17. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesi ile; temlik eden dava dışı ... AŞ'nin 7.000.000,00 TL ve 16.000.000,00 TL bedelli iki adet genel kredi sözleşmesi gereği müflis şirkete kredi kullandırdığını, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/222 Esas sayılı dosyasında müflis şirketin iflas erteleme talebinin reddine ve 18/04/2018 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas tarihi itibariyle müflis şirketten 13.755.341,31 TL alacağı bulunan bankanın 15/03/2019 tarihli temlik sözleşmesi ile alacağını müvekkiline temlik ettiğini, ancak iflas idaresinin alacağın masaya kaydı talebini reddettiğini, sıra cetveli ve masa kararının 29/05/2019 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini ileri sürerek 13.755.341,31 TL alacaklarının masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı müflis şirket iflas masası cevabında; alacağın zamanaşımına uğradığını, müflis şirket temerrüde düşürülmediğinden temerrüt faizine ve ayrıca faiz oranına itiraz ettiklerini, sözleşme ile kararlaştırılan faiz oranının kanuni faiz oranından fazla olması halinde faiz oranı belirlenirken TBK'nın 120. maddesinin uygulanması gerektiğini, karşılıklı edimler arasında orantısızlık bulunması halinde bu oransızlığın giderilmesi gerektiğini, alacağın varlığı ve miktarı tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağından, iflas idaresinin alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; temlik eden bankanın 25/12/2013 tarihinde 7.000.000 TL, 01/06/2015 tarihinde 16.000.000 TL bedelli olmak üzere iki kredi sözleşmesine göre müflise kredi kullandırdığı, bankanın hesabı 16/01/2018 tarihi itibariyle kat ettiği, buna ilişkin Beyoğlu ... noterliğinin 18/01/2018 tarihli ... y. nolu ihtarnamesinin 22/01/2018 tarihinde müflise tebliğ edildiği, verilen ödeme süresinin son ermesi ile müflis şirketin 24/01/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, her iki kredi sebebiyle toplamda temlik veren bankanın 13.779.660,86 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 13.755.341,31 TL alacağın masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı müflis şirket iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; rapora itirazları hususunda ek rapor alınmadan karar verildiğini, sözleşmelerin kendilerine tebliğ edilmediğini ve savunma haklarının ihlal edildiğini, hükme esas alınan raporda sadece banka kayıtlarına itibar edildiğini, temlik alan davacı varlık yönetim şirketinin BMSV ödemesi gerekmemesine rağmen BMSV alacağına da hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar.İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m).Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut davada, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında verilen 07/11/2019 tarihli cevabı yazıda, alacaklının İİK 223. maddesi gereğince tebliği gideri yatırdığı, sıra cetvelinin 29/05/2019 tarihinde alacaklıya tebliğ edildiği bildirilmiştir. Dava, 10/06/2019 tarihinde hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Dosya kapsamından; temlik eden bankanın toplam 13.755.341,31 TL alacağın iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince alacağın tamamen reddedildiği, davacının iflas tarihi itibarıyla 13.755.341,31 TL kredi alacağının masaya kaydına karar verilmesi talebiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan raporda; temlik eden bankanın hesabı 16/01/2018 tarihi itibariyle kat ettiği, buna ilişkin Beyoğlu ... noterliğinin 18/01/2018 tarihli ... y. nolu ihtarnamenin 22/01/2018 tarihinde müflis şirkete tebliğ edildiği, verilen 1 günlük ödeme sürenin son ermesi ile müflisin 24/01/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, müflisin iflas tarihi itibariyle 13.779.660,86 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 13.755.341,31 TL alacağın masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı müflis iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir."Kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir." (Yargıtay 23. HD'nin 2014/10328 Esas, 2014/7923 Karar sayılı kararı) Somut davada, davacının alacağına dayanak genel kredi sözleşmelerinin 7.1 maddesinde; müşteri ve kefiller ile banka arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta tarafların defter ve kayıtlarının geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağı kabul edilmiştir. Taraflar davada ticari defter ve kayıtlarına da delil olarak dayanmıştır. Buna rağmen mahkemece davalı müflis şirket defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmadan sadece banka kayıtları esas alınarak düzenlenen rapor doğrultusunda alacağa hükmedilmiştir. Kredi sözleşmelerinde münhasıran banka defter ve kayıtlarının kesin delil olacağı kararlaştırılmadığına göre, mahkemece, müflis davalı şirket iflas idaresi vekilinden, davalı defterlerinin bulunduğu yer sorularak, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye inceletilip alınacak rapor sonucu da değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerekirken, sadece banka kayıtları esas alınarak hazırlanan rapor ile yetinilerek, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı müflis idare vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/359 Esas, 2020/784 Karar ve 21/10/2020 tarihli kararının HMK 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/07/2024
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın