6. Ceza Dairesi 2010/21546 E. , 2012/6389 K.
"İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanık ...'un, 765 sayılı TCK.nun 495/1, 59/2. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin BAKIRKÖY 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2003 tarih ve 2001/153 esas- 2003/361 sayılı, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun Yararın Bozma istemine dayalı 06/07/2010 gün ve 2010/113846 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 15/07/2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Yakınan ...'ın 17.08.2001 günlü kolluk, 08.11.2001 günlü duruşmadaki anlatımları karşısında; olay günü saat 13.30 sıralarında, sanığın, yanında yaşı küçük diğer suç ortakları ... ve ... olduğu halde, saat sorma bahanesiyle yakınanın yanına yaklaşıp, konuşmaya tuttukları sırada hissettirmeden yakınanın cebinde bulunan cep telefonu ile 5 TL parasını alma biçimindeki eyleminin 765 sayılı Yasanın 492/7. maddesinde düzenlenen yankesicilik suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'] incelenen dosya içeriğine göre;
Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2. maddesine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur.
Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesine açıkça aykırılık oluşturacağından hükmün kesinleşmesini önler, kesinleşmeyen hükümler hakkında da yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamaz. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2003 tarih ve 2001/153 Esas, 2003/361 Karar sayılı kararında; kanun yollarına başvuru şekli, süresi ve merci yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı görüldüğünden, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle hükmün, temyiz hak ve yetkisi bulunanlara, başvuru şekli, süresi ve yöntemini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi gerekmektedir. Tebligata rağmen temyiz yasa yoluna başvurulmaması durumunda hüküm kesinleşeceğinden, ancak bu durumda yasa yararına bozma yasa yoluna başvuru olanaklı hale gelecektir. Tüm bu açıklamalar ışığında; kesinleşmeyen hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından;
1.) Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi 18/12/2003 tarih ve 2001/153 Esas, 2003/361 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2.) Sanığa anılan karar, başvurulacak yasa yolu, temyiz yasa yoluna başvurma süresinin kendisine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağı, yöntemi, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belgeler ve sunarsa temyiz dilekçesi eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.