1. Ceza Dairesi         2022/10943 E.  ,  2024/2534 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1872 Esas., 2021/373 Karar
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve 2019/167 Esas, 2020/99 Karar sayılı kararı ile, sanık ...'nın katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/1872 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suç vasfına, eksik araştırmaya, haksız tahrik bulunduğuna ve fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, eksik ceza tayin edildiğine, vekalet ücretine ve takdire bağlı indirimin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Her ne kadar sanığın katılana yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu iddiası ile ve sanığın bu doğrultuda cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmışsa da, aşamalardaki sanık savunma ve beyanları, katılan beyanları ve olayın cereyan tarzı da dikkate alındığında taraflar arasında sanığın katılanı öldürmeye yönelik bir husumet tespit edilemediği, sanığın eyleminin öldürme kastını ortaya koyar ağırlıkta olmadığı, yine eline aldığı ve suçta kullandığı emanete kayıtlı atışa elverişli av tüfeğini katılana doğrultup müteaddit defalar ateşleme ve bu şekilde katılanı öldürme olanağı bulunan sanığın katılana vücudunu hedef alarak yaptığı tek atışından sonra eylemini sonlandırdığı, katılan ve sanık arasında bir husumet olup olmadığının tespit edilemediği, sanığın "katılan tüfeği görünce korktu yere düştü bu sebeple karnına atış isabet etmiş olabilir" şeklindeki savunmasının aksinin ispat edilemediği, yine yaralanmasının karın alt bölgesi ve kasıktan olduğunun raporlarla sabit olduğu, müştekinin hedef alınan vücut bölgesi, aşamalarda tespit edilen katılan, sanık ve tanık beyanları ile olayın cereyan tarzı da dikkate alındığında sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye değil, yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2.Sanık savunması, tanıkların anlatımları, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinden alınan 11.10.2019 ve 02.06.2020 tarihli raporlar, yazı cevapları, olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık ile katılan arasında dosyaya yansıyan öldürmeyi gerektirecek mahiyette herhangi bir husumetin varlığı tespit edilememiş ise de, sanığın öldürmeye elverişli av tüfeği ile katılanın öldürücü bölgelerini hedef alarak ve katılanın vücudundaki saçma isabet yerlerine göre öldürmeye elverişli ve etkili mesafeden ateş etmiş olması, katılandaki yaralanmanın niteliği ve derecesi, olayda katılanın vurularak yere düştüğünü görmesi üzerine sonuç aldığını düşünerek aracına binip olay yerinden uzaklaşmış olması, suçun işlendiği yer ve zaman dikkate alındığında, sanığın katılana yönelik eyleminde ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, katılan ve sanık arasında dosyanın bütün aşamalarında alınan beyanlarda aralarında bir husumet olup olmadığının tespit edilememiş olması, yalnızca sanığın 2008 tarihinde gerçekleşen bir olay ile ilgili katılanın kendisine hakaret ettiğinden bahisle katılana beslediği öfke sebebiyle, olay tarihinde katılan ile karşılaştığı sırada aralarında 2008 yılında geçen olay nedeniyle böyle bir eylem gerçekleştirdiği savunmasında bulunmuşsa da, dosya kapsamına göre bu savunmanın hiç bir delil ile desteklenmeyip tamamen soyut nitelikte olduğu ve haksız tahrik hükümlerinden yararlanmaya yönelik olduğunun anlaşılmış olması karşısında, soruşturma aşamasında beyan etmemesine rağmen kovuşturma aşamasında katılanın kendisine olay günü el kol hareketleri ile hakaret ettiğine dair beyanlarına itibar edilmeyerek sanık hakkında ilk derece mahkemesince haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, mağdurdaki yaralanmaların niteliği dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarınında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdirinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulandığı, sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanma koşullarının oluşmadığı, eksik araştırma bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre suç vasfının ve ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Vekalet ücreti yönünden;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısım ve ikinci bölümde; "İstinaf mahkemelerinde birden fazla duruşma yapılması halinde vekalet ücretinin 4080,00TL olacağı" şeklindeki düzenleme karşısında, katılan lehine 4080TL yerine 2040TL vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde vekalet ücreti yönünden açıklanan (2) numaralı nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/1872 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının vekalet ücreti ile ilgili kısmında; “Dairemizdeki yargılama için 2040TL olmak üzere toplam 8.850 TL" kısmının, “Dairemizdeki yargılama için 4080TL olmak üzere toplam 10.890 TL” ifadesi ile değiştirilmek suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bafra Ağır Ceza Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
16.04.2024 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Adam Öldürme 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu