Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/3071
Karar No
K. 2024/356
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3071 E.  ,  2024/356 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2022/3071
Karar No: 2024/356
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ... Enerji Petrol Ürün. Kim. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...

2.(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü-...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2016 yılında imalat faaliyeti bulunmadığı halde varmış gibi göstermek maksadıyla sahte belge kullandığı ve düzenlediği, kısmen sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği, bir kısım ticari mal alış ve satışlarını sahte belgeye dayandırmak suretiyle ithal ettiği baz yağlar ile bir kısım emtiayı belgesiz olarak sattığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak davacı adına re'sen tarh edilen 2016/Ocak, Şubat ve Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ve bu raporun atıfta bulunduğu ... tarih ve ... Sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden; davacı hakkında bir takım olumsuz tespitler bulunduğu görülmekle beraber, üretildiği ve satışı gerçekleştirildiği beyan edilen ürünlerin hiç üretilmediği veya üretim reçetelerinde belirtilen karışımlar ile belirtilen ürünlerin elde edilemeyeceği iddiasının, somut ve hukuken kanaat oluşturmaya yeterli delillerle desteklenmesi gerektiği, ihtilaf konusu ürünlerin üretilemeyeceğine ilişkin olarak davacı nezdinde fiili yoklama ve tespit yapılmadığı, üretilip piyasaya sürüldüğü beyan edilen ürünlerin karşıt incelemelerle niteliğinin belirlenmediği, ticari ilişkinin taraflarının her yönüyle incelenmediği, organizasyon içindeki şirketlerin birbirlerine düzenledikleri faturaların gerçek mahiyetinin ortaya konulmadığı, davacı şirketin alım yaptığını beyan ettiği emtianın gerçekten alınıp alınmadığı, yapılan işin niteliği ve büyüklüğüyle orantılı olup olmadığının araştırılıp gerçek durumu ortaya çıkarmak amacıyla yapılacak detaylı bir araştırma sonrasında şüpheye mahal bırakmayacak bir netlikte ortaya konulamadığı görüldüğünden, yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2016, 2017, 2018 yılları hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunda yer alan tespitler ile ve ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden; şirket üzerine kayıtlı herhangi bir motorlu taşıtın bulunmaması, vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken 153.026.758,10-TL vergi borcunun bulunması, elektrik faturalarının, yapmış olduğu üretim ile orantılı olmaması, üretim reçetelerinin ve fiili tüketim belgelerinin Konya Ticaret Odası'nca incelenmesi sonucunda, üretimlerinin üretim reçetelerine uygun olmaması, kapasite raporunda katkı oranı %31 olarak gözükmekte iken fiili durumda kullanılan katkı oranının %6 olması, ham madde ve katık alışlarının özel tüketim vergisi ve sahte belge düzenleme organizasyonu dahilinde olduğu belirtilen firmalardan yapması ve üretmiş olduğu ürünlerin satışlarını da bu organizasyon dahilindeki firmalara yapmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin vergi kaçırmak amacıyla örgütlenen organizasyon yapısının imalat ve ithalat kısmında yer aldığı ve organizasyon dahilinde imalat faaliyeti olmadığı halde varmış gibi sahte belge kullandığı ve düzenlediği sonucuna varıldığından davacının ihtilaflı yıl katma değer vergisi beyan tablosunun vergi tekniği raporundaki tespitler çerçevesinde yeniden düzenlenmesinde isabetsizlik görülmediği ancak davacı şirketin, organizasyon halinde özel tüketim vergisi kaçakçılığına zemin hazırlamak maksadıyla faaliyet gösterdiği dikkate alındığında, ilişkili firmalara fatura verilmesi için komisyon aldığının kabul edilmesinin ve sektördeki diğer firmalarla aynı oranda kar etmesi gerektiği düşüncesinin, iktisadi, ticari ve teknik icaplara aykırı olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın %2 komisyon gelirine ve %10 karlılık dikkate alınarak hesaplanan belgesiz satışa isabet eden kısmında hukuka uygunluk, kalan kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden ise; tekerrür hükümlerinin uygulanmasına neden olarak, 2012/Ekim döneminde kesilen ve 2017 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası dayanak gösterilmiş ise de, cezanın kesinleştiği tarih olan 2017 yılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanacağından, bu haliyle 2016 dönemi vergi ziyaı cezaları için tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf talebinin kısmen yukarıda yazılı gerekçeyle reddine, kısmen kabulüne, mahkeme kararının, sahte ticari mal satış faturalarından elde edilen komisyon geliri ve madeni yağ sektöründe kârlılık oranının asgari %10 olması gerektiğinden bahisle bulunan belgesiz satışa isabet eden fark dışında kalan matrah üzerinden hesaplanan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmı kaldırılarak, bu kısım bakımından davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:

DAVACININ İDDİALARI: Herhangi bir özel tüketim vergisi organizasyonunun parçası olmadıkları, 2012 yılından 2018 yılı sonuna kadar madeni yağ imalat lisansı doğrultusunda Konya 1. Organize Sanayiindeki fabrika işyerinde madeni yağ imalat ve ticareti ile uğraştıkları, haklarında sahte belge düzenleme yönünden rapor yazılan bir kısım tedarikçi mükelleflerin vergi ve ceza yargısında durumlarının ne olduğu, isnat edilen suçu işleyip işlemedikleri araştırılmaksızın mal alışlarının gerçek olmadığından bahisle bu alışlara isabet eden maliyet ve giderlerin defter kayıtlarından çıkarılması suretiyle hesaplanan vergi ve cezaların hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Davacının 2016 yılında imalat faaliyeti bulunmadığı halde varmış gibi sahte belge kullandığı ve düzenlediği, bir kısım ticari mal alış ve satışlarının sahte belgeye dayandığı, ithal ettiği baz yağlar ile bir kısım emtiayı belgesiz olarak sattığı, belgesiz olarak sattığı baz yağlardan ve emtialardan elde ettiği gelirin maliyet bedeli esasına göre tespit edilmiş olduğu, İstanbul Ticaret Odasının ilgili yazısına göre madeni yağ sektöründe karlılık oranının asgari %10 olarak belirlendiği, 213 sayılı Kanun'un 339.maddesinde tekerrürün şartlarının düzenlendiği, anılan madde kapsamında uygulanan tekerrür işlemlerinin Vergi dairelerinin kullandıkları bilgisayar tarafından otomatik programla gerçekleştirilmiş olup, taraflarının katkı veya müdahalesi olmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların temyiz istemlerinin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,

Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY:

Dosyada mevcut inceleme raporları eki tutanaklar ve diğer belgelerin incelenmesinden, davacının organizasyon dahilinde yanıltıcı belge düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği sonuç ve kanaatine varıldığından, bu hususta aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararını onayan Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.