6. Ceza Dairesi

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık sanıklar ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ...'ın ...'a yönelik 09.12.2009 tarihinden 1 gün sonraki Eylemine ilişkin olarak duruşmalı inceleme isteminin hükmedilen ceza süresi bakımından, 09.12.2009 tarihinde ... ve ...'un katılana yönelik eylemlerine ilişkin olarak ise ... ve ... 'un savunmanının duruşmalı inceleme isteminin yasal süresinde ileri sürülmemesi sebebiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE, I- Sanık ...'ın katılan ...'a yönelik 09.12.2009 tarihinden 1 gün sonra işlediği suç için kurulan hükmün incelenmesinde: Yağma suçunun katılana ait işyerinde işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1-d. maddesi ile uygulama yapılması gerekirken, aynı Yasanın 148/1. maddesi ile hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ... ve ...'un katılan ...'a yönelik 09.12.2009 tarihinde işledikleri suç için kurulan hükmün incelenmesinde: Sanıklara yükletilen dava konusu yağma eyleminin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak belirlendiği, İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanıklar tarafından işlendiği, Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değendirildiği, Yasal ve takdiri indirici nedenlerin gözetildiği, Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların doğru olarak belirlendiği, Ancak; Sanıklar tarafından katılana zor kullanılarak 15.000 Türk Lirası bedelli senet düzenlettirildiği ve bu senetle birlikte aynı anda cebindeki 450 Türk Lirası'nın yağmalandığı, kovuşturma aşamasında sanık ...'ın babası ... tarafından suça konu 450 Türk Lirasının, dosya içerisinde belgesi bulunan 06.09.2010 tarihli posta havalesi ile katılana ödendiği anlaşılıp kabul edildiğine ve sanıkların bu ödemeye karşı duruşlarının (olumsuz iradelerinin) bulunmadığı belirlendiğine göre; katılandan kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 3. fıkrasının ikinci cümlesi ve anılan Yasa maddesinin 4. fıkrasında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulaması gerekirken; “katılanın sanıklardan şikayetçi olduğu ve senet bedelinin ciro yoluyla tedavül edilmesi halinde katılan yönünden hukuki sıkıntı yaratacağı” şeklinde yerinde ve yasal olmayan gerekçe ile anılan yasa maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Avukat ...'nın duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... için duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 28.03.2012 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...' ın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemce okunup anlatıldı.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap