11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/11404
- Karar No
- 2012/3354
- Karar Tarihi
- 07.03.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/11404 E. , 2012/3354 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2010 tarih ve 2007/290-2010/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların, müvekkilinin 2007/02308 sayılı "Pantolon" ve 2007/03253 sayılı "Pantolon, Etek, Takım Elbise" tasarımlarının birebir aynısını, taklit edip imal ve satışa sunmak suretiyle müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, 10.000,00 TL. maddi ve 5.000,00 TL. manevi olmak üzere toplam 15.000,00 TL.tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Alkış Tekstil Ürünleri San.ve Tic.A.Ş. vekili, diğer davalının işyerinde bulunan ve tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ürünlerin, diğer davalının siparişi üzerine ve verdiği örnek model esas alınarak imal edildiğini, imal edilen ürünlerin 02.05.2007 tarihli fatura ile diğer davalıya teslim edildiğini, bu tarih itibariyle davacının henüz tasarım tescil başvurusu bulunmadığından tasarım hakkına tecavüzden sözedilemeyeceğini savunmuştur.
Davalı ... Tekstil Toptan Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikleri bulunmayan, evvelce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş nitelikteki tasarımlar olduğunu, davacı aleyhine tasarımın hükümsüzlüğü davası açıldığını, tecavüz oluşturduğu iddia olunan ürünlerin davacının tasarım başvurusundan önce teslim alındığını ancak teslim alınan toplam 220 adet ürünün satışa sunulmadığını, davacının taleplerinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporuna dayanılarak, davalıların elinde bulundurdukları tekstil ürünlerinin, davacının çoklu tasarımlarından taklit edilmek suretiyle oluşturulduğu, davalıların tescilli tasarıma tecavüz oluşturan eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesi ile, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'ine, 6.624,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, tescilli tasarıma tecavüz ve bu surette haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı müvekkilinin tescilli tasarımına konu ürünlerin, davalılar tarafından izinsiz olarak üretilmek ve satışa sunulmak süretiyle tasarım hakkına tecavüz ve bu surette haksız rekabette bulunulduğunu ileri sürmüş, davalılar ise dava konusu ürünlerin davacının tasarım başvurusundan önce üretildiğini savunmuşlardır. 554 sayılı KHK'nin 23. maddesi uyarınca, "Tescil başvurusunun yapıldığı tarihten veya rüçhan hakkı tarihinden önce, tescilli tasarımın koruma kapsamına giren ve tescilli tasarımdan bağımsız olarak geliştirilmiş ve o tarihte henüz kamuya açıklanmamış bir tasarımı kullanmaya başlamış veya kullanımı için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişi veya kişilere karşı, bu kişi veya kişilerin iyi niyetli davranmış olmaları koşuluyla, tasarımı kullanmaya devam etmelerini veya kullanmaya başlamalarını önlemeye, tasarım hakkı sahibinin yetkisi yoktur.."
Bu durumda, davacının tasarım tescil başvurusunun 07.05.2007 tarihi olmasına, davalıların dava konusu ürünleri tescil başvurusundan önce ürettiklerini savunmalarına, keza bu duruma ilişkin olarak sunulan 02.05.2007 tarihli faturanın sonradan düzenlendiğine dair kanıt bulunmamasına göre, mahkemece, 554 sayılı KHK'nin 23. maddesi değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.