Esas No
E. 2011/14968
Karar No
K. 2013/16958
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2011/14968 E.  ,  2013/16958 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.07.2011 tarih ve 2008/623-2011/396 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davacı şirket temsilcisi Lütfi Taşkıran ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalıya devredilen Pamukbank arasında 1994 yılında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme kapsamında müvekkiline kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmesindeki aksaklık nedeniyle davalı bankanın 1995 yılında hesabı kat ederek müvekkiline ihtarname gönderdiğini, ana borca davalı tarafça %375 oranında temerrüt faizi ve faize faiz işletilerek 65.912,75 TL'nin müvekkilinden talep edildiğini, bu borç nedeniyle müvekkili aleyhine başlatılan takip sonucu müvekkiline ait taşınmazın satılarak bedelinin davalıya ödendiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede genel işlem şartı olarak yer alan %375 oranındaki temerrüt faizinin batıl olduğunu, ayrıca müvekkili ile davalı arasında 2004 yılında bir protokol düzenlendiğini, davalı tarafça icra yoluyla satın alınan müvekkiline ait fabrikanın iade edileceği inancıyla müvekkilinin bu protokol uyarınca davalıya fazladan 225.372,02 TL ödediğini, ancak fabrikanın müvekkiline devredilmemesi nedeniyle ödenen bu bedelin de iadesinin gerektiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmede %375 olarak belirlenen temerrüt faizi oranının yıllara göre uyarlanarak 25.05.1995, 10.07.1996 ve 04.05.1998 tarihleri itibariyle müvekkilinin borcunun tespitine, icra yoluyla tahsil edilen paradan şimdilik 10.000 TL'nin ve 2004 tarihli protokol ile ödenen paranın şimdilik 20.000 TL'sinin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin Pamukbank'tan devraldığı alacağı dava dışı RCT Varlık Yönetimi A.Ş'ye temlik ettiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin uyarlanması koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Dava ihbar olunan RCT Varlık Yönetimi A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, uyarlama koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin uyarlanması davasının açılabilmesi için uyarlanması istenilen sözleşmenin yapıldığı tarihte öngörülemeyen, olağanüstü bir değişikliğin gerçekleşmesinin gerektiği, ekonomik krizin bu kapsamda değerlendirilebileceği, ancak Türkiye gibi periyodik ekonomik krizlerin yaşandığı bir ülkede, çok uzun zaman geçmedikçe bir sonraki krizin öngörülemez sayılamayacağı, somut olayda davacının, davalı ile arasındaki sözleşmenin uyarlanmasına olanak tanıyacak öngörülemez nitelikte bir durumun varlığını ispatlayamadığı, sözleşmenin uyarlanması için gerekli diğer bir şartın ise önceden öngörülemeyen olay nedeniyle tarafların edimleri arasındaki dengenin aşırı ölçüde ve açık biçimde bozulması veya borçlu tarafın ifa güçlüğüne düşmesi olduğu, oysa taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin akdedildiği tarih itibariyle %375 oranındaki temerrüt faizinin, tarafların edimleri arasındaki dengeyi aşırı ölçüde ve açık biçimde bozacak bir oran olmadığı, davacının davayı temerrüt tarihinden oniki yıl sonra açmış olmasının da söz konusu faiz oranının kendisi için uyarlamayı gerekli kılan aşırı ifa güçlüğü yaratmadığını kabul anlamına geldiği, son olarak ifa edilen edimler için uyarlama talep edilmesinin mümkün olmadığı gibi bir an için uyarlama şartlarının oluştuğu kabul edilse dahi bu hakkın, uzun süre ileri sürülmemesi karşısında dürüstlük kuralı uyarınca sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.