Esas No
E. 2011/3500
Karar No
K. 2011/5742
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2011/3500 E.  ,  2011/5742 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 5.10.2010
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS: Birleşen K.Yaka 3.As.H.Mahkemesinin 2008/241 esas

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı ... vekili Av.... ve davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece tapuda gösterilen satış bedeli ve tapu harç ve masrafları üzerinden verilen depo kararının süresi içinde yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 1 No’lu parselin diğer paydaşları ... ve ...’in taşınmazdaki paylarını satış vaadi sözleşmesi ile 1.11.2005 tarihinde davalıya satmayı vaat ettiklerini,bu konuda davalı tarafından açılan tapu iptali ve tescili davasının kabulle sonuçlanıp pay sahiplerinin paylarının iptali ile her birinin payının 110.000 TL olmak üzere toplam 220.000 TL üzerinden davalı adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, satışın davacının rıza ve onayı olmadan yapıldığını,müvekkilinin önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek,davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davacının önalım hakkının doğmadığını, Medeni Kanun’un 705. maddesi gereği mahkeme kararı ile mülkiyetin tescilden önce kazanabileceğini, ancak bu halde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi için mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmesinin gerektiğini, tapu iptal ve tescil kararının henüz tapuda infaz edilmediğini, payını davalıya satan paydaşların paylarını icra ihalesi ile edindiklerini, bu ihalelerde elde edilen taşınmazlar hakkında önalım hakkının kullanılamayacağını, dava konusu payın ilişkin bulunduğu taşınmazın paydaşları arasında fiilen taksim edildiğini, söz konusu payın değerinin de 220.000 TL’ nin çok üzerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili, müvekkilinin tapu kaydına güvenerek dava konusu payı satın alan iyi niyetli üçüncü kişi durumunda olduğunu, tapuda bedelde muvazaa yapılmadığını, gerçek satış bedelinin gösterildiğini, kaldı ki satış bedelinin de payı satan davalı ...’a banka aracılığı ile ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.

Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.

Olayımıza gelince; dava konusu payın ilişkin bulunduğu 1 No’lu parselde ...’ya ait 8127 / 30439 ve ...’e ait 8128 / 30439 oranındaki payların 1.11.2005 tarihli satış vaadi satış sözleşmesi ile davalı ...’a satılması vaat edilmiş, davalı ... tarafından bu konuda açılan tapu iptali ve tescil davası Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006 / 63 esas ve 2006 / 225 kara sayılı kararı ile kabulle sonuçlanıp kesinleşmiştir. Bu pay satışına yönelik olarak açılan önalım davasında mahkemenin satış bedeli olan 220.000 TL üzerinden önalım hakkının tanınmasına dair verilen Dairemizin 8.4.2008 gün ve 1228-4391 sayılı kararı ile davalı lehine kesinleşen mahkeme kararının tapuda infaz ettirilerek tapu kaydının düzelttirilmesi ve oluşacak yeni tapu kaydına göre karar verilmesi gerektiğine işaretle bozulmasından önce ve dava halen derdestken 3.4.2008 tarihinde 1.000.000 TL bedelle davalı ...’ye satılmıştır. Davacı bu kez davalı ... hakkında işbu dava ile birleştirilen Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008 / 241 esas 2009 / 5 karar sayılı dosyasında bedelde muvazaa iddiasında bulunarak önalım davası açmıştır Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Mahkeme ise, davacının bu iddiası konusunda delillerini toplamadan ve bedelde muvazaa iddiası konusunda bir inceleme yapmadan sadece payın değerinin tespiti konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi ile yetinerek tapuda gösterilen satış bedeli 1.000.000 TL’nin depo edilmesi için davacıya kesin süre vermiş ve önalım bedeli süresinde depo edilmediğinden davanın reddine hükmetmiştir. 20.6.1951 gün ve 13 / 5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince önalım bedelinin yargılamanın sonuna kadar hakimin belirleyeceği süre içinde yine hakimin gösterdiği yere depo edilmesi gerekir. Ne var ki satış bedeli konusunda muvazaa iddiası varsa önce bu hususun açıklığa kavuşturulması, bu konudaki uyuşmazlık giderilmeden depo kararı verilmemesi gerekir. Muvazaa hususu çözülmeden bedelin depo edilmesi için verilen sürenin hukuki değeri yoktur. Bu durumda mahkemece öncelikle davacının 4.10.2010 tarihli dilekçesi ile bildirdiği tanıkları dinlenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek muvazaa iddiası konusunda bir sonuca ulaşıldıktan sonra depo kararı verilmesi gerekirken tapuda gösterilen değer üzerinden önalım bedelinin verilen kesin süre içinde depo edilmemesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 825 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine ve bozma gerekçesine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 3.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.