11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/15863
- Karar No
- 2013/16974
- Karar Tarihi
- 27.09.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2011/15863 E. , 2013/16974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.04.2011 tarih ve 2010/313-2011/293 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Umumi Mağazacılık Kanunu hükümleri gereğince faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda ürün sahibi ... ile çeltikte kira ve bakım sözleşmeleri ve makbuz senedi karşılığı kredi şartlarını düzenleyen sözleşme imzalandığını, adı geçenden 2435 ton çeltiğin emanet alım usulü ile teslim alındığını ve ürünün sigorta şirketine sigorta ettirildiğini ancak yaptıkları kontrollerde söz konusu çeltik ürününün depodan boşaltıldığını fark ettiklerini, bu kapsamda davalı ... şirketine yaptıkları başvurunun hasarın sigorta poliçesi kapsamında olmadığından bahisle reddedildiğini, müvekkili tarafından ürün sahibinin banka kredi borcunun ödendiğini ve makbuz senetlerinin devralındığına ileri sürerek, 7.500 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle talebini 1.247.924,70 TL’ye yükseltmiştir
Davalı vekili, söz konusu 2435 ton gibi büyük miktardaki ürünün davacıya ait depodan birdenbire yok olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ayrıca ürünün ürün sahibi tarafından depodan taşınması sebebiyle oluşan hasarın sigorta teminatı altında bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yüksek miktardaki çeltiğin kısa bir süre içerisinde depodan götürülmesinin mümkün olmadığı, dosya içerisine mevcut emniyeti suiistimal sigorta poliçesinin özel şartları gereğince bu durumun sigorta şirketine haber verilmemesi sebebiyle sigorta poliçesinden dolayı davalının sorumlu tutulamayacağı ayrıca davacının basiretli bir tacir gibi davranmayıp kendisine dava dışı ürün sahibi tarafından ibraz edilen sigorta poliçelerini inceleyip hangi hususları kapsayıp kapsamadığı ve hangi hallerde poliçenin teminat kapsamı dışında kalacağı hususlarını araştırmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Ancak, davacı vekili tarafından işbu dava 7.500 TL üzerinden açılmış ise de, 08.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı yatırılarak toplam 1.247.924,70 TL'nin tahsili istenmiş olup, bu durumda vekalet ücretinin anılan miktar üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiği halde, yazılı şekilde eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.