Esas No
E. 2010/13847
Karar No
K. 2011/1360
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

6. Hukuk Dairesi

E. 2010/13847 K. 2011/1360 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/13847, K. 2011/1360, T. 15.02.2011
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13847
Karar No
2011/1360
Karar Tarihi
15.02.2011
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

6. Hukuk Dairesi         2010/13847 E.  ,  2011/1360 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ve davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 1 No’lu parselin paydaşı olup tapu işlemleri için tapu sicil müdürlüğüne gittiğinde taşınmazın diğer paydaşı ...’nin payını davalıya 150.000 TL bedelle sattığını öğrendiğini, bu satışın davacının bilgisi ve rızası dışında yapıldığını, yine davacının önalım hakkını kullanmasını engellemek için pay değerinin tapuda rayiç değerinin çok üzerinde gösterildiğini, müvekkilinin bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek gerçek değer üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu payı 150.000 TL bedelle satın alıp bedelini satıcıya banka havalesi ile ödediğini, aslında payı değerinden daha düşük bir bedelle aldığını, taşınmazda davacının payının da aynı oranda olup onun payını da 170.000 TL bedelle satın almaya hazır olduklarını, davanın kötü niyetle açıldığını,davacının payı değerinin çok altında satın almayı amaçladığını, tapuda bedelde muvazaa yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. . Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.

Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı, tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.

Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen pay, 1 No’lu parselin paydaşlarından.... tarafından davalıya 29.05.2007 tarihinde 150.000 TL bedelle satılmıştır.Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Davacı 23.10.2007 tarihli delil listesinde tanık deliline de dayanmış, mahkemece dinlenmelerine karar verildiğinde isimlerinin bildireceğini belirtmiş ise de daha sonra tanık listesi vermemiştir. 24.11.2009 tarihli oturumda tanık davetiye ücretlerini yatırması konusunda kendisine verilen kesin süre içinde de ara kararının gereğini yerine getirmemiştir. Mahkemece yerinde yapılan keşifler sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında dava konusu edilen payın değeri 68.587.46 TL olarak bildirilmiş ise de muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli delil değildir. Sadece davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem arzeder.Davacı muvazaa iddiası konusunda tanık da dinletmediğine göre bu konuda iddiasını kanıtlayamamıştır. Diğer yandan davacı asıl 13.04.2010 tarihli dilekçesi ile tapudaki bedel üzerinden önalım hakkını kullanmayacağını beyan ettiğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 825.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog