11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/3720 E. , 2012/8309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2011/155-2011/674 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av.1-... ve 2-Av...... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Duisburg Asliye Mahkemesi tarafından verilen 08.03.2007 tarihli, 6 O 239/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda, tenfizi istenen Duisburg Asliye Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 03.04.2007 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 02.08.2007 olduğu yazılı ise de dosyaya ibraz edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya karar tebliğinin nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın tebliğine ilişkin belgeler dosyaya getirtilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.