8. Hukuk Dairesi 2022/3436 E. , 2024/3037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Çağlayancerit ilçesi ... Köyünde yer alan 144 ada 2 parsel sayılı 115 hektar 1486.86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yayla olarak sınırlandırılıp özel siciline kaydedilmiştir.
Davacı, taşınmazın bir bölümünün babası ...’e ait tarım alanı iken ölümü ile kendisine kaldığını ileri sürerek tesbitin iptali ve adına tescili istemi ile kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro Mahkemesince davanın askı ilân süresinden sonra açılmış olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi, kamu malı niteliğindeki yaylaların zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20 Hukuk Dairesinin 07.02.2013 tarihli ve 2012/9841 Esas, 2013/913Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; "Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın yaylaların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gerekçesi ile hüküm kurulmuşsa da, davacının iddiası, dava edilen taşınmaz bölümünün yayla olmadığı yolunda olup tarafların delilleri toplanıp değerlendirilmeden hüküm kurulduğu, bu nedenle, Mahkemece; tarafların iddia ve savunmalarını alınıp tüm delillerini toplanarak taşınmazın yayla, orman, mera gibi zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olup olmadığının ve bu tür yerlerden değilse, davacı yararına kazandırıcı zaman aşımı koşullarının oluşup oluşmadığının tesbiti gerektiği,taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunup bulunmadığının araştırılması, kesinleşen orman kadastrosunun bulunmaması halinde, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, bu belgeler uygulanarak taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi;kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu belirlendiği takdirde ise kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması,yapılacak bu uygulamalara göre taşınmazın yayla, orman, mera gibi yerlerden olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu saptanırsa bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması ,ayrıca dosya arasında “ bu yerde orman kadastro çalışmalarına 14.09.2010 tarihinde başlanmış olduğu”nu bildiren bir orman işletme müdürlüğü yazısı olduğu görüldüğünden, bu husus tam olarak açıklığa kavuşturulup davanın devamı sırasında yapılan bir orman kadastrosunun bulunması halinde, davanın orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşüp dönüşmediğinin tartışılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; dava konusu taşınmazın yaylak niteliğinde olduğu ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.