11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 16.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2013 tarihli kararıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sanık ... hakkında 1 yıl 3 ay hapis ve 1240TL adli para cezası ile cezlandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 7 ay 15 gün hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine v karar verilmiştir. 2. Yargıtay (kapatılan)15.Ceza Dairesinin 27.03.2017 tarihli kararıyla eylemlerin, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Antalya 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2019 tarihli 2017/470 Esas, 2019/98 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesi, 35, 62,53, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1240TL adli para cezası ile cezlandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesi, 35, 62,51, inci maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 307 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeden 7 ay 15 gün hapis ve 40TL adli para cezası ile cezlandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz talepleri, atılı suçu işlemediklerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların iştirak halinde internete aracını satmak için ilan veren katılanlarla irtibata geçtikleri ve buluştukları, sanık ...'nin kendisini Dr.... ,diğer sanık ...'i de kardeşi olarak tanıttığı, aracın satışı konusunda anlaştıkları, sanık ...'nin telefonda aracın parasının eft yapılması için talimat verdiği izlenimi yaratıp katılanlardan aracın devrini almaya teşebbüs ettikleri iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık ... diğer sanık ... nin yönlendirmesi ile aracı almaya gittiğini beyan etmiştir. 3. Sanık ... atılı suçu kabul etmemiştir. 4. Beyanlar, olaya ilişkin kolluk tutanakları, teşhis tutanakları ve tüm dosya kapsamından mahkeme tarafından sanıkların iştirak halinde katılanları dolandırmaya teşebbüs ettikleri kabulü ile mahkumiyetlerine karar vermiştir. 5. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, 19.03.2013 tarihli ilk kararda Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine temyize gelindiği gözetilmeden bozma sonrası kurulan hükümde sanığın kazanılmış hakları korunmak suretiyle tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve netice olarak eksik ceza tayini ile aynı aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ancak; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümde, hapis ve adli para cezasına hükmedildikten sonra, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı bulunduğu belirlenerek infaz olunacak cezanın tespit edilmesi gerekirken, dosyada uygulanma yeri bulunmayan 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince belirleme yapılması hukuka aykırı olup bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2019 tarihli 2017/470 Esas, 2019/98 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle Antalya 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2019 tarihli 2017/470 Esas, 2019/98 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından CMK'nun 307/4 maddesi gereğince ibaresinin çıkartılarak yerine, "1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap