11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5108
- Karar No
- 2010/12133
- Karar Tarihi
- 29.11.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/5108 E. , 2010/12133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2008 tarih ve 2007/281-2008/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının ortağı oldukları Kalafatoğlu Gıda Ambalaj San.Tic.Ltd.Şti’nin borçları için dava dışı bankadan 600.000,00 TL tutarında kredi alınarak bir başka dava dışı şirket olan Kalafatoğlu Uluslararası Tic.A.Ş. borcu için kullanıldığını, ancak müvekkilinin ortağı olduğu şirkete ait taşınmaza ipotek konulduğunu, bu şekilde bir başka şirket için kendi şirketlerinin borçlandırılması nedeniyle ortaklar arasında huzursuzluk oluştuğunu, bunun neticesi olarak 242.000 USD olarak hesap edilen davalı payının müvekkiline satıldığını ve bu bedelle bono tanzim edildiğini ve bono ödemesinin şirket aleyhine konulan ipoteğin fekki ve menfi tespit istemiyle açılan dava sonucuna bağlandığını, dava lehe sonuçlanırsa pay alacağı doğmuş olacağından bonoda yer alan pay bedelinin davalıya ödeneceğini, aksi durumda ise davalının sorumluluğunun söz konusu olacağını, fakat bahsi geçen davanın ret ile sonuçlandığını, daha sonra banka ile anlaşılıp ipotek borcunu kapatıldığını, yani şirketin kullanmadığı bir kredi için haksız yere borçlandırıldığını, bu miktarda para ödemek zorunda bırakıldığını, bu şekilde müvekkilinin davalıya borcu değil aksine alacağının oluştuğunu ileri sürerek, müvekkilince davalıya verilen 242.000 USD meblağlı bonoda borcu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketteki hisselerin davacıya devredildiğini, müvekkilini şirketle bir ilgisinin kalmadığını, senet bedelinin ödenmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme hükmünün taraflar arasındaki iradenin bankaya karşı açılacak dava kazanılamadığı taktirde senet bedelinin ödenmeyeceği şeklinde anlaşılmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, bononun iptaline, davacının bono miktarında borcunun bulunmadığını tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.