Danıştay 7. Daire Başkanlığı
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2383 E. , 2023/4964 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Akaryakıt bayii işletmeciliği faaliyetinde bulunan davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 2013 yılının Ocak ila Aralık aylarının, Haziran ayının (1.) dönemi diğer ayların (1. ve 2.) dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:.. sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, dava dışı … isimli şahsın yüksek tutarlı banka hesap hareketlerinin …Bankası Kahta Şubesi tarafından Kahta Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine anılan şahıs hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki ifadeler doğrultusunda, …'ın davacı …'un çalışanı olduğunun anlaşıldığı ve davacının, 2013 yılında belgesiz alış ve satış yapmak suretiyle bir kısım hasılatını yasal defterlerine ve beyanlarına yansıtmadığı gerekçesiyle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmakta ise de, re'sen vergi tarhının amacının yükümlülerin varsa beyan dışı bıraktıkları gelirlerini, gerçeğe en yakın biçimde saptayabilmek olduğu, bu nedenle, re'sen tarhiyat yapılırken, beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen kazanca ilişkin gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve matraha ait verilerin varsayım ya da kanaat yoluyla değil, somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği, dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağının … isimli şahıs hakkındaki vergi inceleme raporu üzerine davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu olduğu, anılan raporların Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında davacı adına re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergilere karşı açılan davada incelendiği, … tarih ve K:… sayılı kararla, "....'ın davacının çalışanı olduğu ve anılan şahsın hesaplarını kullanarak belgesiz akaryakıt alış ve satışı yaptığı, ilgili şahsın hesap hareketlerinin içeriğinin akaryakıttan kaynaklanan ticari bir faaliyetten kaynaklandığına dair herhangi bir belge bulunmadığı gibi bu hususta yapılmış somut bir tespitin de bulunmadığı, davacıya ait para hareketlerinin kaçak akaryakıt bedellerinden kaynaklı transferler olabileceğine dair varsayımla hareket edildiği, kayıtlara intikal ettirilmediği ileri sürülen alış ve satışlarla ilgili olarak nakliye, kargo ve teslime ilişkin belgeler konusunda somut ve yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadığı, kayıt dışı bırakıldığı ileri sürülen malların kime, ne zaman satıldığı hususunda da hukuken geçerli bir tespitte bulunulmadığı, …'ın ifadesinin dahi alınmadığı, davacı ve kardeşlerinin 2013 yılında anılan şahsa para transferi yapmalarının tek başına belgesiz akaryakıt alım ve satımı yapıldığına kanıt oluşturamayacağı...." tespitlerine yer verilerek davaya konu işlemlerin iptal edildiği anlaşıldığından, aynı tespitlerle hukuken geçerli bir saptama olmadan, sırf para transferlerinden yola çıkılarak davacının kaçak akaryakıt ticareti yaptığından bahisle tesis edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Akaryakıt istasyonu işleten davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 2013 yılının Ocak ila Aralık aylarının, Haziran ayının (1.) dönemi diğer ayların (1. ve 2.) dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması" başlıklı 13. maddesinin 5766 sayılı Kanun ile eklenen ve 6455 sayılı Kanun ile değişik 4. fıkrasında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 18. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan özel tüketim vergisine tabi malları bulundurduğu tespit edilen iş yeri sahipleri adına, malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisinin re'sen tarh edileceği, tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezasının uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Ulusal marker" başlıklı 18. maddesinde, yurt içinde pazarlanacak akaryakıta veya akaryakıtla harmanlanan ürünlere rafineri çıkışında veya serbest dolaşıma girişinde rafinericilerce ve dağıtıcılarca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun belirleyeceği şart ve özellikte ulusal marker ekleneceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrasında; ulusal marker bulundurma zorunluluğu getirilen mallar bakımından, Kanun'un genel hükümleriyle düzenlenen vergiyi doğuran olay ve vergi mükellefinden farklı olarak ve "müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması" başlığıyla "bulundurma" fiili vergiyi doğuran olay, "bulunduranlar" da vergi mükellefi olarak kabul edilerek, bulunduranlar adına vergi tahakkuk ettirileceği ve vergi ziyaı cezası kesileceği, özel tüketim vergisi tahakkuku için "bulundurma" fiili ile birlikte bulundurulan ürünlerin de, kullanılma zorunluluğu getirilen ulusal markerinin olmaması gerektiği ve bu iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin tespit edilmesi durumunda re'sen vergi tarhı ile vergi ziyaı cezası uygulanabileceği, re'sen tarh edilen özel tüketim vergisinin muhatabının ise, yasal düzenlemenin doğal bir sonucu olarak bu malları bulunduranlar olacağı düzenlenmiştir.
Bu nedenle, olayda, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tarhiyat yapılabilmesi için yukarıda belirtilen iki şartın gerçekleştiği tespit edilemediğinden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiş, temyize konu kararda da sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.