Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/289 E. , 2023/5875 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından; hakkında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca; 2014 yılı hesap döneminde bireysel kredi kullanan müşterilerden tahsil edilen komisyon ücreti ve dosya masrafı adı altında alınan ücretlerden, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kesintisi yapılmadığından bahisle Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu mevzuatı uyarınca 2014/1-12 dönemi için 3.742.412,31 TL KKDF ve 2.376.363,15 TL cezai faiz tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarih ve … (… adet) sayılı tahakkuk fişlerinin iptali istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca mükellef kurum tarafından ilgili yılda kullandırılan bireysel tüketici kredileri için alınan dosya komisyon ücretleri üzerinden KKDF kesintisi yapılmadığı tespitine yer verildiği, inceleme raporunda kredilere ilişkin dosya masraflarının KKDF'ye tabi olduğu ve dosya masrafının faiz niteliğinde olduğunun belirtildiği, dosya komisyon ücreti üzerinden KKDF kesintisin yapılmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :
Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Temel ilkeler" başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrasında "Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemez. Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak bu Kanunun ruhuna uygun olarak ve tüketiciyi koruyacak şekilde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Aktarılan Kanun hükmü dayanak alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından hazırlanan ve 03/10/2014 tarih ve 29138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında "Finansal tüketicilere kullandırılacak krediler için kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla alınan tahsis ücreti dışında, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret alınamaz. Kredi tahsis ücreti, kullandırılan kredi anaparasının binde beşini geçemez. Kurul, gerekli gördüğü hallerde bu sınırı artırmaya ve azaltmaya yetkilidir." düzenlemesi yer almıştır. 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar" ile Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla 1211 sayılı Kanun'un 3098 sayılı Kanun'la değişik 40. maddesinin II-b, c fıkralarına dayanılarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu" kurulmuş, anılan Kararın 3. maddesinde, Fonun kaynakları sayılmış; "Bankaların kullandırdıkları kredilere tahakkuk ettirecekleri faizlerin %6’sı oranında kredi kullananlardan ek olarak tahsil edecekleri tutar" da bunlar arasında yer almış olup, daha sonra bu maddede çeşitli değişiklikler yapılmakla birlikte, en son 15/08/2004 tarihli ve 25554 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/08/2004 tarih ve 2004/7735 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1. maddesiyle, "Bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredilerinde (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla kullandırılan krediler) Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintisi oranı, % 15 olarak tespit edilmiştir." olarak düzenlenmiştir. 88/12944 sayılı Kararda ayrıca, T.C. Merkez Bankasının belirtilen oranları artırmaya veya eksiltmeye ve uygulama esaslarını belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
Bu doğrultuda T.C. Merkez Bankası tarafından hazırlanan ve 26/08/1989 tarih ve 20264 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında 6 nolu Tebliğ'de de aynı yönde düzenlemeler yer almıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuatın incelenmesinden; 03/10/2014 tarih ve 29138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik uyarınca, bankalarca kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla finansal tüketicilerden yalnızca kredi tahsis ücreti adı altında bir ücret alınabileceği, bu ücretin de anaparanın binde beşini geçemeyecek biçimde belirleneceği; kredi tahsis ücretlerine yönelik bu üst sınırı aşar biçimde bir ücret alınması halinde ise, bu tutarın niteliği hakkında bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bankalarca bu üst sınırı aşar biçimde bir ücret alınması halinde bunun, gelir elde etme yönteminin çeşitlendirilmesi amacına yönelik, fiyat farklılaştırmasına yol açan, bankalar arası rekabet şartlarını etkileyen bir unsura dönüşeceği; bu nedenle finansal tüketiciden kredinin kullandırılması sırasında peşin olarak alınan faiz niteliğinde değerlendirilmesinin ve KKDF matrahına dahil edilmesinin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince, kredilerin kullanıldığı tarihte 4077 sayılı (mülga) Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yürürlükte bulunduğundan bahisle karar verilmiş ise de, 6502 sayılı Kanun'un yayımlandığı 28/11/2013 tarihinden altı ay sonra 28/05/2014 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiği, dolayısıyla 2014 yılı içerisinde kullandırılan kredilerin farklı iki Kanun kapsamında kaldığı; tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin çıkarılmasına kadar bu konuda yasal bir sınırlamanın söz konusu olmadığı, 2006/1 sayılı Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ'in bankalarca kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği yolundaki 4. maddesi hükmü uyarınca bu ücret miktarının bankalarca serbestçe belirlendiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemlerin, davacı banka tarafından 01/01/2014-03/10/2014 tarihleri arasında kullandırılan bireysel tüketici kredilerine ilişkin tahsil edilen dosya masrafları nedeniyle tahakkuk ettirilen KKDF kesintileri ve bu kesintilere ilişkin cezai faiz işlemlerine ilişkin kısmında, anılan dönemde tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türlerine ilişkin yasal bir sınırlama bulunmaması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemlerin, davacı banka tarafından 03/10/2014-31/12/2014 tarihleri arasında kullandırılan bireysel tüketici kredilerine ilişkin tahsil edilen dosya masrafları nedeniyle tahakkuk ettirilen KKDF kesintileri ve bu kesintilere ilişkin cezai faiz işlemlerine ilişkin kısmı yönünden ise; tahakkuk işlemlerinin dayanağı vergi inceleme raporunda; davacı banka tarafından 2014 yılında kullandırılan bireysel tüketici kredilerine ilişkin tahsil edilen dosya masraflarının tamamı faiz niteliğinde kabul edilip bu matrahlar üzerinden sadece iade edilen dosya masraflarına isabet eden KKDF kesinti tutarları düşülmek suretiyle KKDF tahakkuku yapılarak buna ilişkin cezai faiz yürütülmüşse de; 03/10/2014 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik gereği bireysel tüketici kredilerinde her ne ad ile alınırsa alınsın bankaların tüketicilerden isteyebileceği maksimum masraf, komisyon veya sair ücret tutarlarının tüketiciye kullandırılan ana para tutarının en fazla binde beşi kadar olması kuralı getirildiği, bu düzenleme uyarınca davacı banka tarafından 03/10/2014-31/12/2014 tarihleri arasında kullandırılan kredilerin binde beşi kadarlık kısmının BDDK düzenlemesinde yer verilen kredi tahsis ücreti olarak değerlendirilip bu tutarların da matrahtan düşülmek suretiyle bulunacak tutar üzerinden KKDF kesintisi hesaplanması gerektiği, ilgili dönemlerde tahsil edilen dosya masrafı tutarlarına bakıldığında tahsil edilen ücretlerin yasal sınır olan binde beşin de altında kaldığı anlaşıldığından; dava konusu işlemlerin dayanağı raporun bu haliyle tarhiyata konu KKDF matrahını belirlemeye elverişli olmadığı ve eksik incelemeye dayalı olduğu, dava konusu işlemlerin 03/10/2014-31/12/2014 tarihleri arasında kullandırılan kredilere ilişkin kısmında bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2.Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.