Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1034 E. , 2023/7169 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … mahallesi, … mevkiinde bulunan … parsel sayılı taşınmazın, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında doğrudan satışının yapılması istemiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; tapu kaydına göre 2/B kapsamında tarla vasıflı olan dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin halen plansız bir alan niteliğinde olduğu dikkate alındığında, hiçbir plan ve projesi henüz ortada bulunmayan ve Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen "Rezerv Yapı Alanı" kararı ile bu yerin "Kanal İstanbul Projesi" ile etkileşim içinde olabileceğine ilişkin belirsizlik taşıyan Bakanlık ve TOKİ görüşleri doğrultusunda davacıya yasa ile tanınan bir hakkın kısıtlanmasının, Anayasada temel haklar arasında yer alan "mülkiyet hakkına" müdahale teşkil edeceği gibi, imar planları ile kamu hizmetlerine ayrılmayan 2/B kapsamındaki bu yerin 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kullanıcısı olan davacıya satılmasına engel bir durumun da söz konusu olmadığının görüldüğü, bu durumda, davacının doğrudan satış başvurusunun, 6292 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamındaki koşulların taşınıp taşınmadığı bağlamında incelenmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir irdeleme yapılmaksızın, davacının başvurusunun zımnen reddedilmesine yönelik işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının satış başvurusunun uygun görülmediğine dair Maliye Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısı mevcut ise de, söz konusu olumsuz görüşün Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısına istinaden verildiği, buradan hareketle, taşınmazın satışının uygun görülmediğine yönelik münhasıran Maliye Bakanlığınca bir belirlemede bulunulmadığı; öte yandan, uyuşmazlığa konu taşınmazın halihazırda "Maliye Hazinesine" ait olduğu, 6292 sayılı Kanunda yer verilen şartların sağlanması halinde davacıya satışının mümkün olabileceği dikkate alındığında, ortada, davacının mülkiyet hakkına yönelik bir müdahalenin varlığından bu aşamada söz etmeye olanak bulunmadığı; diğer taraftan, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, davacının söz konusu taşınmazı satın alabilmesi için aynı Kanunun 6. maddesinde aranılan şartları sağlaması gerektiğinde duraksama bulunmadığı, bu nedenle, bakılmakta olan davada verilen iptal kararı, davacının doğrudan hak sahibi olmasını sağlamayacağından, davacının 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki şartları sağlayıp sağlamadığının davalı idarece tespit edilmesi gerektiği açıklamasıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlardan olması nedeniyle 6292 sayılı Kanun'un 6/12. maddesi uyarınca satılmasının uygun olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: 6292 sayılı Kanun'un 6/12. maddesinde özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken taşınmazların hak sahiplerine satılmayacağı düzenlenmiş olup, dava konusu taşınmazın da 6306 sayılı Kanuna göre rezerv yapı alanında kalması nedeniyle özel kanun kapsamında değerlendirilmesi uygun olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, bu taşınmaz yerine rayiç bedeline uygun başka bir taşınmazın davacıya satılacağının tabii olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … mahallesi, … mevkiinde bulunan, … parsel sayılı taşınmazda 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında hak sahibi bulunduğu gerekçesiyle taşınmazın doğrudan satışının yapılması istemiyle idareye başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun süresinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine, oluşan zımni ret işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış" başlıklı 6. maddesinde; "(1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır." düzenlemesi, aynı maddenin 12. fıkrasında; "Bu maddeye göre hak sahiplerine doğrudan satılması gereken taşınmazlardan ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan ya da Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ile ilgili idarelerce bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde idareye bildirilmesi şartıyla özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gerekenler ile içme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren üç yüz metrelik bant içerisinde kalan yerler hak sahiplerine satılmaz. Bu taşınmazların yerine istenilmesi hâlinde hak sahiplerine, hak sahibi oldukları taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmaz, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davalı idarece davacının başvurusuna süresinde cevap verilmeyerek başvuru zımnen reddedilmiş ise de, davalı idarece verilen savunma dilekçesi ve eklerinde bulunan evraklardan da anlaşıldığı üzere, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Genel Müdürlüğünün, dava konusu yerin "Rezerv Yapı Alanı" olarak belirlenen alanda kaldığı ve "Kanal İstanbul Projesi ile etkileşim halinde olabileceği kanaatine varılan taşınmazların satılmasının uygun görülmediğine" ilişkin görüşü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği taşınmazın da aralarında bulunduğu alanla ilgili "Arnavutköy ilçesi, ... mahallesinde yer alan Maliye Hazinesi mülkiyetindeki 170 adet taşınmazın Bakanlık Makamı'nın 06.05.2013 tarih ve 2130 sayılı Oluru ile belirlenen kamulaştırma sınırı ve 13/08/2012 tarih ve 2012/3573 sayılı Bakanlar Kurulunca belirlenen Rezerv Yapı Alanı sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından, ileride yapılması düşünülen kamu yatırımları kapsamında değerlendirileceğinden, idaremizce muvafakat edilmemektedir." yönündeki görüşü sebebiyle, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 12. fıkrası kapsamında davacının doğrudan satış talebinin olumlu değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ilk defa 08/09/2012 tarih ve 28405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/3573 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve ardından 30/04/2014 tarih ve 28987 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2014/6028 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sınırları yeniden belirlenen "rezerv yapı alanı" içinde kalmaktadır.
Bu bakımdan, her ne kadar uyuşmazlık konusu alana ilişkin işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla kesinleşmiş imar planı ve proje bulunmamakta ise de, Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen "rezerv yapı alanı" içinde kalan, afet riskini bertaraf etmek için kullanacak olan ve bu nedenle kamunun elinde kalmasında kamu yararı bulunan, TOKİ ile imzalanan protokol uyarınca proje gerçekleştirilmesi kararlaştırılan ve bu kapsamda kamulaştırma işlemleri yapılan alanda bulunan dava konusu taşınmazın, tüm bu nitelikler uyarınca kamu hizmetlerine ayrılan taşınmaz olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu alana ilişkin (işlem tarihinden sonra) onaylı İstanbul ili, Yenişehir (Avrupa Yakası) Rezerv Yapı Alanına İlişkin 1/5000 Ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı ve bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 Ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planının da askıya çıkarıldığı görülmüştür. Bu itibarla, kamu hizmetine ayrılan dava konusu taşınmazın satılması mümkün olmadığından, satın alma isteminin reddine dair işleme karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4.Kesin olarak 13/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.