11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/5183 E. , 2013/20765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2012 tarih ve 2011/399-2012/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu Turkuaz Metal Ltd. Şti'nin davalı bankaya kredi borcunu zamanında ödeyemeyerek temerrüte düştüğünü, müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borcunun büyük bir kısmını ödediğini, geri kalan borcun ödenmesi için davalı bankanın uzlaşmaya yanaşmadığını, davalı bankanın bu alacağı Girişim Varlık A.Ş.'ye kendilerine teklif edilen miktarın çok daha azına devrettiğini, bu durumda müvekkiline ihtarname gönderilseydi alacağı tamamen ödeyerek sona erdirebileceğini ileri sürerek, müvekkilin davalı bankaya olan borcunun varlık şirketlerine temliki işleminin iptali ile davalı bankanın daha önceki temliklerde elde ettiği alacak oranının hesaplanarak bu bedel üzerinden borcun ödeneceğinin ve bu şekilde borcun ödenmesi halinde borcun sona ereceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Girişim Varlık Yönetimi A.Ş. vekili, temlik sözleşmesinin kanuna, usule ve içtihatlara uygun olarak düzenlendiğini, alacağın temlikinin borçlunun muvafakatına bağlı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı banka vekili, davacının temlik edilen alacağın kefili olduğunu, davanın tüzel kişilik tarafından değil de firma yetkilisi tarafından açıldığını, alacağın temliki işleminin davacının rızasına bağlı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacağın temliki sözleşmesinin tarafı olmadığı, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince kişilerin hukuk kurallarının elverdiği ölçüde serbestçe alacaklarını veya borçlarını devredip, diledikleri tasarrufları yapabileceği, davalı yanlar arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmayan davacının müdahalesi neticesinde önceki sözleşmenin iptali ile yeni bir sözleşmenin aynı şartlar altında davacının da taraf tutularak mahkemece kurulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.