11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında; a. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve son bentleri ,62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.4000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık tarafından; atılı suçu işlemediğini, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek hükümler temyiz edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'ın 39 tane kuzusunu satacağını öğrenen sanık ...'ın temyiz dışı sanık ... ile katılan ...'ı dolandırmaya karar verdiği, temyiz dışı sanık ...' ün katılan ...'ın yanına gelip kendisini Kadir olarak tanıtıp sanık ...'ın kendisinin aile dostu olduğunu ve kendisini yönlendirdiğini, hayvan almak istediğini söyleyerek 17 tane koyun 10 tanede kuzu seçtiği, 12.000,00 TL ödenmesi konusunda anlaştıkları, temyiz dışı sanık ...'ün vade yapılmasını istemesi nedeniyle katılanın sanık ...'ı aradığı, temyiz dışı sanık ...'ün vade talebini ilettiği, sanık ...'ın da daha önceden yapılan plan doğrultusunda "tamam, paranın günü geldiğinde parayı benden alırsın, sana bir çek versin" dediği, temyiz dışı sanık ...'ün koyun ve kuzuları araca yükleyerek katılan ... ile İzmir e geldikleri, Balçova'da sanık ... ile buluştukları, temyiz dışı sanık ...' ün çeki bir sonraki gün getireceğini söylemesi üzerine sanık ...'ın katılan ...'a hayırlı olsun sıkıntı yok, günü geldiğinde paran bende şeklinde telkinde bulunması üzerine katılan ...'ın para ve çeki almaksızın hayvanları teslim ettiği, bir gün sonra sanıkların çeki getirmemeleri üzerine katılan ...'ın sanık ...'ı telefon ile aradığı ve sanık ...'ın suç konusu çeki katılanın annesine verdiği, çekin katılanlar tarafından bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı resmî belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Mahkemece yapılan yargılama ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanık savunması,katılan beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu şekilde somut olayda, elde edilmeye çalışılan haksız menfaat tutarı 12.000,00 TL olduğundan adli para cezasının 1200 gün olarak belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1000 gün, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 20.000,00 TL adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 120 gün olarak alınıp, takdiri indirim uygulanarak 100 gün olarak belirlenip günlüğü 20 TL'den hesaplanarak 2000,00 TL olarak belirlenmesinden sonra, infazda tereddüt oluşturacak şekilde gün adli para cezası belirtilmeden ve elde edilmeye çalışılan haksız menfaat miktarının iki katı olan 24.000,00 TL'ye yükseltildikten sonra takdiri indirim maddesi de uygulanmayarak sonuç cezanın belirlenmesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Bilişim Sistemleri Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın gün adli para cezası bakımından kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilerek, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adli para cezasının uygulandığı paragraftan "24.000 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, ''20.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap