11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/2688
- Karar No
- 2012/2089
- Karar Tarihi
- 16.02.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/2688 E. , 2012/2089 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/10/2009 tarih ve 2008/645-2009/377 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/02/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve Av. ...ile davalı vekili Av. ... ve Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır otobüs yolcu koltuklarının üretim ve satışı alanında tanınmış '' KİEL '' markası ile faaliyet gösterdiğini, davalıya da 01.12.2002 tarihinde yürürlüğe girmek üzere müvekkiline ait ürünlerin üretimi ve satışı konusunda yetki ve markanın kullanılması konusunda 20 yıl süreli inhisari lisans verildiğini, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ''KİEL'' markasını 12, 20 ve 35. sınıflarda 28.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 556 sayılı KHK'nin 7/1 maddesi anlamında tanınmış '' KİEL '' markasının sahibi olduğu, taraflar arasındaki 01.12.2002 tarihli sözleşmenin 4. maddesi uyarınca davalının bu markayı lisans alan sıfatıyla tescil ettirmesinin gerektiği halde marka sahibi olarak kendisi adına tescil ettirdiği, daha sonra da davacıya devretmediği, bu hale göre davalının kötü niyetli olduğundan hükümsüzlük davasının da hak düşürücü süreye tâbi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.