11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/10871 E. , 2012/2170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2010 tarih ve 2008/136-2010/540 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında Genel Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalıların bu kredinin müşterisi ve kefilleri olduklarını, hesabın kat edilmesine ilişkin ihtarnamenin tebliğine rağmen davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak şimdilik asıl alacak, işlemiş faiz ve işlemiş faizin % 5 BSMV' si olmak üzere toplam 55.798,79 TL'nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalılardan Akif ve Kazım vekili, müvekkilinin davaya konu krediyi kullanmadığını ve bankadan para almadığını, banka çalışanı ...'nun 10/01/2007 tarihinde intihar etmesi sonucu ortaya çıktığı üzere zimmet olayında davacı banka çalışanın müvekkili adına kredi kullandığını, ...'nun bıraktığı mektuplarda müvekkili tarafından kullanıldığı görünen kredinin aslında kendisi tarafından kullanıldığını belirttiğini, açılan kredinin usulüne uygun tahsis edilmediğini ve BK'nun 55. maddesi gereği banka personeli ...'nun sebep olduğu zarardan davacı bankanın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılar arasında daha önceden düzenlenen genel ticari kredi sözleşmesi bulunduğu ancak, davaya konu alacak miktarının, davalıların bilgisi dışında davacı banka çalışanı ... tarafından yapılan usulsüz işlemler neticesinde ortaya çıktığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davacı iddiası ile bu iddiaları büyük oranda destekleyen ve itibar edilmeyen bilirkişi raporunda her ne kadar kredi çekilen dekont üzerinde davalı imzasının bulunduğu gerekçesiyle davalıların sorumlu olacağı belirtilmiş ise de salt, dekonttaki müşteri imzasının varlığının yapılan işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, söz konusu dekonttaki imzanın hile ve benzeri usulsüz yollarla alınmamış olması gerektiği, dosya kapsamında toplanan delillerden bahse konu tediye fişlerindeki imzaların hile yoluyla alındığının anlaşıldığı, zira; Savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka görevlisi ...'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde zimmet fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu, davacı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığının sabit olduğu, banka çalışanı ...'nun intihar etmeden önce düzenlediği ve bizzat kendi eli ürünü olduğu tespit edilen "Bana ait kredileri işaretledim" şeklinde not düştüğü 07/01/2007 tarihli kredi fihristinde davalı müşterinin de işaretli bulunduğu, davacı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden kural olarak sorumlu olduğu, faaliyetlerinin mevzuata, iç düzenlemelerine ve bankacılık teamüllerine uygun olarak yürütülmesini sürekli denetlenmesi gerektiğinden sorumlu müdür ve yardımcı diğer personelin haricinde kredi komitesinin varlığı da göz önünde tutulduğunda BK.nun 55. maddesi gereğince davacı bankanın mevcut zarardan kendisinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.