Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafiisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin süresi içinde temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmış ise de sanık ...'a gerekçeli kararın, duruşma da beyan ettiği en son adresi yerine başka bir adresine tebliğ edilmiş olması nedeniyle sanık ... ve müdafiisinin sonradan sundukları temyiz iradesi taşıyan dilekçelerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I- Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde: Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlar ..., ...'e karşı nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/A-1 inci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür. Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,