Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/7391
Karar No
K. 2023/9968
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/7391 E.  ,  2023/9968 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2020/7391
Karar No: 2023/9968

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE

BULUNAN (DAVACI): ... Odası (… Şubesi)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ: Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): … Mineral Madencilik Nak. İnş. Taah. San. Tic. A.Ş.
VEKİLLERİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 04/02/2020 tarih ve E:2016/523, K:2020/981 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıya ilişkin düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı kullanma izin belgesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlara karşı açılan davaların reddedildiği, dolayısıyla söz konusu planların binanın yapıldığı ve yapı kullanma izin belgesinin düzenlendiği tarihte geçerli oldukları, anılan yapının mimari projesine aykırı inşaa edildiğine ilişkin tespitin bulunmadığı dikkate alındığında dava konusu yapı kullanma izin belgesinde imar mevzuatına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ:

Uyuşmazlık konusu yapı kullanma izin belgesine konu İstanbul Park Otel Turizm Merkezi 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Koruma amaçlı Nazım İmar Planlarının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 22/12/2014 tarihli E:2011/5715, K:2014/9118 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/09/2021 günlü, E:2019/1284, K:2021/1604 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak Danıştay Altıncı Dairesinin 06.03.2023 tarihli E:2022/7582, K:2023/2297 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş, anılan karar bakılan davada karar verildiği tarihte temyiz incelemesi için İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2023/2282 sayısında beklemektedir.

Yine İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile anılan ruhsatın dayanağı "İstanbul Park Otel Turizm Merkezi" 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 22/06/2016 tarih ve E:2015/76, K:2016/4490 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/09/2019 tarihli, E:2016/4986, K:2019/3778 sayılı kararıyla bozulmasına üzerine, bozma kararına uyularak Danıştay Altıncı Dairesinin 06.03.2023 tarihli E:2021/3880, K:2023/2296 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş, anılan karar bakılan davada karar verildiği tarihte temyiz incelemesi için İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2023/2409 sayısında beklemektedir.

Yine İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığınca 12.01.2011 tarihinde onaylanan, "İstanbul Park Otel Turizm Merkezi" 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 09.12.2020 tarihli E:2020/10295, K:2020/12418 sayılı kararı temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Bu durumda uyuşmazlık konusu işlemin dayanağı olan işlemlere karşı açılan yukarıdaki davaların sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden karar düzeltme isteminin kabul edilerek idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 04/02/2020 tarih ve E:2016/523, K:2020/981 sayılı sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Beyoğlu … Mahallesi … Caddesi … ada … parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıya davalı belediye tarafından … tarih ve … sayılı işlem ile verilen yapı kullanma izin belgesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasanın 135. maddesinde "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir." hükmü yer almaktadır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun yukarıda anılan Anayasal hükme paralel olarak düzenlenen 2. maddesinde "(Değişik: 19/4/1983-KHK 66/2 md.) Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir. Birliğin kuruluş amacı:

a)Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek; Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak;

b)Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;

c)Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir. (Değişik: 18/6/1997 - 4276/6 md.) Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14.maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15.maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

İdari yargılama hukukunda ehliyet, kişinin medeni hakları kullanabilme yeteneği yanında, idari dava açmakta menfaati olmasını; diğer bir anlatımla iptali istenilen idari işlem ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmiş bulunmasını da ifade etmektedir. Bu bakımdan idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasında, açıklanan nitelikte menfaati bulunmayan kişinin idari dava açma ehliyetinden de söz edilemez.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.

Olayda, kuruluş amacı Anayasa'da ve yukarıda anılan yasa hükmünde açıkça; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek olarak sayılmış olan davacı odanın ancak tüzel kişiliğinin ve üyelerinin ortak çıkarlarını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin olduğu açıktır.

Uyuşmazlıkta, dava konusu parsel için verilen yapı kullanma izin belgesi yönünden bir değerlendirme yapıldığında, davaya konu edilen yapı kullanma izin belgesinin yalnızca yapıdan doğrudan etkilenme durumunda olan komşularının veya aynı sokak yahut aynı mahalledeki insanların hukuki ve kişisel menfaatlerini etkileyebileceği, bu noktada da davacı odanın davaya konu yapı ile ilgili olarak anlatılan şekilde herhangi bir hukuki, kişisel ve güncel bir menfaatinin söz konusu olamayacağı açıktır.

Bu durumda, mülkiyeti davalı yanında davaya müdahil olan … Mineral Madencilik Nak. İnş. Taah. San. Tic. A.Ş'ye ait olan taşınmaz üzerindeki bina için verilen yapı kullanma izin belgesinin genel düzenleyici bir işlem niteliğinde olmadığı, subjektif bir işlem olduğu, iptali istenilen yapı kullanma izin belgesi ile davacı Oda arasında yukarıda tanımlandığı şekilde kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte iken, işin esası incelenerek davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin reddine

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, …. İdare Mahkemesinin 30/09/2015 tarih ve E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X):Dava, İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıya ilişkin düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı kullanma izin belgesinin iptali istemiyle açılmıştır.

T. C. Anayasasının 2.

maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır. 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptallleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken davacı ile dava konusu işlem arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu gözönüne alınmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı oda tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmaz için verilen yapı ruhsatlarının öğrenilmesi üzerine, süresinde anılan yapı ruhsatları ile birlikte dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin de iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İfa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerde görevli bulunanlar, belde sakini sıfatıyla ayrı ayrı dava açabileceklerine göre, bu kişiler tarafından kurulan ve yürütülen şubeler de doğrudan imar planına ve bu plan uyarınca düzenlenen yapı ruhsatına dava açabilecektir.

Uyuşmazlıkta davacı Oda tarafından; yapı kullanma izin belgesi verilen taşınmazın yapı ruhsatının dayanağı olan İstanbul Park Otel Turizm Merkezi 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Koruma amaçlı Nazım İmar Planlarının iptali istemiyle dava açıldığı ve yapı ruhsatının bu planlar bağlamında verildiği, bunlardaki aykırılıkların iskan ruhsatını da geçersiz hale getireceği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, yargı kararlarının uygulanmasının istenilmesi kural olarak gerçek kişilerin ve amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin görev ve yetki alanına girmektedir. TMMOB Mimarlar Odası, yasalara, planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı imar uygulamalarını kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava konusu yapma ehliyetine sahiptir.

UYAP üzerinde yapılan incelemede davacı oda tarafından uyuşmazlık konusu yapı kullanma izin belgesine konu İstanbul Park Otel Turizm Merkezi 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Koruma amaçlı Nazım İmar Planlarının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 22/12/2014 tarihli E:2011/5715, K:2014/9118 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/09/2021 günlü, E:2019/1284, K:2021/1604 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak Danıştay Altıncı Dairesinin 06.03.2023 tarihli E:2022/7582, K:2023/2297 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, anılan kararın bakılan davada karar verildiği tarihte temyiz incelemesi için İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2023/2282 sayısında beklediği anlaşılmıştır.

Bu durumda, davacı odanın, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunu ileri sürerek düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planına karşı dava açması ve bu planlar uyarınca düzenlenen uygulama işlemi olan yapı kullanma izin belgesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesi nedeniyle dava konusu işlemlerle meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı Odanın dava açma ehliyeti bulunduğundan dava konusu yapı kullanma izin belgesine karşı açılan davanın esasına ilişkin temyiz incelenmesinin yapılması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog