11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/5396 E. , 2013/20898 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kavak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2012 tarih ve 2009/107-2012/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin 2007 yılında Kavak İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliğince köy yollarının yapım ve bakım onarım işini aldıktan sonra müvekkilleri ile anlaştığını, anlaşmaya göre Akkisan Kireç San. Ltd. Şti. adlı taş ocağından alınan malzemeyi, müvekkillerinin araçlarıyla belirlenen köy ve yollara davalı için taşıyacaklarını, taşıma işlemi için gereken yakıtın, davalı şirket tarafından karşılanacak ve sefer başına müvekkillerine o zamanki değer ile 80,00 TL ödeneceğini, anlaşma sonucunda müvekkillerinin Akkisan Kireç San. Ltd. Şti'den almış olduğu elek altı malzemeyi Köylere Hizmet Götürme Birliği'nin tespit ettiği yerlere götürdüklerini, toplam olarak kendi araçları ve yükledikleri yük ile 368 sefer yaptıklarını, ancak bu taşıma işinin karşılığında müvekkillerinin alması gereken ücretin kendilerine ödenmemiş olduğunu ileri sürerek, araçlarıyla çalışan müvekkillerinin hak ettikleri miktarın faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacılar vekili harca esas değer olarak, 32.000,00 TL göstermiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, davanın yazlılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların Akkisan Kireç San. Ltd. Şti. adlı taş ocağından elek altı malzemeleri alarak belirlenen yerlere taşımak için sefer başına 80,00 TL ücret alacakları konusunda anlaştıkları, davacılar vekili tarafından her ne kadar 368 sefer yapıldığı bildirilmiş ise de sunulan taşıma fişlerinin ve bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu raporun incelemesinde, davalı Akkisan Kireç San. Ltd. Şti. adına davacıların yapmış olduğu çalışma sırasında toplam 247 sefer yapıldığı, bu durumum taşıma fişleri ve bilirkişi raporunda sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 19.760,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava, taşıma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davalı, davacılar ile arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davacıların kendilerinin yaptıklarını iddia ettikleri taşıma işini dava dışı Akkisan firmasına yaptırdığını savunmuştur.
Davalı, akdi ilişkiyi inkar ettiğine göre akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı yandadır. Mahkemece 247 adet fişin dava dışı Akkisan defterinde de kayıtlı olduğu gerekçesiyle 247 adet sefer için hesaplanan ücret yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu fişler üzerinde Akkisan Ltd Şti'nin ismi mevcut olup davalının kaşesi veya imzası bulunmamaktadır. Her ne kadar, dava dışı Akkisan firması yetkilisi tanık olarak alınan beyanında davacılara taşıma işi verenin kendisi olmayıp, davalı şirket olduğunu beyan etmiş ise de bu hususun tanıkla ispatı mümkün olmayıp, davalı da tanık dinlenmesine karşı çıkmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da hesap yapmakla yetinilip, hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu belirtilmesine rağmen, mahkemece taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ne suretle kabul edildiği açıklanmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece evvelemirde davacıların davalı ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu ispatlamaları gerektiği göz önüne alınarak bu konuda bir değerlendirme yapıp neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Davacılar vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacılar vekili tarafından açıklanan işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.