6. Ceza Dairesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın önceki yargılama aşamasında vekaletnameli savunmanı bulunmasına rağmen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iadesinden sonraki oturumlara çağrılmayarak, zorunlu savunman atanarak yüzüne karşı karar verildiğinin anlaşılması nedeniyle, sanığa yapılan tebligat esas alınarak, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; kararda kanun yolları, süresi, mercii ve şekli açıkça belirtilmediğinden sanık ...’in temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 492/7-son. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 13.09.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA (DÜŞMESİNE), 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın