11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/6304 E. , 2013/20736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.01.2013 tarih ve 2009/225-2013/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ve davalıların ortağı bulundukları dava dışı ... Gıda Petrol Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin haklı nedenle feshine, kabul olunmadığı takdirde müvekkilinin şirketten çıkmasına izin verilmesine ve müvekkiline ait pay değeri ile şirket eğer kâr etmiş ise, dağıtması gereken kâr payının müvekkiline düşen kısmının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ile davalıların limited şirketin ortakları oldukları, taraflar arasında yaşanan problemlerin şirketin feshi için haklı sebep teşkil etmeyeceği ancak bu sebeplerin davacının şirketten haklı sebeple ayrılma talebini kabul etmeyi gerektirdiği davacı tarafın mevcut bilançoya göre 19.567,10 TL çıkma payı alacağı bulunduğu, şirket yönetim kurulunun 15/11/2008 tarih ve 2 nolu kararında karın dağıtılmayarak şirket sermayesine eklenmesinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle, davacı tarafın limited şirketin haklı nedenle feshi talebinin reddine, davacı tarafın limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma talebinin kabulü ile, bu hususta davacı tarafa izin verilmesine ve 19.567,10 TL çıkma payı alacağının davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın kar payı ödenmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Limited şirketin fesih ve tasfiyesi, kar payının tahsili, çıkma ve çıkma bedelinin tahsili istemine ilişkin bir davada husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortaklarına husumet düşmez. Somut olayda, davacı ile davalılar şirketin ortaklarıdır. Şirketin başka ortağı da bulunmadığından, davanın esasının incelenmesinde bu bakımdan bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece davalı safında şirket bulunduğu kabul edilmesine rağmen, ortaklar aleyhine hüküm oluşturulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.