6. Ceza Dairesi

İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 6 Ceza Dairesinin 20.03.2024 tarihli ve 2023/15037 Esas, 2024/3764 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2024 tarihli ve 6-2023/17365 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu özetle, " .. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi hürriyeti, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuki değerlerdir. Bu aşamada konumuza ilişkin olarak suça teşebbüs hükümleri üzerinde de kısaca durulmalıdır. 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinin birinci fıkrası; "Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur." şeklindedir. Suça teşebbüsün varlığından söz edilebilmesi için; 1- Fail ya da faillerde kasıtlı bir suç işleme kararı olmalı, 2- Elverişli hareketlerle suçun doğrudan doğruya icrasına başlanmalı, 3- Failin elinde bulunmayan nedenlerle suç tamamlanamamalı veya amaçlanan sonuç gerçekleşmemelidir. Suça teşebbüste fail, eylemini tamamlamak amacıyla hareket etmesine karşın, elinde olmayan nedenlerden dolayı fiilini gerçekleştirememekte, bu durumda kişiye tamamlanmış suça oranla daha az ceza verilmektedir. Genel olarak suçun dış dünyada oluşmaya başladığı süreç, "hazırlık hareketleri" ve "icra hareketleri" olmak üzere birbirinden farklı iki evreye ayrılmaktadır. Suçu işlemek için kullanılacak aletlerin üretilmesi ya da temini, ... yerinin araştırılması veya gözetlenmesi, eylemle ilgili çeşitli bilgilerin toplanması, suç işlendikten sonra sorumlu tutulmayı önleyici tedbirler alınması, suçtan elde edilecek eşyalar için güvenli bir yer ayarlanması gibi fiiller hazırlık hareketleri olup, suç tipini oluşturan icra hareketlerinden önce gerçekleştirilen ve cezalandırılmayan davranışlardır. Teşebbüs, suçun tamamlanmasından önce, fakat hazırlık hareketleri aşamasından sonra gelen, başlanmış ancak bitirilememiş bir eylemli evreyi ifade etmektedir. Bu kapsamda cezalandırılabilir davranışların, yani suça teşebbüsün sınırlarının belirlenmesi, diğer bir ifadeyle suç yolunda ilerleyen sanık ile ilgili olarak, ceza hukukunun hangi andan itibaren devreye gireceği sorununun çözülmesi gerekmektedir.. Bu açıklamalardan sonra yağma suçunda teşebbüs hükümlerinin uygulanabilme koşullarına değinilmesinde fayda bulunmaktadır. Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması halinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir. .. Yargıtay uygulamasına da baktığımızda malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı kabul edilmektedir. Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14/03/2016 gün ve 2013/31901 Esas, 2016//2207 Karar sayılı kararı; "Yakınanın çiftliğinde bulanan hayvanları aracına yükleyip ayrılacağı sırada, olay yerine gelen tanıkların müdahalesi ile araçta bulunan silahı alıp gelen tanıklara doğrultarak ''gelmeyin hayvanları vermeyeceğim'' şeklinde sözler sarf eden sanığın eylemi hırsızlık olarak başlayıp, dönüşen haliyle tamamlanmış yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle yazılı şekilde uygulama yapılması,", Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11/02/2016 gün ve 2015/5884 Esas, 2016//580 Karar sayılı kararı; "Oluş ve dosya kapsamına göre; sanıkların birlikte katılanı darp ederek, üzerindeki cep telefonunu zorla aldıktan sonra katılanın bağırması üzerine olay yerine gelen çevredeki vatandaşların olaya müdahale ederek, sanıklardan aldıkları telefonu katılana iade ettikleri gözetildiğinde, sanıkların üzerine atılı nitelikli yağma suçu tamamlandığı halde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle hüküm kurulması,", Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05/07/2017 gün ve 2015/3311 Esas, 2017//2625 Karar sayılı kararı; "Sanık ...'ın mağduru darp ederek boynundaki kolyeyi ve çantasını yağmaladığı, olay yerinde güvenlik görevlisi olan tanık ... Sarıhan'ın mağdurun çığlığını duyarak olay yerine gelip sanığa müdahale ettiği ve çanta ile kolyeyi sanıktan alarak mağdura iade ettiği olayda; sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği yağma eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde eksik ceza tayini" gerekçeleriyle hükümleri bozmaktadır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanık ...'ın olay günü saat 21.30 sıralarında katılanlara ait ikâmetgaha girerek evde bulunan para kumbarasını kırmak suretiyle 50,00 TL ve alet çantasındaki bıçağı aldığı, evdeki yiyecek malzemelerinden bir kısımını çuvala doldurduğu esnada katılanların eve gelmesi nedeniyle çuvalı evde bırakıp 50,00 TL ve bıçağı alarak pencereden atlamak suretiyle kaçtığı, sanığın kaçtığını farkeden katılanların sanığı kovaladıkları ve başka bir sokakta yakaladıkları, sanığın üzerinde bulunan tornavidayı katılanlara doğru sallayarak katılanların elinden kurtulmak istediği ancak başarılı olmadığı, suça konu para ve bıçağın sanığın üzerinde ele geçirildiği anlaşılan olayda, hırsızlık şeklinde başlayıp yağmaya dönüşen sanığın fiilinin malın alınması ile tamamlandığı bu nedenle ilk derece mahkemesini kararının onanması gerektiği düşüncesiyle .. itiraz edilmesi ..." talebine ilişkindir. II. GEREKÇE İtirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: Somut olayda katılanların sanığın peşinden koşarak kesintisiz takip sonucu sanığı yakaladığı, katılan ...'ın kendisini yakalaması üzerine sanığın tornavida çıkartarak katılana doğru hamle yaptığı diğer katılanın da gelmesi sonrası, katılanların sanığın elindeki tornavidayı alarak üzerindeki suç eşyalarıyla birlikte yakaladıklarının anlaşılması karşısında, kesintisiz takip sonucunda yakalanan ve bu yolla ele geçen suça konu para ve bıçağın katılanların tam hakimiyeti alanından çıkmadığı sonuç olarak bu olayda sanığın, kanun gerekçesinde zilyetlikten yola çıkılarak kapsamı belirlenen, “hukuki anlamda alma” hareketini tamamlayamadığı ve zilyetlik hakkının ihlal edilmediği, bunun tehlikeye girdiği, sanığın mal üzerinde hakimiyet tesis etmediği, mülkiyet ve zilyetlik hakkının ihlal edildiği neticenin failin mal üzerinde hakimiyet tesis edememesinden dolayı gerçekleşmediği yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılmakla, Dairemizin Yargıtay 6 Ceza Dairesinin 20.03.2024 tarihli ve 2023/15037 Esas, 2024/3764 Karar sayılı bozma kararına dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6 Ceza Dairesinin 20.03.2024 tarihli ve 2023/15037 Esas, 2024/3764 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.06.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Dosyanın safahatı incelendiğinde; sanık hakkındaki Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/324 Esas ve 2014/426 Karar sayılı ilâmının dairemizin 2015/8103 Esas ve 2018/3228 Karar sayılı ilâmı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, düzenlenen tebliğnamede eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına dair bir düşüncenin yer almadığı, dairemizin bu kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2021 tarihli ve 80263 sayılı yazısı ile sanığın başka suçtan dolayı ceza infaz kurumunda hükümlü bulunması nedeniyle kararın verildiği son duruşmada hazır bulundurulmadan yokluğunda hüküm tesis edilmesi, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasının alınmaması ve son sözünün sorulmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. Söz konusu itiraz esasla ilgili olmayıp usul kuralının ihlaline yöneliktir. Yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına dair bir itirazda bulunulmamıştır. Ceza Genel Kurulu'nun 2021/6-435 Esas ve 2022/226 Karar sayılı ilâmıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile diğer yönleri incelenmeksizin bu usulü sebepten dolayı bozulmasına karar verilmiş ve dosya dairemize gönderilmiştir. Sanık ...'ın olay günü saat 21.30 sıralarında katılanlara ait ikâmetgaha girerek evde bulunan para kumbarasını kırmak suretiyle 50,00 TL ve alet çantasındaki bıçağı aldığı, evdeki yiyecek malzemelerinden bir kısımını çuvala doldurduğu esnada katılanların eve gelmesi nedeniyle çuvalı evde bırakıp 50,00 TL ve bıçağı alarak pencereden atlamak suretiyle kaçtığı, sanığın kaçtığını farkeden katılanların sanığı kovaladıkları ve başka bir sokakta yakaladıkları, sanığın üzerinde bulunan tornavidayı katılanlara doğru sallayarak katılanların elinden kurtulmak istediği ancak başarılı olmadığı, suça konu para ve bıçağın sanığın üzerinde ele geçirildiği anlaşılan olayda, hırsızlık şeklinde başlayıp yağmaya dönüşen sanığın fiilinin malın alınması ile tamamlandığı, nitekim dairemizin ve Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, aksi halde bu durumun itiraza konu edileceği, oysa ki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu sebebe dayalı bir itirazın ileri sürülmediği nazara alındığında yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap