Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5126 E. , 2023/7365 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
KARAR DÜZELTMESİNİ
2.…
İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 10/02/2020 tarih ve E:2019/1740, K:2020/307 sayılı kararının; aleyhine olan kısmının davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Fırat Ünivesitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde dünyaya gelen üçüz bebeklerinin ölümünde idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık toplam 10.000,00 TL maddi ve 190.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davanın reddi yolundaki kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 07/05/2018 tarih ve E:2014/1040, 2018/4481 sayılı kararı ile davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmının onanması, manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmı ile reddedilen maddi tazminat yönünden davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacılardan … için 75.000,00 TL, davacılardan … için 60.000,00 TL olmak üzere 135.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvuruları üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu Mahkeme kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmı yönünden, kararın hukuk ve usule uygun bulunduğu, temyize konu Mahkeme kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı yönünden, bebeklerin doğumdan sonra solunum sıkıntısı yaşadıkları, yeni doğan ünitesindeki solunum cihazlarının dolu olması nedeniyle bebeklere erken dönemde cihaz ile solunum desteği sağlanamadığı, anne ve baba olma umuduyla acil şartlarda bir üniversite hastanesine başvuran ve bebeklerinin üçünü de kaybeden davacıların davalı idarece sunulan sağlık hizmetinin gerektiği gibi yürütülmediği yönünde endişe, üzüntü, acı yaşadıkları görülmekte olup, duyulan ıztırap nedeniyle hükmedilecek manevi tazminatın olayın oluş şekli de gözetilerek, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinden İdare Mahkemesince kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının (toplam 135.000,00 TL) bu haliyle fazla olduğu sonucuna varıldığı, İdare Mahkemesince, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği, bu durumda, temyize konu Mahkeme kararının, manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, temyize konu Mahkeme kararının kabulüne karar verilen tazminat tutarına faiz işletilmemesine ilişkin kısmı yönünden, davacılar tarafından dava açılmadan önce davalı idareye tazminat talebiyle başvuruda bulunulduğu, talebin zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, dava dilekçesinde, toplam 10.000,00 TL maddi ve 190.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istenildiğinin görüldüğü, bu durumda; Mahkemece, hükmedilen tazminat tutarına idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, faize hükmedilmemesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçeleriyle kararın davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının onanmasına, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı ile hükmedilen manevi tazminata faiz işletilmemesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, idarenin hizmet kusuru nedeniyle çocuk sahibi olamadıkları, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı idare lehine hükmedilen vekâlet ücreti miktarının fazlalığının da hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkını ihlâl ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Daire kararının kaldırılarak, Mahkeme kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmı ile davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanması, Mahkeme kararının kabulüne karar verilen tazminat tutarına faiz işletilmemesine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesi'nin 10/02/2020 tarih ve E:2019/1740, K:2020/307 sayılı kararı kaldırılarak tarafların temyiz istemleri yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE
Temyiz istemine konu Mahkeme kararının, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi: İdare ve vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz istemine konu Mahkeme kararının, kabulüne karar verilen tazminat tutarına faiz işletilmemesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlığa ilişkin ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.
Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almıştır. Anılan hükümde usul hukuku kuralı olan taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiştir. Söz konusu ilke uyarınca hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıktır. Ayrıca söz konusu Kanun hükmü, emredici hüküm olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulmasına rağmen, İdare Mahkemesince, hükmedilen tazminata faiz işletilmediği görülmektedir. Buna göre, Mahkemece, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına, taleple bağlılık ilkesi gereği idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, faize ilişkin hüküm kurulmamasında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2.Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
3.Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, faize hükmedilmemesi yönünden BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.