T. C. ANKARA 2.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/397 Esas - 2023/72
T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin Dava Tarihi : 02/08/2022 Karar Tarihi : 09/03/2023 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 09/03/2023
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacının davalı firmanın... başvuru numaralı "...” ibareli markasının 03. ve 05. sınıftaki mallar açısından tescili talebinin ilanına karşı, önceki tarihlerde tescilli “...” ibareli markasına ve 6769 s. SMK’nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 maddelerine dayalı olarak dosyaladığı itirazların diğer davalı TÜRKPATENT tarafından nihai olarak reddedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduklarını, karşılaştırılan markaların her ikisinin de sadece birer kelimeden ibaret olduğunu, bu kelimelerin aralarında da tek bir harf değişikliğinin olduğunu, ibarelerde yer alan diğer yedi harfin, dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olduğunu, karşılaştırılan markaların başlangıç kısımları da birebir aynı şekilde "DERMA" olduğundan bu markalar arasında görsel ve işitsel yönden çok ciddi bir benzerlik olduğunu, ayrıca taraf markalarının benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, bu emtiaların farklı sınıflar altında yer almalarının bunların benzer olmadığı anlamına gelmediğini, zira davacının markasının kapsamına genel olarak tıbbi (diş hekimliği dahil) aletler ve malzemeler, dava konusu edilen markanın kapsamına da genel olarak tıbbi (diş hekimliği dahil) bakım ürünleri, tıbbi amaçlı maddeler ve takviyeler, diş hekimliği ürünleri girdiğini, bahse konu malların kullanım alanlarının (tıbba ve sağlığa yönelik mallar, tıbbi alet, madde ve malzemeler sektörü), kullanım amaçlarının (tıbbi amaçlar, sağlığın korunması ve elde edilmesi), kullanıcılarının (işbu amacı elde etmek isteyen tüketiciler) birebir aynı olduğunu, ticari kaynakları arasında da yakın bir benzerlik bulunduğunu, bu durumun ilgili malların satış, pazarlama ve dağıtım yollarının da fiilen aynı olmasına sebebiyet verdiğini, ayrıca bu ürünlerin birbirlerini tamamladıklarını, dava konusu edilen markanın kapsamına giren diğer emtiaların da genel olarak sağlığa yönelik olması ve sağlığın korunması bakımından gerekli olması nedeniyle davacının markasının kapsamındaki emtialarla yine benzer olduklarını, dolayısıyla markaların ortalama tüketici tarafından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, taraf markalarının kapsamına giren bu emtiaların ortalama bir tüketicinin düzenli olarak tükettiği, sıradan, ciddi bir yatırım gerektirmeyen ve uzman nitelikte olmayan tüketicilerin de herhangi bir uzman yardımı olmaksızın serbestçe kullanabileceği ve temin edebileceği emtialar olması nedeniyle taraf markalarının ortalama seviyedeki tüketicilere hitap ettiğinin kabulünün gerektiğini, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı "..." markasının tanıtımına ciddi bir emek harcadığını ve ciddi yatırımlar yaptığını, bu yüzden de dava konusu edilen markanın tescil edilmesi halinde davacının tanınmış markasının ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, markanın itibarına zarar geleceğini ve davalının bu markanın tanınmışlığından haksız bir fayda elde edeceğini, davacının tescilli ve tanınmış markasının uzun yıllardır aktif ve yoğun bir şekilde kullanıldığı ve piyasadaki bilinirliği yüksek tanınmış bir marka olduğu dikkate alındığında davalının marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının da açık olduğunu, davalı tarafından başka sayısız ifadeyi seçme olanağı mevcutken, davacının tescilli ve tanınmış markasına son derece benzer olan ve aynı esas unsuru içeren markayı tercih etmiş olmasının da davalının kötü niyetinin göstergesi olduğunu ifade ederek, TÜRKPATENT YİDK’nın 03/08/2022 tarih ve... sayılı kararının iptaline, 2020/138313 sayı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevaplarında özetle; somut olayda karşılaştırılan markaların benzer olmasına rağmen dava konusu edilen markanın kapsamında kalan mallar açısından iltibas tehlikesinin bulunmadığını, zira davacının markasının dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 03 ve 05. Sınıflara giren emtialar açısından tescilli olmadığını, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde çekişme konusu emtialar açısından markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, diğer taraftan somut olayda davacının SMK m. 6/3, m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğunu ispat edemediğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının... sayılı "..." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu... sayılı "..." ibareli marka için davalı tarafından 09/11/2020 tarihinde 03,05.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun yayınına karar verildiği, ilana karşı davacının... "..." ibareli markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın reddine karar verildiği, karara karşı davacının yeniden itirazda bulunduğu, TÜRKPATENT YİDK’nın 03/08/2022 tarih ve... sayılı kararı ile davacı itirazlarının reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı firmanın tescil ettirmek istediği marka ile davacının itirazlarına/davasına mesnet aldığı tescilli markası, markaları oluşturan unsurların birebir aynı olmadığı gözetildiğinde, markaların ayniyetinden söz edilemeyecektir.
Davacının markası, renk ve şekil unsurlarından yoksun bir kelime markadır; işarette düz yazım karakterindeki lacivert renkli büyük harflerle yazılmış “...” ibaresi tek unsur olarak kullanılmıştır ve bir bütün olarak markanın esas unsurudur. Dava konusu edilen marka da, kelime markası hüviyeti baskın olan bir işarettir; işarette yeşil renkli dikdörtgen bir zemin üzerine düz yazım karakterindeki beyaz renkli harflerle sadece baş harfi büyük olacak şekilde “...” ibaresi yazılmıştır ve bu ibarenin de bir bütün olarak markanın esas unsurudur.
Taraf markalarında esas/tek unsur hüviyetinde kullanılmış olan “...” ve “...” ibarelerinin ihtiva ettiği sekiz harften yedisi aynıdır ve aynı dizin içerisinde yer almaktadır. Diğer bir ifadeyle; karşılaştırılan ibarelerin sadece yedinci harfi farklıdır, diğer tüm harfleri, dizinleri de aynı olacak şekilde aynıdır. Bu durum, bu ibarelerin yakın benzer olmasına sebebiyet vermektedir. Dava konusu edilen markada kullanılmış olan renkli zemin unsuru ve taraf markalarında harflerin büyük/küçük harflerle ve farklı renklerde yazılmış olması, işaretleri “birebir aynı” olmaktan çıkarmakta, ancak SMK’nın 6/1 hükmü kapsamında “ayırt edilemeyecek derecede benzer” olma durumundan kurtaramamaktadır. Zira; aralarında bir/birkaç harf değişikliği olan sözcüklerin esas unsur olarak kullanıldığı markalar arasında benzerlik olduğu hususunda Yargıtay’ın artık iyice yerleşmiş bir içtihatı vardır. Ayrıca; ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte olup, tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklanmaktadırlar. Somut uyuşmazlıkta da taraf markalarını oluşturan kelime unsurlarının baş kısmı/ilk altı harfi, yine dizinleri de ortak olacak biçimde, aynıdır. Yerleşik içtihada göre de; potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır. Davacının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...”li markasıyla karşılaştığında bu markaları “benzer bulması ve karıştırması” ihtimal dahilindedir.
Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da net bir sonuç vermektedir; dava konusu edilen markalarda geçen kelime unsurlarının sekiz harfinden yedisinin, dizinleri de aynı olcak biçimde ortak olması, kelimelerin okunuşlarını, kulakta bıraktıkları “tını”ları yakın derecede benzer kılmaktadır. İşaretlerin kavramsal açıdan karşılaştırılması neticesinde de, “...” ve ...” ibarelerinin yaygın olarak bilinen herhangi bir dilde ve Türkçe’de yerleşik bir anlamı olmadığından, yani söz konusu ibareler orijinal birer kelime olduğundan, karşılaştırılan işaretlerin kavramsal açıdan da farklı olmadıkları, tüketicinin zihninde farklı birer algı oluşturmadıkları; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal/kavramsal açılardan yakın bir benzerlik olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraf markaları farklı sınıflara giren emtialar için tescillidir/tescil edilmek istenmektedir. Ancak; davacının markasının kapsamına giren “diş hekimliği için alet, cihaz ve mobilyalar” ile dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan, “alet ve cihazlar hariç” olduğu özellikle vurgulanmış olsa da, diş hekimlerine hitap eden “Diş parlatma ve beyazlatma maddeleri. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri” açısından, “benzerlik” kriterlerinin hemen hemen hepsinin karşılandığı, zira bu emtialar diş hekimlerine hitap ederler, diş hekimlerinin ihtiyaçlarını karşılarlar, dağıtım kanalları aynıdır, birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri bulunur ve benzer markaları bu farklı sınıflardaki emtialarda gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurması ihtimal dahilindedir. Ancak aynı tespitler, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan, diş bakım ürünleri dahil olmak üzere, temizlik, yüzey parlatma amaçlı emtialar, diyetetik maddeler, zararlı bitki ve hayvanları yok edici maddeler ve hava temizleyici/kötü koku giderici maddeler yönünden yapılamamaktadır; zira; bu emtialar birbirlerinden çok farklı alıcı çevrelerine hitap ederler, benzer ihtiyaçları gidermezler, son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profilleri çok farklıdır, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olduğundan bahsedilemez, birbirleri yerine ikame imkânları veya birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri de yoktur, benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal vehizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurmasının rasyonel bir sebebi de yoktur, aralarında bir ham madde/mamul/yarı mamul ilişkisinden de bahsedilemez.
Neticede, davalının dava konusu edilen markasının kapsamında kalmış olan emtialardan, sadece; “Diş parlatma ve beyazlatma maddeleri. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri” ile davacının markasının kapsamına giren; “Diş hekimliği için alet, cihaz ve mobilyalar” arasında emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, diğer emtialar açısından ise bu şartın gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Taraf markalarınının kapsamına giren emtiaların hitap ettiği ortalama tüketicinin seviyesi de, markaların karıştırılması ihtimalinin değerlendirilmesinde önem arz etmektedir. Ortalama tüketicinin dikkat düzeyi, mal ve/veya hizmetlerin türüne göre değişebilmektedir. Eğer söz konusu olan mal ve/veya hizmet, kitlesel tüketim mal veya hizmetleri ise, ortalama tüketici makul derecede iyi bilgilendirilmiş ve bu derecede tedbirli, dikkatli kimsedir. Söz gelimi çiklet, çikolata, bisküvi gibi fiyat bakımından ucuz ürünlerin satın alınmasında tüketiciden beklenen dikkat düzeyi düşük olacaktır. Aynı şekilde, nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerin alınması sırasında gösterilen özenin düşüklüğü, markalar arasında daha açık farklılıklar bulunmasını gerektirir. Yani, “ortalama tüketici”nin seviyesi, ilgili mal ve/veya hizmetlerin hangi tüketici kitlesine hitap ettiğinin tespit edilmesiyle bulunur. Mal/hizmetlerin günlük tüketim niteliği, hızlı alım satıma konu olması, ucuz olması ve önceki markanın hafızada bıraktığı izin tüketicinin tercihinde önemli etken olması gibi faktörler, ilgili “ortalama tüketici”nin seviyesinin belirlenmesinde önem arz eder. Örneğin, söz konusu mal/hizmet, toplumun sadece bir kesimini ilgilendiren, teknik veya özel bir mal/hizmet ise, bu kesimin eğitim ve bilgi düzeyi dikkate alınacaktır. Ya da örneğin, sadece eczanelerde ve reçeteli olarak satılan ilaçlar, doğrudan insan sağlığını ilgilendirdiğinden, hayati öneme sahip oldukları için bu gibi ürünleri satın alacak olan kimseler daha dikkatli olacaklardır. Ayrıca bu tür ürünler genellikle tıp doktorları ve eczacılar tarafından önerilip kullanıldığından ve dahi bir kısmının da reçete ile satışları zorunlu olduğundan, gösterilen dikkat ve kullanılan mesleki bilgi seçici olacaktır.
Somut olay açısından; davalının markasının kapsamında kalmış olan 03 ve 05. Sınıflara giren emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyesine bakıldığında; bunlardan “diş hekimliği için ürünler” haricinde kalanların daha ziyade günlük tüketime hitap eden, nispeten ucuz fiyatlara satılan ürünler olduğu, yine de kişisel bakım, temizlik veya sağlık ile ilintili olmaları nedeniyle satın alındıkları anda daha dikkatli bir incelemeye tabi tutulmaları gerektiği/tutulmalarının beklenebileceğinden, bu emtiaların hitap ettikleri tüketicilerin söz konusu emtiaları satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz mal alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiği, yani söz konusu tüketici kitlesinin bu malları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin ortalamanın altında olmadığı anlaşılmıştır. Karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkışında mal ve hizmetler arasındaki daha az bir benzerliğin markalar arasındaki daha yüksek bir benzerlik düzeyi ile dengelenebileceği kabul edilmektedir.
Somut olay açısından bakıldığında; esas/tek unsuru konumunda kullanılmış olan “...” ve “...” kelimeleri arasında, yedi harfin dizinleri de dahil olacak şekilde ayniyetinden hareketle, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer oldukları, ancak; davacının markasının tescilli olduğu emtialar ile davalının markasının kapsamında kalmış olan emtialardan sadece “Diş parlatma ve beyazlatma maddeleri. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri” yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan diğer emtialar ile davacının markasının kapsadığı emtiaların benzer/türdeş/ilintili emtialar olarak nitelendirilemeyeceği, bu emtiaların birbirleriyle bağlantısı/alakası olmadığı, zaten de bu emtiaların hitap ettiği tüketici/alıcı kitlesinin de bilinç/dikkat/özen/ seçicilik seviyesinin ortalamanın altında olmadığı, bu yüzden de söz konusu emtialarda “.../...”lu işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar tarafından kullanılması halinde alıcıların/tüketicilerin söz konusu ürünlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, tüketicilerin/alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayacakları ve her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünme ihtimallerinin olmadığı, davalının markasının, davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratmayacağı;
Bu nedenlerle de, somut olayda, markalar arasında, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan emtialardan sadece; “Diş parlatma ve beyazlatma maddeleri. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri” yönünden, karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu, diğer emtialar yönünden ise bulunmadığı kanaatine varılmıştır. DAVACININ ÖNCEKİ KULLANIMA DAYALI GERÇEK HAK SAHİPLİĞİ İDDİASININ DAVALININ... SAYILI MARKASININ TESCİLİNE/HÜKMÜNE ENGELİ/ETKİSİ:
Davacı taraf; dava konusu edilen “...” ibaresinin aynısının, davalının markasının tescili kapsamında kalmış olan 03 ve 05. Sınıflara giren emtialarda, kendisi tarafından uzun yıllardır ciddi ve yoğun bir biçimde, Türkiye genelinde kullanıldığını ve bu şekilde gerçek hak sahipliğinin doğduğunu tevsik eden herhangi bir delili, dava/marka işlem dosyasına sunmadığı, bu nedenle de; somut olayda, davacının önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının dava konusu markanın kapsamına alınmak istenilen emtialarda tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı kanaatine varılmıştır. DAVACININ İTİRAZLARINA/DAVASINA MESNET ALDIĞI MARKASININ TANINMIŞLIĞI İDDİASININ DAVALININ... SAYILI MARKASININ TESCİLİNE/HÜKMÜNE ENGELİ/ETKİSİ:
Davacının dava/marka işlem dosyasına sunduğu belge ve delillerden, “...” markasının davacı tarafından esas olarak kronik açık yaraların hızlı ve etkili tedavisi için üretilmiş, insan derisinin doğal bileşenlerinden oluşan bir yara örtüsü kremi tescilli marka olarak kullanıldığı görülmekte ise de; bu haber görsellerinden, davacının “...” markalı ürünlerinin ilaç sektöründeki bilinirliği, bu markanın tanıtımı için yapılan harcamalar, bu markalı ürünlerin pazar payı, cirosu, yaygın kullanımı vs. anlaşılamadığından, bu delillerin daha ziyade, davacının “...” markasının inovatif/Ar-Ge faaliyetleri neticesinde, akademisyenlerden destek alarak üretilmiş bir kremde mutad biçimde kullanıldığını tevsik edebilecek nitelikte, nicelikte ve içerikte delil oldukları anlaşıldığından, davacının “...” markasının ilaç sektöründe (dahi) bilinir bir marka olduğunun ispat edilemediği; ayrıca da, davacının markasının tanınmışlığı ispat edilebilseydi dahi, somut olayda SMK m. 6/5 hükmü gereğince tanınmış marka korumasından yararlanılabilmesi için, davalının başvuruya konu markasının, davacının markasının bu tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşmuş olduğunun/oluşmasının olası olduğunun da ispat edilebilmesi gerekmektedir. Davacının SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların gerçekleştiğine/gerçekleşmesinin olası olduğuna dair herhangi bir delil sunmamış olduğu gözetildiğinde, somut olayda, SMK m. 6/5 hükmünün uygulanması şartlarının oluştuğu doğrudan söylenemeyecektir. Taraf markalarının benziyor olması ve hatta davacının markasının “sektörel tanınmış” olması, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların “otomatikman” gerçekleştiği veya gerçekleşebileceği anlamına gelmez. Tanınmışlığın varlığı koşulu sağlanmışsa, inceleme, önceki/tanınmış markanın zarar görecek şekilde etkilenmesi koşulu ile devam etmelidir. Bu koşulun gerçekleşme ihtimali, haklı sebeplerle ve mantıklı argumanlarla ortaya konulmalıdır, öyle, ki; davalının markasının tescil edilmesi halinde, hayatın olağan akışı içinde SMK 6/5 maddesinde sayılan durumların ortaya çıkmasının gerçekten olası olduğu yönünde bir kanaat hâsıl olmalıdır. Neticede; SMK 6/5 maddesi hükmünde aranan durumların somut olayda ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. DAVACININ KÖTÜ NİYETE İLİŞKİN İDDİALARININ DAVALININ... SAYILI MARKASININ TESCİLİNE/HÜKMÜNE ENGELİ/ETKİSİ:
Davalının dava konusu edilen "..." işaretini kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla hareket ettiği veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına herhangi bir somut delil sunulmamış olduğundan, davalının kötü niyetinin ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Neticede, dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;
Taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğu, davalının dava konusu edilen markasının kapsamında kalmış olan, “Diş parlatma ve beyazlatma maddeleri. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri” emtiaları yönünden somut olayda emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, diğer emtialar yönünden ise gerçekleşmediği, davalının markasının kapsamında kalan emtiaların hitap ettiği tüketici/alıcı kesiminin, bu emtiaları satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin ortalamanın altında olmadığı, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan; “Diş parlatma ve beyazlatma maddeleri. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri” yönünden, karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin/ karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, diğer emtialar yönünden ise bulunmadığı, davacının gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık iddialarının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davacının kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, YİDK kararının iptali koşullarının ve hükümsüzlük koşullarının kısmen oluştuğu anlaşıldığından rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne,
TÜRKPATENT YİDK'nın... sayılı kararın 3. sınıf “Diş parlatma ve beyazlatma maddeleri. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri” bakımından iptaline, Davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 179,90.-TL harçtan, peşin alınan 80,70.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 99,20.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddedilmesi ve davalı kurum kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davanın kabul red oranının takdiren %50 olarak belirlenmesine, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 80,70.-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 3.402,20.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalıların yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı kurum taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09/03/2023 Kâtip Hâkim 41072 ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 92,20.-TL Bilirkişi Ücreti : 3.100,00.-TL