Esas No
E. 2010/11595
Karar No
K. 2012/4773
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Hukuk Dairesi

E. 2010/11595 K. 2012/4773 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11595, K. 2012/4773, T. 27.03.2012
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11595
Karar No
2012/4773
Karar Tarihi
27.03.2012
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Hukuk Dairesi         2010/11595 E.  ,  2012/4773 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 tarih ve 2004/112-2010/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin çok küçük yaşta yetim kaldığını, babası Osman’ın malvarlığının tümünün satılarak paraya çevrildiğini ve elde edilen 85 Altın liranın yetim kalan oğlu ... adına, Hassa Eytam Sandığına yatırıldığını, bu sandıktaki paraların önce Emlak Bankasına, daha sonra da Halk Bankasına intikal ettiğini ileri sürerek, müvekkillerinin davalı bankaya ortak olup olmadıklarının tespitini, ortaklığın tespiti halinde pay defterine yazılmasını, bu olmadığı takdirde miras şirketinin alacağı olan altın miktarının tespitini, şimdilik 500 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu olaya ilişkin kayıtların izlendiği T.Emlak Bankası Ankara Merkez Şubesi'nin Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından devralındığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Eytam hesaplarından davalı bankanın sorumlu bulunduğu, bu durumda kendisine husumet yöneltilebileceği, ancak ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, Eytam Sandığı'na yatırılan paranın tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yapılan tüm araştırma ve incelemeye rağmen davacıların murisi ... adına Eytam Sandığı'na yatırılmış bir para bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 24.11.2004 gün ve 22312 sayılı yazısında, 22 Mayıs 1926 tarih ve 844 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince Eytam Sandıkları'nın tasfiyesinin 27.03.1940 tarihinde tamamlanarak tasfiye ile ilgili genel bilanço, komisyon mazbatası ve kararlarının, tasfiye komisyonunun 9.5.1936 tarih ve 169 sayılı mazbatası ve komisyon kayıtlarının dayanağını teşkil eden belgeler ile devredilen alacak cetvellerinin tamamının bordro mukabilinde Maliye Bakanlığı'na tevdi edildiği, 16 Ekim 1965 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulamasına Dair Tüzük'ün 18/son maddesi ve fıkrasındaki, küçüğe ait paraların 4947 sayılı T.Emlak Kredi Bankası Kanunu'nun geçici 6. maddesi gereğince T.Emlak Kredi Bankası'na devir muamelesi yapıldıktan sonra, şubesi bulunan yerlerde bu bankaya, şubesi bulunmayan yerlerde T.C.Ziraat Bankası'na yatırılacağı hükmü uyarınca T.Emlak Kredi Bankası'na devredilen ve henüz hak sahiplerine ödenmemiş paraların, sözü edilen kanunun geçici 6. maddesindeki yetkiye dayanılarak, devir işleminin, ilgili banka şubelerine bildirilmek üzere, Adalet Bakanlığı'nca 15 Temmuz 1967 tarihinde T.C. Ziraat ve T.Emlak Kredi Bankası Genel Müdürlükleri'ne bildirildiği, ayrıca 30.6.1966 tarihi itibariyle ödenmemiş paraları gösterir cetvellerin aynı tarihli yazı ile Yüksek Hakimler Kurulu'na gönderilerek, bu paraların hak sahiplerine intikalinin temini zımnında ilgili yerlerdeki tereke hakimliklerinin keyfiyetten haberdar edilmesinin istenildiği ve Yüksek Hakimler Kurulu'nun 27.7.1967 gün ve 10 sayılı kararı ile tereke hakimliklerine duyurulduğu, bu husus gözetilerek hak sahiplerinin bulunduğu yerlerdeki banka şubeleri ile tereke hakimliklerinden istenilen bilgilere ulaşılabileceği bildirilmiştir. O halde, mahkemece davacıların murisinin bulunduğu yerlerdeki tereke hakimliklerinden ve T.C. Ziraat Bankası ile varsa T.Emlak Bankası Şubesi'nin devredildiği banka şubelerinden de adı geçen muris adına Eytam Sandığı'ndan devredilen bir para olup olmadığının araştırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog