Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/19527 E. , 2023/9683 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli İli, Pamukkale İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, Denizli İli, Pamukkale İlçesi, ... Mahallesi, ... ve ... Ada ve çevresini kapsayan alanda NİP: ... numaralı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile UİP: ... numaralı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına ilişkin Denizli Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih … sayılı kararı ile bu imar planlarına dayanılarak davacıların taşınmazının kamulaştırılmasına ilişkin Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile haberdar olunan Denizli Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih, … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; işbu dava dosyası ile … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; ... ada, ... parsel sayılı davacıların taşınmazını kapsayan alanda (Kapatılan) Denizli Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapılarak söz konusu alanın "katlı otopark alanı" olarak belirlendiği, davacıların bu meclis kararının iptali istemiyle açtıkları davada, … İdare Mahkemesinin … tarih, E:… ve K:… sayılı kararı ile " dava konusu plan değişikliği ile kaldırılan öğrenci yurdu ve park alanı için bu alanların hizmet verdiği bölgede eşdeğer alan ayrılmamış olması nedeniyle donatı alanlarının dengesini olumsuz yönde etkileyeceğinden imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve plan tekniğine uygun olmadığı anlaşılan dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 13/04/2017 tarih ve E:2013/4668 ve K:2017/2678 sayılı kararıyla onandığı, bu karara karşı yapılan karar düzeltme isteminin de 04/07/2018 tarih ve E:2017/3861 ve K:2018/6408 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olması, söz konusu dosyanın işbu davayı doğrudan etkilemesi ve hatta bire bir aynı uyuşmazlığa ilişkin olmaları nedeniyle usul ekonomisi de gözetilerek işbu davada ayrıca keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, dava konusu plan değişikliği ile kaldırılan öğrenci yurdu ve park alanı için bu alanların hizmet verdiği bölgede eşdeğer alan ayrılmamış olması nedeniyle donatı alanlarının dengesinin olumsuz yönde etkileneceğinden plan tadilat işlemlerinde imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve plan tekniğine uygunluk görülmediği; bu planlara dayanılarak tesis edilen davacıların taşınmazının kamulaştırılmasına ilişkin işlemlerinde hukuki dayanağın kalmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Artan nüfusun otopark ihtiyacını karşılamak amacıyla mülga Denizli Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla dava konusu alana katlı otopark alanı fonksiyonu verildiği, bu plana karşı açılan davada İdare Mahkemesince verilen imar planlarının iptaline ilişkin kararın Danıştay Altıncı Dairesinin kararıyla bozulması üzerine dava konusu imar planları değişikliğinin kabul edildiği, önceki yargı kararları gözetilerek imar planı değişikliği yapıldığı, planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, kamulaştırma işleminin dayanak imar planlarına uygun olduğu, ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacılar Kemal Çıralı, ... ve Kerem Çıralı tarafından Denizli İli, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanın belediye hizmet alanı (katlı otopark alanı) olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin Denizli Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada;"Bu durumda, dava konusu plan değişikliği ile kaldırılan öğrenci yurdu ve park alanı için bu alanların hizmet verdiği bölgede eşdeğer alan ayrılmamış olması nedeniyle donatı alanlarının dengesini olumsuz yönde etkileyeceğinden imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve plan tekniğine uygun olmadığı anlaşılan dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 13/04/2017 tarih ve E:2013/4668, K: 2017/2678 sayılı kararıyla onanmış, bu karara yönelik karar düzeltme isteminin Danıştay Altıncı Dairesinin 04/07/2018 tarih ve E:2017/3861, K:2018/6408 sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.
Anılan belediye hizmet alanı (katlı otopark ) fonksiyonu içerisinde yer alan başka bir parsel maliki dava dışı ... tarafından Denizli İli, Merkez, ... Mahallesi, 18L-I pafta, ... ada, 10 sayılı parsel kapsayan alanın belediye hizmet alanına (katlı otopark alanı) dönüştürülmesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kabulüne ilişkin 12/01/2012 tarihli, 93 sayılı belediye meclisi kararının iptali istemiyle açılan davada ise; Danıştay Altıncı Dairesinin 05/05/2014 tarihli, E:2013/4583, K:2014/3497 sayılı bozma kararına uyularak" uyuşmazlık konusu taşınmazın çocuk bahçesi ve yurt alanından otopark alanına dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliğinin sosyal ve teknik altyapı tanımı kapsamındaki iki işlevden birisinin diğerine üstün kamu yararı görüşü doğrultusunda seçimi olarak değerlendirilmelidir. Nitekim, park alanının kavşak düzenlemesi için konulan refuj niteliğinde bir yeşil alan olduğu, öğrenci yurdunun ise konut alanı iken 10.01.1993 tarihli 318 sayılı belediye encümeni kararıyla öğrenci yurdu olarak belirlendiği, sözü edilen kullanımların sosyal teknik altyapı alanı kapsamında otopark alanı olarak ayrıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, aktif yeşil alan kapsamında bulunmayan yeşil alan ve umumi bina kapsamında bulunan öğrenci yurdunun kaldırılarak bir başka sosyal teknik altyapı alanı olan otopark alanına dönüştürülmesinde üstün kamu yararı bulunduğu ve eşdeğer yer aranmayacağı nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 25/04/2016 tarih ve E:2015/906, K:2016/2164 sayılı kararıyla onanmıştır.
Yukarıda anılan dava dışı ... tarafından açılan davada … İdare Mahkemesinin dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kararının Danıştay Altıncı Dairesince bozulması üzerine davalı idare tarafından mahkeme kararının uygulanması kapsamında Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin 16/02/2016 tarih ve 236 sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında tekrar değişiklik yapılarak söz konusu alanın genel otopark alanı olarak belirlendiği, 03/10/2016-01/11/2016 tarihleri arasında askı çıkarılan plan değişikliğine askı süresi içerisinde herhangi bir itiraz olmadığından bahisle kararın kesinleştiği yönünde 01/11/2016 tarihli tutanak tutulduğu, daha sonra bu imar plan değişiklikleri doğrultusunda Denizli Büyükşehir Belediye Encümeninin 09/11/2016 tarih ve 2816 sayılı kararı ile aralarında davacıların taşınmazının da bulunduğu alandaki taşınmazlar için Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca kamulaştırma işlemlerine başlanmasına karar verildiği, kamulaştırma işlemlerine başlanıldığının Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığı'nın … tarih ve E…., E…. ve … tarihli yazıları ile davacılara 04/01/2017 tarihinde (davacılardan ...'ye 03/01/2016 tarihinde) ayrı ayrı tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, anılan Yasanın 8.maddesinde ise, planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
İmar planları, durağan, değişmeyen, statik belgeler değillerdir. İmar planlarının hazırlanmasında planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin, öngörülenden daha hızlı bir biçimde değişmesi mevcut imar planlarının bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara da bu değişimin yansıtılması gerekmektedir. Bu değişimin imar planlarına yansıtılması bakımından mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçlar geliştirilmiştir. Başka bir ifadeyle, bu düzenlemeler, imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olarak gösterilmiştir.
Sonuç olarak, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişikliklere gidilebileceği, planlama sürecinin dinamik yapısının kaçınılmaz bir sonucudur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında; herkesin yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.
03/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanun'un Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasına "adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin 14. maddesinin gerekçesine göre "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınmış olan adil yargılama hakkı metne dahil" edilmiştir. Dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesinde herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu ibaresinin eklenmesinin amacının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde düzenlenen adil yargılanma hakkını anayasal güvence altına almak olduğu anlaşılmaktadır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, § 54).
Adil yargılanma hakkı, uyuşmazlıkların çözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirmektedir. Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyet'in nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti ilkesi, Anayasa'nın tüm maddelerinin yorumlanması ve uygulanmasında gözönünde bulundurulması zorunlu olan bir ilkedir.
Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenliği ilkesi oluşturmaktadır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010; E.2012/65, K.2012/128, 20/9/2012). Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013).
Yargısal kararlardaki değişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemelerin yaklaşımlarını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yansıtması yönüyle olumludur. Ancak uygulamadaki birlikteliğin sağlaması gerekirken benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farklı sonuçlara ulaşması hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşecektir. Ayrıca böyle bir algının toplumda yerleşmesi hâlinde bireylerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına duymaları beklenen güven zarar görebilir (Türkan Bal [GK], B. No: 2013/6932, 6/1/2015, § 64). Uyuşmazlıkta, Denizli Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen önceki 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde dava konusu alan, belediye hizmet alanı (katlı otopark) fonksiyonu içerisinde yer almaktadır.
Davacıların Denizli Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen imar planlarına açtıkları davada, Denizli İdare Mahkemesince dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesince onandığı ve bu karara yönelik karar düzeltme isteminin ise Danıştay Altıncı Dairesince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak yine belediye hizmet alanı (katlı otopark) fonksiyonu içerisinde parseli bulunan dava dışı ... tarafından aynı imar planlarına karşı açılan davada ise Denizli İdare Mahkemesince verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin karar, Danıştay Altıncı Dairesince bozulması üzerine, İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Danıştay Altıncı Dairesince onanmıştır. Davalı idare tarafından davacıların açtığı davada verilen imar planlarının iptaline ilişkin kararı ve gerekçesi değerlendirmeye alınmaksızın sadece dava dışı ... tarafından açılan davada dava konusu imar planlarının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulması yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararının uygulanması kapsamında işlem tesis edilerek 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle dava konusu alanın genel otopark alanına alınmasına karar verildiği görülmektedir.
Tüm bu bilgiler ışığında, Denizli Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen imar planlarında belediye hizmet alanı (katlı otopark) fonksiyonu içerisinde yer alan iki farklı parsel maliklerince açılan davalarda farklı kararlar verildiği görüldüğünden adil yargılanma hakkı kapsamında hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri gereğince farklı yargı kararları nedeniyle ortaya çıkan çelişkinin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Bu durumda, dava konusu alana yönelik imar planlarıyla geçmişten günümüze kadar olan değişiklikler ile Denizli Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen imar planlarına yönelik açılan davalarda verilen mahkeme karar gerekçeleri ve planlamanın dinamik yapısı dikkate alınarak yerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bir karar verilmesi gerekirken önceki mahkeme kararları arasındaki çelişki giderilmeden verilen dava konusu imar planlarının ve kamulaştırma işleminin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kamulaştırma işlemi yönünden ise imar planları hakkında yapılacak inceleme üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.