13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yargıtay ------ Hukuk Dairesinin 16.12.2019 tarihli----- sayılı ilâmı. 4. BU BAĞLAMDA; MEVZUATA UYGUN İŞLEM YAPAN MÜVEKKİL MÜDÜRLÜK DAVANIN AÇILMASINA SEBEP OLACAK HERHANGİ BİR İŞLEM YAPMAMIŞTIR. HUZURDAKİ DAVADA DAVAYA KONU ŞİRKETİN TESCİL İŞLEMLERİNİ MEVZUATA UYGUN YAPAN MÜVEKKİLE HUSUMET DAHİ YÖNELTİLEMEZ. 4.1. BİR BAŞKA HUSUS OLARAK DA, DAVACI TARAF VE DAVA DIŞI ŞİRKET ARASINDA GÖRÜLECEK YARGILAMA NETİCESİNDE TESCİL VE İLANA İLİŞKİN/DAVA KONUSU GENEL KURUL VE YÖNETİM KURULU KARARLARININ YOKLUĞUNA/SAHTELİĞİNE İLİŞKİN KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARININ İBRAZ EDİLMESİ İLE TESCİL VE İLAN İŞLEMİ YAPILABİLMESİNİN MÜMKÜN OLMASI KARŞISINDA MÜVEKKİL MÜDÜRLÜĞE HUSUMET YÖNETİLMESİ BU İTİBARLA DA MÜMKÜN DEĞİLDİR."Ancak DEVİR HUSUSUNUN TESCİL VE İLAN EDİLMESİNİN GEREKMESİ NEDENİYLE TİCARET SİCİL MEMURLUĞUNUN DA DAVADA HASIM GÖSTERİLMESİ VE BU YAPILMADAN AÇILAN DAVANIN REDDİNİN GEREKTİĞİ YÖNÜNDEKİ MAHKEME GEREKÇESİ DOĞRU DEĞİLDİR. ZİRA DAVACI TARAFINDAN İŞBU DAVA SONUCUNDA ALINACAK KESİNLEŞMİŞ İLAMIN İBRAZI İLE TİCARET SİCİL MEMURLUĞU NEZDİNDE İNFAZI SAĞLANABİLİR. BUNUN İÇİN TİCARET SİCİL MEMURLUĞUNUN DAVADA TARAF OLMASI GEREKMEZ. Kaldı ki davacının ticaret sicil kayıtlarının düzeltilmesi yönünde bir talebi bulunmayıp, işin bu kısmına yönelik olarak infaz aşamasında çıkabilecek bir uyuşmazlığın ayrıca dava konusu yapılabileceği de tabiidir.Bu durum karşısında mahkemece, davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir." Yargıtay---- Hukuk Dairesinin 21.09.2010 tarihli, -----sayılı ilâmı. ................ SONUÇ VE İSTEM…....: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; huzurdaki davada müvekkil Müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğinden ve açıklandığı üzere, dava konusu tescil işlemlerinde müvekkil Müdürlüğe bir kusur ve sorumluluk izafe edilemeyecek olmasına göre müvekkil yönünden davanın öncelikle usûlden sayın mahkemeniz aksi kanaate ise esastan reddine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. 28.05.2024..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde öncelikle husumet itirazında bulunularak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. Her ne kadar söz konusu cevap dilekçesi dilekçede belirtilen vekiller tarafından davalı adına gönderilmiş ise de vekaletname sunulmadığından vekiller UYAP'a kaydedilmediği gibi yukarıda karar başlığında da gösterilmemiş olmakla birlikte resen de gözetilmesi gereken husumet itirazı dikkate alınarak söz konusu cevap dilekçesinin gerekli kısımları yukarıdaki şekilde buraya aynen aktarılmıştır. Gerekli-yeterli UYAP içeriği celbedilip incelenen ---- İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı ... tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine açılan menfi tespite ilişkin dava olduğu ve 13/02/2024 tarihli duruşmada alınan ara kararla şirketin hiç kurulmadığı iddiası yönünden şirketin tescil kaydının iptali yönünde dava açmak ve beyanda bulunmak üzere 1 aylık kesin süre verildiği, aksi halde mevcut kurum kayıtları doğrultusunda yargılamaya devam olunacağının ihtar olunduğu anlaşılmıştır.Gerekli-yeterli UYAP içeriği celbedilip incelenen ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturma sayılı dosyası kapsamında eldeki davaya konu şirketle ilgili olarak Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık resmi belgede sahtecilik suçlarından soruşturma yapıldığı, mağdur olarak davacı ...'ın, müşteki olarak ise kardeşi ...'ın yer aldığı, failinin meçhul olduğu ve zaman aşımı tarihine kadar daimi arama kararı alındığı anlaşıldı. Dosya kapsamındaki engelli sağlık kurulu raporuna göre davacının %50 oranında engelli olduğu, sebebinin raporda belirtilen şekilde olduğu ve ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden ...'a, ...'ın vasi olarak atanmış olduğu anlaşılmıştır.Ticaret sicil kayıtlarına göre söz konusu şirketin 23/01/2018 tarihinde kurulup tescil edildiği, tek ortağı ve sahibinin ... olup, münferiden temsile yetkili olduğu belirlenmiştir.Ön inceleme duruşmasında öncelikle husumet itirazının karara bağlanması gerekmiş olup, bu yönden yapılan irdeleme sonunda davanın söz konusu şirketin kayden tek ortağı ve sahibi görünen davacının iradesi olmadan kurulduğu ve başından itibaren kuruluşun hükümsüz olduğu iddiasına dayalı olarak açılmış olması, TTK. Madde 34 düzenlemesine bağlı olarak açılan bir dava olmaması, zaten ileri sürülen iddiaların TTK. Madde 34 düzenlemesine konu olabilecek bir işlemle ilgili olmayıp, şirketin kuruluş işlemine yönelik bir dava olması karşısında husumet itirazının yerinde olduğu, böyle bir davanın söz konusu şirkete karşı açılması gerektiği, söz konusu şirketin sahibi ve ortağının sadece davacı olması nedeniyle husumetin ticaret siciline yöneltilmesinin de mümkün olmaması, ancak şirkete karşı açılacak davada şirketin atanacak temsil kayyımı ile temsilinin sağlanmasının gerekli olması ve bu hususun şirket aleyhine açılacak davayla ilgili bir husus olması, açılan menfi tespit davasında bu konuda süre verilmesinin açıklanan yasal zorunluluğa bir etkisinin söz konusu edilemeyecek olması, esasında menfi tespit davasında iddiaya değer verilerek doğru olması ihtimalinde davacının muhtemel haklarının korunması için öyle bir şirketin olmadığı yönünde Mahkeme kararına ulaşma ihtimalinden davacının mahrum kalmamasının amaçlandığı, verilen sürenin buna göre değerlendirilmesi gerektiği ve bunun da ancak söz konusu şirket aleyhine açılacak dava ile sağlanabileceği ve ticaret siciline husumet yöneltilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından yerinde görülen husumet itirazının kabulü ile husumet yokluğuna bağlı olarak dava şartı yönünden davanın usulden reddine olmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın