Danıştay 3. Daire Başkanlığı
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/10912 E. , 2024/425 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararına uyularak verilen ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak sözü edilen faturalara dayalı indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2011 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemidir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Promosyon Ajans Grafik Tasarım Matbaa Reklam Org. Kır. ve Pro. Ürün. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki saptamalar, düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığını göstermediğinden yapılan tarhiyat ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği somut olarak saptanan davacı adına yapılan tarhiyat ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2....Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY:
Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2011 yılının Aralık dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada verilen kabul kararı, davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun'da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini (KDV) indirebilecekleri hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek, bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği belirtilmiştir.
Buna göre, katma değer vergisi indiriminden yararlanılabilmesi için fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtması ve belgenin kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir.
Kamu hizmetlerinin finansmanında istikrarın sağlanması bakımından vergilendirme sürecinin belirli bir düzen dâhilinde işlemesi ve sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çeşitli usuller öngörülerek mükelleflerin vergi ilişkisinden doğan hak ve ödevlerini daha dikkatli takip etme zorunluluğu getirilmektedir (AYM., E.2017/24, K.2017/112, 14/6/2017). 3065 sayılı Kanunun belirtilen hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30., 341., 344. maddeleri ve 344. maddesinin atıf yaptığı 359. maddesi birlikte gözetildiğinde, katma değer vergisi indiriminin sahte bir belgeye dayanması hâlinde indirimin reddi suretiyle cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılacağı hususu mükellefler tarafından belirli ve öngörülebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davada, davacı şirketin ihtilaflı dönemde fatura aldığı Galata Vergi Dairesi mükellefi Maslak Vergi Dairesi mükellefi ...Grafik Tasarım Matbaa Rek. Org. Kırt. Promosyon Ürün. San. Limited Şirketi hakkında düzenlenen...tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'ndaki tespitlerden, yüksek cirosunun iş yeri kapasitesiyle uyumlu olmaması, söz konusu mükellefin işe başlama tarihinden itibaren yüksek tutarlarda mal ve hizmet bedellerini beyan etmesine rağmen ödenecek vergilerin düşük tutarlı olması, vergisel yükümlülüklerini sembolik düzeyde yerine getirmesi, Ba-Bs bildirimleri ile matrahları arasında uyumsuzluk olması, mükellefin Bs formunda yer almayan, mükelleften alış yapan firmalarca Ba formu ile beyan edilmeyen ancak mükellefin ibraz ettiği satış faturaları arasında yer alan faturalara ilişkin bilgilerin tespit edilmesi, SGK İl Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda mükellefin 239.055,75 TL tutarındaki prim borcunu ödememesi, mükellef kurumun vekaletname ile temsilinin ...Reklam ve Pro. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti'nin müdürü tarafından gerçekleştirilmesi, bu firmayla yakın akrabalık ilişkilerinin bulunması, incelemeye ibraz edilen yasal defterlerin tamamen boş olması, hiç bir kayıt içermemesi, büyük bölümü ibraz edilmeyen belgelerle ilgili iptalin yaptırılmaması, alımları ile ilgili olanların gerçek bir ticari faaliyeti olmaksızın münhasıran sahte belge düzenlediklerine dair haklarında vergi tekniği raporu ve olumsuz tespitlerin bulunduğu mükelleflerden olması, tek başına kriter olamamakla birlikte eski ortak ve yöneticisi hakkında dahi sahte belge düzenleme nedeniyle tespit ve raporun olması ve ayrıca davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki tespitler dikkate alındığında, adı geçen mükellef tarafından davacıya düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile aksi gerekçe ile verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.