10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı arasında herhangi bir şekilde açık veya örtülü irade beyanı ile yazılı veya sözlü olarak herhangi bir adi ortaklık sözleşmesi akdedilmemiş, hisse devri yapılmamış, herhangi bir ortaklık, hisse devir taahhüdünün söz konusu olmadığını, olmayan bir ortaklığın tasfiyesi, olmayan bir hissedarlığa dayalı kar dağıtımı veya dağıtılmamış durumunun söz konusu olmadığını, davacının, davalı şirkette uzun yıllar üst düzey yönetici olarak çalışmış bir şirket çalışanı olduğunu, şirkette çalışmadan önce aynı yerde başka bir şirketin hissedarı olarak bulunmasının, müvekkil şirkette de otomatik olarak hissedarlık hakkı vermeyeceğinin açık olduğunu, üstelik o şirket hisselerinin davalının şirket hissedarı tarafından satın alınmış ve davacı da bu aşamadan sonra müvekkil şirkette yönetici sıfatıyla çalışmaya başlamış olduğunu, davacının delil listesi 7 numaralı delili ile davacı tarafından bu hususun ikrar edilmekte olduğunu, davacıyla, şirketteki yönetim kurulu üyeliği ve başkanlık sıfatını taşıyan konumu ve ifa ettiği görevler çerçevesinde prim ödemelerinin söz konusu olduğunu, davacının delil listesi 9 numaralı delili ile kabul ikrar edildiği üzere, yapılan prim ödemelerinin şartları "İş Yeri Prim Uygulama Esasları Hakkında Sözleşme" ile belirlenmiş olduğunu, bu sözleşme uyarınca davacıya yapılan ödemeler maaş bordrolarında ayrı ayrı gösterilmiş ve banka havalesi ile gerçekleştirilmiş olduğunu, ödemeler, işçi - işveren ilişkisinden kaynaklıdır ve davacıya, müvekkili tarafından tüm haklarının verilmiş olduğunu, davacının ise bu primleri kar payı gibi niteleyerek haksız davasına meşruiyet sağlamaya çalışmış olduğunu, Prim ve kar payının aynı şey olmadığını, davacı, işçi - işveren ilişkisinden kaynaklı olarak fazlaya ilişkin taleplerini, güya adi ortaklığın tasfiyesi ve kar payı alacakları ile niteleyerek iş bölümü yönünden dosyayı ticaret mahkemesi önüne taşımayı hedeflemiş olduğunu, taraflar arasında var olan sözleşme işçi - işveren ilişkisine dair bir sözleşmedir ve adi ortaklık, şirket ortaklık taahhüdü, gizli ortaklık vs... herhangi bir hukuki durum olmadığını, davacı tarafından isbu hususun aksını kanıtlar bir delil dosyaya sunulmadığını, davacının sunduğu ve adi ortaklığa / ortaklık payı / şirket kar payı alacağına delil olarak gösterilen ve davacının delil listesi 8. maddesine belirtilen, sözde 05.01.2017 tarihli 2017/1 sayılı Yönetim Kurulu kararı altında davacının adı geçmiş olmakla birlikte, davacının imzasının bulunmamakta olduğunu, işbu belgenin belge delili olarak dahi delil değeri olmadığını, bu yönetim kurulu kararının delil olarak değerlendirilmesi halinde dahi, davacının bizzat kendisinin aldığını iddia ettiği yönetim kurulu kararında "şirketimizde bilfiil çalışan" nitelendirmesi yapıldığı, yani davacının çalışan olduğu hususunun davacı tarafından ikrar ile sabit olduğunu, davacının davalı şirkete ortak olmasına ilişkin bir genel kurul kararı veya hissedar beyanının, taahhüdünün olmadığını, davacının Yönetim Kurulu Başkan yetkilerine göre, davacının şirketi temsilen, kendi şahsı ile bir adi ortaklık sözleşmesi yapmasına cevaz veren bir yetkisi de olmadığını,
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın