Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/16458
Karar No
K. 2023/10160
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/16458 E.  ,  2023/10160 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2019/16458
Karar No: 2023/10160
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … (eski …) Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca Üsküdar Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen parselasyona karşı … tarafından açılan davada verilen iptal kararının uygulanması amacıyla (...'ın toplam 175 m² olan taşınmazı için 104 m² …'dan kanuni ipotek alacaklısı, 71 m² Ataşehir Belediyesi'nden kanuni ipotek alacaklısı olmasına yönelik olarak) kabul edilen … tarihli, … sayılı Ataşehir Belediye Encümeni kararının 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasanın 7.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi uyarınca onaylanmayarak iade edilemesine ilişkin … tarihli, … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Harita Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, - Üsküdar Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile kabul edilen 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca yapılan parselasyonun iptali istemiyle ... tarafından açılan davada; 2981 sayılı Kanunun amacı doğrultusunda davacının parselindeki bina dikkate alınarak ve zemindeki payının durumuna göre borçlandırılarak bir uygulama yapabilecekken, kendisine hiç imar parseli verilmeyerek düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra kalan düşük miktarlı alan için ipotek alacaklısı yapılmasının mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 03/12/2012 tarihli ve E.2009/5738, K.2012/7047 sayılı kararıyla; davacıya hiç imar parseli tahsis edilmeyerek tüm hissesinin bedele çevrilmesinin mevzuata, parselasyon esaslarına ve dağıtım tekniğine aykırı olduğu gerekçesiyle onandığı, - Davacı idare tarafından, anılan kararın yerine getirilmesi amacıyla; uyuşmazlık konusu parselde 2981 sayılı Kanunun 10/c maddesi kapsamında Mahkeme kararı doğrultusunda düzenleme yapılması ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 29. maddesi uyarınca … ada, … sayılı parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesine “imar düzenlemesine alındığı"na dair belirtme konulması hakkındaki … tarihli ve … sayılı belediye encümen kararının kabul edildiği, - Daha sonra davacı idare tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre hazırlanan Uzlaşma Komisyon Tutanağına istinaden kabul edilen … tarihli ve … sayılı belediye encümeni kararı ile … ada, … sayılı parselde 2981 sayılı Kanunun 10/c maddesi kapsamında yapılan düzenlemeye göre; 175 m² miktarındaki … ada, … sayılı parselin tamamının ... adına tescil edilmesine ve fazla verilen 104 m² yer için 119.600,00-TL bedel takdir edilmesine, … ada, … sayılı parseldeki ...’ın hissesinin tamamının bedele dönüştürülmesine ve 201.250,00-TL tutarında bedel takdir edilmesine karar verildiği,

Bu durumda; yargı kararlarının gerekçesi ile birlikte bir bütün olması ve yargı kararlarının gerekçesi ile birlikte değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerektiğinden, söz konusu parselasyonun anılan yargı kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine geri dönüşüm cetvelleri düzenlenerek ilk kadastral parsele (kök parsele) dönüldükten sonra yargı kararının gerekçesi dikkate alınarak yeniden parselasyon yapılması ve bu uygulamanın usulüne uygun bir şekilde ilan edilerek kesinleştirilmesinden sonra tescil başvurusu yapılmasının zorunluluk oluşturması karşısında, geri dönüşüm cetvelleri düzenlenmeden sadece 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca şuyulandırma cetveli düzenlenerek bu cetvelde belirtilen hisse durumunun ve uzlaşma tutanağında belirtilen kanuni ipoteklerin … ada, … sayılı parselin tapu kütüğüne tescili için … tarihli, … sayılı belediye encümen kararı alınmasında hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, tüm yargı kararlarının uygulanmasının kararın tarafı olan idari kurum ve kuruluşlar için Anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğu, bu ilkenin tek istisnasını fiili ve hukuki imkansızlık hâlinin oluşturduğu, bu itibarla bilirkişi raporunda parselasyonun dayanağı ıslah imar planı olduğundan 2981 Sayılı Kanunun 10/c maddesine göre yapılmasının uygun olduğu değerlendirilmiş ise de, … ada, … sayılı parselin bulunduğu alanda onaylı uygulama imar planı yürürlükte olduğundan meri uygulama imar planı doğrultusunda 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi ve İmar Kanunun 18 İnci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre parselasyon yapılmasının gerektiği ve bu bakımdan 2981 sayılı Kanunun 10/c maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına imkan bulunmamakta olup, mahkeme kararının uygulanması açısından "hukuki ve fiili imkansızlık" durumunun söz konusu olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu parseli kapsayan alanda 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca Üsküdar Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen parselasyona karşı ... tarafından açılan davada verilen yargı iptal kararının uygulanması amacıyla idarelerince tesis edilen işlemin büyükşehir belediyesince onaylanmayarak iade edilmesinin hukuka ve yargı kararlarına aykırı olduğu, bu durumun bilirkişi raporunda da tespit edildiği, idarelerince hatalı uygulamanın düzeltilmek istenildiği, yargı kararlarının gereklerine uyulmasının zorunlu olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile kesinleşmiş Mahkeme kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla ilçe belediyesince tesis edilen düzeltme işleminin büyükşehir belediyesince onaylanmayarak iade edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

1.İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … (eski …) Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca hazırlanan parselasyon Üsküdar Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilmiş ve ardından tapuya tescil işlemleri gerçekleştirilmiştir.

2.Anılan parselasyonda; ...’ın üzerinde bina bulunan … ada, … sayılı parseldeki 100/50280 hissesine karşılık 100 m2 yerinden 29 m2 düzenleme ortaklık payı (DOP) kesildikten sonra kalan 71 m²'nin tamamı 2.840.000-TL (Eski) tutarında bedele dönüştürülmüştür.

3.Parselasyonda; ...’ın 200/50280 hissesine karşılık 200 m2 yerinden 59 m2 DOP kesildikten sonra kalan 141 m2 miktarındaki yerine karşılık … ada, … parselde 175 m² alan tahsis edilmiş, fazla verilen 34 m2 için 1.360.000-TL (Eski) tutarında bedel belirlenmiştir.

4.... tarafından, anılan parselasyonun kendi taşınmazına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, dayanağı 1/1000 ölçekli ıslah imar planına uygun olmasına karşın 2981 sayılı Kanunun amacı doğrultusunda davacının parselindeki bina dikkate alınarak, zemindeki payını artırıp arttırmama miktarına göre borçlandırarak bir uygulama yapabilecekken, kendisine hiçbir imar parseli verilmeyen hak sahibi davacıya ait hisse miktarından düzenleme ortaklık payı kesilmesi suretiyle düşük miktarlı alan için ipotek alacaklısı yapılmasının mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu parselasyonun iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı verilmiştir.

5.Anılan kararın temyizi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 03/12/2012 tarihli ve E.2009/5738, K.2012/7047 sayılı kararıyla; 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılacak borçlandırma, ipotek tesisi gibi işlemlerin, küçük oranlarda hisseli taşınmazlar oluşturmayı önleme ve bu tür taşınmazlarda ferdileştirmeyi sağlıklı bir duruma getirme amacına yönelik bir uygulama olduğu, davacı hissesinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra kalan hissenin tümünün bedele dönüştürülmesi düzenleme esaslarına ve dağıtım tekniğine aykırı olduğundan Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı belirtilen gerekçeyle onanmıştır.

6.Dava konusu parselin bulunduğu alana ilişkin Örnek-Esatpaşa-Ünalan ve Fetih Mahalleleri Revizyon uygulama İmar Planı 13/02/2008 tarihinde onaylanmıştır (Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporuna göre).

7.Mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla; … ada, … sayılı parselde 2981 Sayılı Yasanın 10/C maddesi kapsamında Mahkeme kararı doğrultusunda düzenleme yapılmasına ve 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 29. maddesi uyarınca … ada, … sayılı parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesine “İmar Düzenlemesine” alındığına dair belirtme konulmasına dair Ataşehir Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı alınmıştır.

8.Daha sonra 2942/4650 Sayılı Kamulaştırma Kanununa Göre Uzlaşma Komisyon Tutanağı 24/03/2015 tarihinde imza altına alınmış ve bu tutanağa istinaden alınan … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı ile; … ada, … sayılı parselde 2981 Sayılı Kanunun 10/c maddesi kapsamında yapılan düzenlemeye göre ...'a … ada, … sayılı parselde tahsis edilen 175 m² miktarındaki hissenin tamamının bedele çevrilerek kendisinin ipotek alacaklısı yapılmasına; üzerinde kendisine ait bina bulunan bu alanın ... adına tahsis edilmesine; 175 m2 yüzölçümlü bu alanda fazla verilen 104 m2 yer için ...'ın, 71 m2 yer için de Ataşehir Belediye Başkanlığının ipotek borçlusu yapılmasına, hisse ve ipotek durumunun 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca tapu kütüğüne tescil için gönderilmesine ve bu suretle Mahkeme kararının uygulanmasına karar verilmiştir.

9.İlçe belediye encümenince alınan … tarihli, … sayılı karara ilişkin işlem sürecini ve teknik dokümanları içeren dosya, 5216 sayılı Yasanın 7.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi gereğince büyükşehir belediye encümenince de onaylanması için … tarihli ve … sayılı yazı ekinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderilmiş ise de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Harita Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı yazısıyla; imar uygulamasının 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7/b maddesine istinaden yapılan kontrol işlemleri dosyasındaki eksiklikler nedeniyle tamamlanamadığından ekteki rapor doğrultusunda (söz konusu raporda, alanda uygulama imar planının yürürlükte olduğu ve 3194 sayılı İmar Kanunu ile ilgili yönetmelik hükümlerine göre uygulama yapılması gerektiği yazmaktadır) yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek iade edilmiştir.

10.Bu kez, ilçe belediye encümenince alınan … tarihli, … sayılı karar ve ekleri, "...Mahkemenin iptal kararı bulunduğundan ve yapılan işlemlere tarafların da rızası olduğundan, Encümen kararı ile mahkemenin iptal gerekçesi dikkate alınarak düzeltme yapılabileceği ve bu durum, Belediyemizce uygulama esnasında yapılan maddi hata kapsamında Mahkeme kararının yerine getirilmesi şeklinde değerlendirilmektedir..." ifadelerine yer verilmek suretiyle, … tarihli ve … sayılı yazı ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 7/b maddesi gereği büyükşehir belediye encümenine gönderilmesi için tekrar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderilmiş, ancak ilçe belediye encümeninin söz konusu kararı büyükşehir belediye encümenine intikal ettirilmeden … tarihli, … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Harita Müdürlüğü işlemi ile iade edilmiştir. Bunun üzerine anılan son iade işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesi; "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.", 11. maddesi; "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.", 138. maddesinin son fıkrası; Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükümlerini kurala bağlamıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 28. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.", 3. fıkrasında; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir." hükümleri yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Hukuk devleti ilkesinin olağan bir sonucu olarak idarenin yargısal denetiminin yapılabilmesi gerekmektedir. Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan idarenin her türlü eylem ve işleminin yargısal denetime tâbi olacağı yolundaki âmir hüküm, belirtilen ilkenin somut hâlini teşkil etmektedir. Hukuk devletinin gereği olarak idarenin yargısal denetimi ancak idari yargı mercilerince verilen kararların, fiilî ve hukukî imkansızlık dışında gecikmeksizin yerine getirilmesi ile mümkün olacaktır.

Yukarıda yer verilen emredici hukuk kurallarına göre, idarelerin yargı kararlarını gecikmeksizin uygulaması yasal bir zorunluluk olup, idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmesi ya da eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda hukuk devleti olmanın da bir gereğidir. Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesi uyarınca idarenin mahkeme kararlarını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır. Başka bir deyişle, yargı kararlarının uygulanması bakımından idare ''bağlı yetki'' içerisinde bulunmaktadır. 2577 sayılı Yasanın 28. maddesinde öngörülen süre içerisinde Mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi durumunda, idarenin sorumluluğunun ortaya çıkacağı kuşkusuzdur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İdare Hukukunda "iptal" kararı, bir işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetleyen yargı organının işlemin geçerliliğini etkileyen bir sakatlık saptaması halinde, işlemin geriye yürür biçimde ortadan kalkmasını sağlayan bir yargı hükmüdür. Parselasyon yapılmış bir alanda tekrar parselasyon yapılabilmesi için; söz konusu parselasyon işleminin yargı kararıyla iptaline karar verilmesi, alanda yeni bir plan yapılması ya da mevcut parselasyon planında maddi hatanın bulunması gerekmektedir.

Yeni bir imar planı gerekçesi ile yeniden yapılan parselasyon işlemlerinde, önceki parselasyon işlemi hukuki varlığını koruduğundan, tescilli imar parselleri üzerinden tekrar düzenleme ortaklık payı (DOP) alınmaksızın dağıtıma tabi tutulması gerekli iken, mahkeme kararı sonucu "iptal" hükmü esas alınarak yeniden yapılan parselasyon işlemlerinde, önceki parselasyon işlemi hukuki varlığını yitirdiğinden, öncelikle tescilli imar parsellerinin DOP ve kamu ortaklık payı (KOP) paylarının iadesi suretiyle parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi ve böylelikle parselasyon öncesi hukuki duruma yeniden gelinmesinin sağlanması, sonrasında mer'i uygulama imar planı hüküm ve kararları da esas alınarak tespit edilecek düzenleme sınırı içerisinde hesaplanan DOP ve KOP oranları çerçevesinde parselasyon işleminin tesis edilmesi zorunludur. Nitekim Danıştay Altıncı Dairesinin 16/11/2016 tarihli, E:2014/1698, K:2016/7402 sayılı kararı da bu yöndedir. Yine, işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in ilgili maddelerinde de konuya ilişkin düzenlemelerin yukarıda açıklanan Danıştay içtihatlarına uygun şekilde ele alındığı görülmektedir..

Burada önemle belirtmek gerekir ki; müstakil veya az hisseli mülkiyet yapısının hisseli hale getirilmesi-hissedar sayısının artırılması ve/veya kadastral parselin eşdeğeri olmayan yerden imar parseli tahsisi yapılması gibi dava konusu parsele özel gerekçelerle parselasyonun iptali yolunda verilen Mahkeme kararları yeni yapılacak parselasyonda geri dönüşüm yapılarak kadastral parsel üzerinden uygulama yapılmasını zorunlu kılmamaktadır. Parsel bazlı iptal kararı verilmesi durumunda sadece uyuşmazlık konusu parselde ve/veya iptaline karar verilen parselasyondan etkilenen diğer parsellerde düzeltme yapılarak mevcut hukuka aykırılıklar giderilebiliyorsa parselasyonun tamamının iptali gerekmemektedir. İdare Mahkemesince, parselasyonun dayanağı imar planına uygun yapılmaması, düzenleme sınırının mevzuata uygun geçirilmemesi, DOP'un hatalı belirlenmesi veya eşitliğe aykırı şekilde uygulanması, parselasyonun dayandırıldığı mevzuat hükümlerinin parselasyon sahasının hukuksal durumuna ve taşıdığı özelliklere uygun olmaması, parselasyon işlemini kabul eden ve onaylayan mercilere ilişkin usul ve hukuka aykırılıklar gibi parselasyona ilişkin genel iptal sebebi oluşturan durumların varlığı halinde yargı yerince verilen iptal kararından sonra yapılacak parselasyonda ise mutlaka geri dönüşüm işlemi uygulanmalıdır. Bu suretle parselasyona tabi tutulan parsellerin parselasyondan önceki durumuna (kök parsel) ulaşılarak sil baştan hukuka uygun yeni bir parselasyon yapılması olanaklı hale gelir.

Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … (eski …) Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parseli kapsayan alana ilişkin 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca hazırlanan parselasyonun Üsküdar Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edildiği, anılan parselasyonda ...’ın üzerinde kendine ait bina bulunan … ada, … sayılı parseldeki 100/50280 hissesine karşılık 100 m2 yerinden 29 m2 düzenleme ortaklık payı (DOP) kesildikten sonra kalan 71 m²'nin tamamının bedele dönüştürüldüğü; ...’ın 200/50280 hissesine karşılık 200 m2 yerinden 59 m2 DOP kesildikten sonra kalan 141 m2 miktarındaki yerine karşılık ise … ada, … parselde 175 m² alan tahsis edildiği, fazla verilen 34 m2 için ipotek borçlusu yapıldığı; belirtilen parselasyonun iptali istemiyle ... tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği; davacı belediyenin yargı yerince verilen iptal kararının yerine getirilmesi amacıyla ...'a ait olan ve tamamı bedele dönüştürülen hisseyi temin için ...'ı ipotek alacaklısı yapmak üzere 2942/4650 sayılı Kamulaştırma Kanununa Göre Uzlaşma Komisyon Tutanağı düzenlediği; yargı kararı gereklerine uygun olarak düzenlenen uzlaşma komisyon tutanağının ... ve ...’ın açık rızalarını ihtiva eder şekilde imza altına alındığı; daha sonra davacı belediye encümeni kararı alınarak parselasyon işlemindeki maddi hatanın giderilmesi kapsamında yukarıda anılan mahkeme kararının gereklerinin yerine getirilmesine karar verildiği ve söz konusu ilçe belediye encümeni kararının onay için gönderildiği büyükşehir belediyesince iade edilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda uyuşmazlık konusu parselasyonun, dayanağı ıslah imar planına uygun şekilde 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca yapıldığı, parselasyonun Mahkemece iptaline karar verilmesi üzerine ilçe belediye encümeni kararı alınarak yargı kararının gereklerinin yerine getirilmek istenildiği tarihte ise uyuşmazlık konusu alanın uygulama imar planı kapsamında kaldığı görülmektedir.

Uygulama imar planının yürürlüğe girdiği bir alanda, imar planının uygulama işlemi niteliğindeki parselasyonun dayanağı imar planına uygun şekilde yapılmasının gerektiği ve bu gereklilik yerine getirilirken de yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanması suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.

Kural bu olmakla birlikte, somut uyuşmazlık yargı yerince iptaline karar verilen parselasyonun ilgili kısmının düzeltilmesine ilişkindir. Dolayısıyla yargı kararının gereklerini yerine getirmekle yükümlü olan belediyenin yapıldığı tarihteki koşullara uygun şekilde tesis edilen parselasyon işlemine iptal edilen kısımla sınırlı olarak bir müdahalesi söz konusudur. Bu müdahalenin ise âdeta yeniden parselasyon yapılıyormuş gibi mevcut mevzuat hükümlerinin uygulanması suretiyle yapılması gerekmemektedir. Parselasyonun yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun bir müdahale ile yargı kararı ile tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi işlemin hukuka uygunluğu için yeterlidir.

Öte yandan 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesine; 7221 sayılı Yasanın 7.maddesi ile; "Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir." ve 7221 sayılı Yasanın 9.maddesi ile de; "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir." fıkraları eklenmiştir. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in 37.maddesinde; "(1) Mahkeme kararında parsel bazlı iptal kararı varsa; mevcut imar parselleri üzerinden yapılabiliyorsa sadece o parsel ya da parsellere yönelik düzeltme yapılır. İptal kararına konu parselde, uygulama alanındaki diğer parsellerde etkilendiğinden düzeltme yapılamıyorsa; etkilenen diğer parseller de dikkate alınarak veya uygulama alanının tamamında yeni bir parselasyon planı yapılır. (2) Mahkeme kararıyla parselasyon planının, parselasyon planını onaylayan encümen kararının ya da ilgili kurum onayının iptal edilmesi halinde; geri dönüşüm işlemlerinin yapılarak parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi gerekmektedir. Ancak uygulama sahasında iptal edilen parselasyon planı sonucunda oluşan imar parselleri üzerinde; ihdasen oluşan taşınmazların satışı, yapı ruhsatı, kat irtifakı, kat mülkiyeti gibi tasarruflarda bulunulması halinde, bu tasarruflar ve mahkemenin iptal gerekçeleri de dikkate alınarak geri dönüşüm işlemleri ile birlikte aynı anda yeni bir parselasyon planının yapılması zorunludur. (3) Mahkeme kararında sadece eksik ya da hatalı görülen parselasyon planının düzeltilmesi isteniyorsa ve mevcut tescilli imar parselleri üzerinden yapılacak yeni bir uygulama ile mahkeme kararı gerekçeleri yerine getirilebiliyorsa, tescilli imar parselleri üzerinden yeni bir parselasyon planı yapılabilir. (4) Mahkeme kararı ile iptal edilen imar uygulamalarında, bedele dönüştürme işlemi var ise, geri dönüşüm işlemi ile birlikte alınan bedel, yapı sahibine değerleme oranına göre yeniden hesaplanarak iade edilir ya da yapılacak yeni parselasyon planında çıkacak değer üzerinden mahsuplaşılır." hükümleri düzenlenmiştir. Anılan hükümlerde, Mahkeme kararlarının uygulanmasında ortaya çıkan sorunları gidermeye yönelik olarak getirilen düzenlemelerin yukarıda yer verilen değerlendirmeler ile paralellik arz ettiği görülmüştür. Bu durumda, Mahkeme tarafından verilen iptal kararının gereklerini yerine getirmek amacıyla davacı belediyece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X): Dava, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … (eski …) Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca Üsküdar Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen parselasyona karşı ... tarafından açılan davada verilen iptal kararının uygulanması amacıyla (...'ın toplam 175 m² olan taşınmazı için 104 m² ...'dan kanuni ipotek alacaklısı, 71 m² Ataşehir Belediyesi'nden kanuni ipotek alacaklısı olmasına yönelik olarak) kabul edilen … tarihli, … sayılı Ataşehir Belediye Encümeni kararının 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasanın 7.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi uyarınca onaylanmayarak iade edilemesine ilişkin … tarihli, … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Harita Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Uyuşmazlıkta, dava konusu parseli kapsayan alana ilişkin yargı yerince iptaline karar verilen Üsküdar Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon İşleminin 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca tesis edildiği, belirtilen iptal kararından sonra ise alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 13/02/2008 tarihinde onaylandığı anlaşılmaktadır. 3194 sayılı Yasanın "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." hükmü yer almaktadır. 2981 sayılı Yasanın "Tapu verme" başlıklı 3290 sayılı Yasanın 4. maddesi ile değişik 10. maddesinin (c) bendinde; "İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastro müdürlüklerince de kullanılır.

Bu gibi arazilerde hisse sahiplerinin malik olduğu hisse üzerindeki temliki tasurruflar ve bunlarla ilgili takyitler 11/6/1945 tarih ve 4753, 19/7/1943 tarih ve 4486 sayılı Kanunlar, 775 sayılı Gecekondu Kanunundaki hükümler dahil, uygulamayı durdurmaz. Bu gibİ işlemlerde takyitler hisse sahibine isabet edecek müstakil parsele aynen nakledilir ve yapılan işlem Medeni Kanunun 927 nci maddesine göre hak sahibine bildirilir. Islah imar planı ile düzenlemeye tabi tutulan arsa ve arazilerin yeni sahiplerine verilmesinde valilik veya belediyelerce arsa ve arazilerin durumuna göre düzenleme ortaklık payı alınabilir. Bu gibi yerlere ait yapılmış olan özel parselasyon planı, ıslah imar planı olabilecek nitelikte olduğu belediye veya valiliklerce uygun görüldüğü takdirde aynen kabul edilerek tescil edilir.

Üzerinde yapılanma bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler valiliğin talebi üzerine, belediye veya özel idareler adına resen tapuya tescil edilir. Islah imar planlarında genel bütçeye dahil dairelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayrılan veya ayrılacak olan veya bir kamu hizmeti için lüzumlu görülen arsa veya araziler eski sahibi kamu idarelerine veya o işe tahsil edilmek üzere hazineye aynı şartlarla geri verilir. Islah imar planı yapılmış ve yapılacak bölgelerde bu Kanun kapsamına giren ve tapu tahsis belgesi verilen hazine arsa ve arazileri, iktisap tarihine bakılmaksızın aynı amaçta kullanılmak üzere ilgili belediyelere devredilir." hükmü düzenlenmektedir. Anılan hükümlerden, 2981/3290 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca yapılacak parselasyonun ıslah imar planına, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyonun ise uygulama imar planına dayanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Somut olayda, idari yargı yerince verilen iptal kararının gecikmeksizin yerine getirilmesi gerektiği ve bu kapsamda davacı Ataşehir Belediye Başkanlığınca da yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla işlem tesis edildiği açık ise de, davacı idare tarafından tesis edilecek işlemin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi hukuka uygunluğun sağlanması için gereklilik arz etmektedir. Bu itibarla artık 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yürürlükte olduğu bir alanda ıslah imar planının uygulama işlemi niteliğindeki 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca parselasyon işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararın onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2981 sayılı Yasanın 10/C maddesi kapsamında Mahkeme kararı doğrultusunda düzenleme yapılmasına ve 3194 Sayılı İmar Kanunu 2577 sayılı Kanun 4486 sayılı Kanunlar, 775 sayılı Gecekondu Kanunu 2981 sayılı Yasanın "Tapu verme" başlıklı 3290 sayılı Yasanın 4. maddesi ile değişik 10. maddesinin (c) bendinde; "İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca şuyulandırma cetveli düzenlenerek bu cetvelde belirtilen hisse durumunun ve uzlaşma tutanağında belirtilen kanuni ipoteklerin … ada, … sayılı parselin tapu kütüğüne tescili için … tarihli, … sayılı belediye encümen kararı alınmasında hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, tüm yargı kararlarının uygulanmasının kararın tarafı olan idari kurum ve kuruluşlar için Anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğu, bu ilkenin tek istisnasını fiili ve hukuki imkansızlık hâlinin oluşturduğu, bu itibarla bilirkişi raporunda parselasyonun dayanağı ıslah imar planı olduğundan 2981 Sayılı Kanunu 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca hazırlanan parselasyonun Üsküdar Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edildiği, anılan parselasyonda ...’ın üzerinde kendine ait bina bulunan … ada, … sayılı parseldeki 100/50280 hissesine karşılık 100 m2 yerinden 29 m2 düzenleme ortaklık payı (DOP) kesildikten sonra kalan 71 m²'nin tamamının bedele dönüştürüldüğü; ...’ın 200/50280 hissesine karşılık 200 m2 yerinden 59 m2 DOP kesildikten sonra kalan 141 m2 miktarındaki yerine karşılık ise … ada, … parselde 175 m² alan tahsis edildiği, fazla verilen 34 m2 için ipotek borçlusu yapıldığı; belirtilen parselasyonun iptali istemiyle ... tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği; davacı belediyenin yargı yerince verilen iptal kararının yerine getirilmesi amacıyla ...'a ait olan ve tamamı bedele dönüştürülen hisseyi temin için ...'ı ipotek alacaklısı yapmak üzere 2942/4650 sayılı Kamulaştırma Kanunu 2981 sayılı Kanun 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesi uyarınca yapılan parselasyonun iptali istemiyle ... tarafından açılan davada; 2981 sayılı Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 3194 sayılı İmar Kanunu 5216 sayılı Yasanın 7.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi gereğince büyükşehir belediye encümenince de onaylanması için … tarihli ve … sayılı yazı ekinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderilmiş ise de, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Harita Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı yazısıyla; imar uygulamasının 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 4650 sayılı Kamulaştırma Kanunu 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu K2981 md.7 K7221 md.9 K2577 md.49 K2577 md.2 K2577 md.28 K2981 md.4 K2577 md.45 K2981 md.18 K3194 md.18 K7221 md.7 K5216 md.7 K3290 md.18
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.