11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/9958 E. , 2013/14701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2011 tarih ve 2009/269-2011/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıya ait 30. sınıflara dahil emtialar için tescilli “Eti+Hitit Güneş Kursu+Can Kraker” ve 05, 29, 30. sınıflarda tescilli “Hitit Güneş Kursu+Can Kraker” ibareli markalarda yer alan “kraker”ibaresinin tescilli olduğu sınıflarda halkı yanıltıcı nitelikte olduğunu, 556 sayılı KHK’nın 7/1-f bendi uyarınca bu ibarenin marka olarak tescilinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ”Hitit Güneş Kursu” şeklinin dava konusu markada esas unsur olarak kullanıldığını, ”Hitit Güneş Kursu” şeklinin Anadolu’nun en eski uygarlığı olan Hattilere ait tarihi, kültürel ve halka mal olmuş bir değer olduğunu, davalının 30. sınıflara dahil emtialar için tescilli “Eti+Hitit Güneş Kursu+Can Kraker” ve 05, 29, 30. sınıflarda tescilli “Hitit Güneş Kursu+Can Kraker” ibareli markalarda ön plana çıkartılan Hitit Güneş Kursu” şeklinin KHK’nın 7/1-h maddesine aykırı olduğunu, ayrıca dava konusu markaların 42/1-c ve 14. maddesi uyarınca kraker hariç olmak üzere kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu ileri sürerek “Hitit Güneş Kursu” ibaresinin 7. madde yönünden tescil edildiği tüm sınıflar yönünden sicilden terkinini, 42/1-c maddesi yönünden kraker hariç diğer tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ”Hitit Güneş Kursu” şeklinin TPE nezdinde farklı emtialarda farklı kişiler adına tescil edildiğini, davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle dava hakkını yitirdiğini, 134311 no’lu “Hitit Güneş Kursu+Can Kraker” ibareli markanın esas unsurunun “Can” ibaresi olduğunu kötüniyetli davacının 1992 yılından beri tescilli olan ve kullanılan markanın hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmadığını, davacının Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2007/28 esas sayılı dava ile “Hitit Güneş Kursu” şeklinin 556 sayılı KHK’nın 7/1-h maddesi gereğince hükümsüzlüğünü talep ettiğini, tarafları ve konusu aynı olan dava ile ilgili olarak derdestlik itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Eti Gıda A.Ş’nin uzun süreden beri HİTİT GÜNEŞİ simgesini kullanması nedeniyle davalı firmaya tanıtım sebebiyle mal olduğu, ayrıca davacının uzun süre sessiz kaldıktan sonra bu yönde talepte bulunduğundan taleplerinin hak kaybına uğradığı gerekçesiyle 556 sayılı KHK'nın 7/1-h-f maddesi uyarınca açılan davanın hükümsüzlük koşulları oluşmadığından reddine, 95226 tescil numaralı Eti Can Kraker + şekil markasına yönelik markanın her çeşit bisküvi alanında tescilli olduğu ve krakerinde bir büsküvi çeşidi olduğu nazara alınarak bu markanın uzun süre kullanıldığı ve yasanın aradığı, kullanım yükümlülüğünün yerine getirildiği gerekçesiyle 95226 tescil numaralı Eti Can Kraker+ şekil markasına yönelik talebin reddine, 134311 tescil numaralı Can Kraker + şekil markasına yönelik talebin ise emtialardan kraker için kullanımının ispatlandığı ancak gofret, çikolata, çikolatin, ciklet, şekerlemeler, kek ,jöleli reçelli bisküviler, çocuk mamaları için kullanımının ispatlanamadığı ve böylelikle kullanmama sebebi ile hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle de 134311 tescil numaralı Can Kraker + şekil markasına yönelik talebin ise, “gofret, çikolata, çikolatin, ciklet, şekerleme, kek, jöleli reçelli bisküviler, çocuk mamaları'' yönünden kullanımın ispatlanamaması nedeniyle kabulüne, bu markanın kullanılmama nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.