Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/17061 E. , 2023/8593 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Karabük ili, Safranbolu ilçesi, … Köyü, … ada … ve … sayılı parselleri kapsayan alanda … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan değişikliği ile 2009 yılından onaylanan revizyon nazım imar planında öngörülmeyen ticaret+konut fonksiyonunun getirildiği, hali hazırda 2009 yılına ilişkin planda öngörülen ticari gelişimin dahi bölgede sağlanmadığı, bu bağlamda ticaret aksının genişletilmesinin gerekçelerinin somut olarak ortaya konulamadığı, planlanan ticaret aksının, gelişme konut alanının içine doğru uzatılmak suretiyle davacıya ait taşınmazları kapsayacak şekilde ana ulaşım aksı boyunca devam ettirilerek kent merkezine bağlanan ticaret aksının saçaklandırılmak suretiyle ana planın öngördüğü genel ticaret aksı gelişme yön ve büyüklüğünü zedelediği anlaşıldığından, dava konusu değişikliğin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu plan değişikliğinin dayanağının mahkemenin iptal kararı olduğu, davacının ticari alan fonksiyonu talebi bulunduğu için plan değişikliğinin yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden, taşınmazın konut alanı olarak belirlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine açılan davada verilen iptal kararı üzerine mahkeme kararının uygulanması amacıyla yapılan dava konusu plan değişiklikleriyle taşınmaza konut+ticaret alanı fonksiyonunun verildiği, davacı tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda belirlenen 25 metrelik imar yolunun eğimi fazla olduğundan uygun olmadığı ileri sürülerek nazım ve uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle davanın açıldığı ve konut+ticaret kullanımına yönelik bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından, mahkemece taşınmaza getirilen konut+ticaret kullanımı yönünden taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde değerlendirme yapılarak dava konusu planın iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
İptali talep edilen 25 metrelik imar yolu açısından ise bilirkişi raporunda, davacı taşınmazının batısından geçirilerek Karabük-Kastamonu Karayoluna bağlanan yolun eğiminin %15-20'yi geçmediği, ayrıca daha önce 10 metre olarak planlı olan ve 25 metreye çıkarılan yolun büyük bölümünün davacı taşınmazları yönünde değil, karşı parseller yönünde genişletildiği, davacının yola ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı tespitlerine yer verildiği, plan paftalarında yapılan incelemede ise 25 metrelik imar yolunun kavşak bağlantıları olan ve 50 metrelik karayoluna bağlanan devamlılığı olan bir yol olduğu anlaşıldığından, davaya konu yol bakımından imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : Karabük ili, Safranbolu ilçesi, … Köyü, … ada … ve … sayılı parseller, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliği ile konut alanı olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından, taşınmazlarının ticaret alanı olarak belirlenmesi gerektiği ve dava konusu alanda planlanan 25 metrelik taşıt yolunun eğiminin uygun olmadığı ileri sürülerek imar planı değişikliğine karşı açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu iptal kararının uygulanması amacıyla dava konusu … tarih ve …sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan imar planı değişiklikleriyle taşınmazlar konut+ticaret alanı olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından, taşınmazların bulunduğu alanda belirlenen 25 metrelik imar yolunun uygun olmadığı iddiası ile görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, nazım imar planı "varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan" uygulama imar planı da "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında: "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Taleple bağlılık ilkesi, yargılama hukukunun genel prensiplerinden biri olduğundan idari yargılama hukukunda da uygulanması gerekir. Bu ilke kapsamında mahkemeler, davacının istemi ile bağlı olup; istemi genişletecek biçimde karar veremezler.
Dosyanın incelenmesinden, taşınmazın konut alanı olarak belirlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine açılan davada verilen iptal kararı üzerine mahkeme kararının uygulanması amacıyla yapılan dava konusu plan değişiklikleriyle taşınmaza konut+ticaret alanı fonksiyonunun verildiği, davacı tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda belirlenen 25 metrelik imar yolunun eğimi fazla olduğundan uygun olmadığı ileri sürülerek nazım ve uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle davanın açıldığı ve konut+ticaret kullanımına yönelik bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından, mahkemece taşınmaza getirilen konut+ticaret kullanımı yönünden taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde değerlendirme yapılarak dava konusu planın iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
İptali talep edilen 25 metrelik imar yolu açısından ise bilirkişi raporunda, davacı taşınmazının batısından geçirilerek Karabük-Kastamonu Karayoluna bağlanan yolun eğiminin %15-20'yi geçmediği, ayrıca daha önce 10 metre olarak planlı olan ve 25 metreye çıkarılan yolun büyük bölümünün davacı taşınmazları yönünde değil, karşı parseller yönünde genişletildiği, davacının yola ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı tespitlerine yer verildiği, plan paftalarında yapılan incelemede ise 25 metrelik imar yolunun kavşak bağlantıları ve devamlılığı olan ve 50 metrelik karayoluna bağlanan bir yol olduğu anlaşıldığından, davaya konu yol bakımından imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, dava konusu imar plan değişikliğinin dayanağı olan … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2016/8521, K:2020/9611 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2023 tarih ve E:2021/10352, K:2023/8592 sayılı kararıyla onandığı anlaşıldığından, davalı idarece bu durum dikkate alınarak yeniden işlem tesis edileceği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.