğini gösterdiği, dava konusu borcun Dinç Bilgin Grubu ile imzalanan protokolde hakim ortak bağlantılı üçüncü şahıs borçlular kısmında yer aldığı, Atv-Sabah Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalesi sonucunda yapılan sıra cetveli henüz kesinleşmediğinden mahsup işleminin yapılamadığı, davacının ibrası da söz konusu olmadığından borcun hâlen devam ettiği, 4389 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 15'inci maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre Fon'un her türlü alacaklarının 6183 sayılı Kanun hükümleri kapsamında takip edilebileceği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre daha önce başlatılmış bir takip veya adli yargıda açılmış bir dava varsa, bu davayı takip veya davaya devam etmek veya bunlardan sarfınazar ederek 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip başlatmak konusunda seçimlik hak tanındığı, ancak böyle bir takip/dava yoksa başlatılacak takip hakkında seçim hakkının bulunmadığı, doğrudan 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından, dava konusu karara ilişkin temyiz incelemesinin bozmaya uygunluk ile sınırlı olarak yapılabileceği, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,

5.2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.