11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/4951 E. , 2013/21449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.11.2011 tarih ve 2011/13-2011/52 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılardan ..., vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 02.05.2001 tarihli sözleşme uyarınca davalıların dava dışı Pamir A.Ş'deki hisselerini müvekkillerine devir ettiklerini, sözleşmenin 14. maddesinde 15 yıl boyunca rekabet etme yasağı öngörüldüğünü, 22.05.2002 tarihli 'sulh protokolü' ile de tarafların karşılıklı birbirlerinden alacak ve taleplerinin bulunmadığını kararlaştırdıklarını, yaklaşık 20 ay sonra davalı ...'nun rekabet yasağı ile ilgili olarak Rekabet Kurumu'na başvurduğunu, bu yasağın 2 yıl olarak ve Türkiye sınırlarını kapsayacak şekilde belirlenmesini istediğini, sonuç olarak Kurul kararı ile sözleşmenin 14. maddesinin 4054 sayılı Kanunun 4 ve 56. maddeleri uyarınca geçersiz kabul edildiğini, ancak devir sözleşmesinin 18. maddesi uyarınca sözleşmenin diğer hükümlerinin geçerliliğinin etkilenmediğini, 14. maddenin geçersizliği sonrasında edimler arasında büyük bir dengesizliğin ortaya çıktığını, satıcı davalılara getirilen devir yasağının devir bedelinin tespitinde önemli rol oynadığını, Kurul kararı aşamasında tespit edildiği üzere dava dışı şirketin sabit kıymet ve stok toplamının 3.000.000 USD civarında bulunduğunu, oysa müvekkilinin 14.044.152 USD ödeme yaptığını, fabrikası bile kendisine ait olmayan dava dışı şirketin makine ve diğer araç ve gereçlerinin eski bulunduğunu, salt müşteri portföyü ve müşteri ilişkilerinin korunması için sabit değer toplamının 4,5 katı ödeme yapıldığını, başka bir anlatımla bu devir bedelinin 15 yıl rekabet etme yasağı dikkate alınarak belirlenip ödendiğini, Kurul kararı ile geçersiz sayılan bir ödeme konumuna geldiğini ileri sürerek, 4.000.000 USD tutarındaki alacağın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, 15 yıllık rekabet etme yasağının AB mevzuatına da aykırı olduğunu, zaten Rekabet Kurulu kararı ile de BK'nın 19 ve 20. maddelerine aykırı bulunduğunu, 4 yıllık sürenin geçtiğini, rekabet edici bir davranışın olmadığını, esasen ödenen devir bedelinin 12.000.000 USD tutarında bulunduğunu, Rekabet Kurulu'nun değer tespiti yapmadığını, hisselerin değerinin, marka, patent, çalışan kişiler dahil olmak üzere tüm maddi ve gayri maddi unsurlar dikkate alınarak belirlendiğini, rekabet etme yasağı kuralınını bunun içinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekilli, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hisse devir sözleşmesi bulunduğu, edimlerini yerine getirdikleri, devir sözleşmesi uyarınca getirilen 15 yıllık rekabet etme yasağının Rekabet Kurulu kararı ile 2 yıla indirildiği, öncesinde, Kurula başvuru tarihinde, sonrasında ve halen rekabet yasağının ihlal edildiğinin iddia edilmediği, bu yönüyle bir zararın varlığının bildirilmediği, rekabet yasağı hükümlerinin amacının sözleşmenin hukuki getirilerinden yararlanmak, alıcının yaptığı yatırımdan karşılığını tam olarak almak olduğu, hisse devir ile birlikte know-how, marka, ticari itibarın devrinin de gerçekleştiği, 15 yıllık rekabet etme yasağının piyasaya, ürüne veya bildirim konusu işlemin diğer unsurları itibariyle açıklanabilir bir gerekçesinin olmadığı, bu nedenle sözleşmenin bu hükmünün iptal edildiği, sözleşmenin yan unsuru niteliğinde bulunduğu, rekabet yasağı ile hedeflenen amacın 2 ve 3 yıllı sınırlı olduğu, bu amacın zaten elde edildiği, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceği, edimlerin karşılıklı ifa edildiği, karşılıklı ibraların olduğu, sözleşmeye aykırı fiillerin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında düzenlenen 'sulh protokolünün' somut uyuşmazlığı kapsamamasına, her ne kadar gerekçede bu protokolün varlığının gösterilmesi yerinde değil ise de 02.05.2001 tarihli devir sözleşmesindeki rekabet yasağını düzenleyen 14. maddesinin Rekabet Kurulu tarafından geçersiz olarak kabul edilmesinin, davalıların rekabet yasağının tamamen kaldırıldığı anlamına gelmemesine, esas itibariyle davacılar vekilinin dava tarihi itibariyle ve yargılama sırasında rekabet yasağını ihlal edici eylemlerinin ve bu nedenle davacıların bir zararının bulunduğu hususunun ileri sürülüp, ispatlanmamasına, devir sözleşmesinde rekabet yasağı nedeniyle ilgili ayrıca bir ödeme yapıldığının kararlaştırılmamasına, rekabet yasağı süresinin bu kadar uzun tutulmasıyla ilgili olarak özel bir nedenin varlığının da kanıtlanmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.