6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2011/6903 E. , 2011/12342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı-alacaklı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, ödenmeyen kira borcu nedeniyle kefil hakkında başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 1.9.2008 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamış, sözleşmesinin özel şartlar 16 maddesinde ise “kiracı kiralananda kaldığı sürece kefilin kefaletinin devam edeceği” kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı tarafından bu sözleşmeye dayalı olarak 21.4.2009 tarihinde başlatılan icra takibinde 2009 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları kirasının tahsili istenilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından, talep edilen ayların kirasından sorumlu olmadığı gerekçesi ile itiraz edilmiştir. Mahkemece asıl borçlu hakkındaki takibin takipsiz bırakılmış olduğu ve sözleşmenin düzenleniş biçimine göre davalı borçlunun alacaklı ile ilişkisinin adi kefalet olarak kabul edildiği ve BK.nun 486.maddesi gereğince asıl borçlu hakkında takibe devam edilmeyerek kefil hakkında takibe devam edilmesinin yasal olmadığından bahisle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan kira sözleşmesine göre davalı borçlunun kira sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı görülmüştür. B.K.nun 487.maddesi uyarınca davacı alacaklı, asıl borçlu olan kiracıya müracaat etmeden önce müteselsil kefil olan davalı aleyhine takip yapabilir ise de, kefilin sorumluluğu sözleşmede belirtilen bir yılık süre ve bu süre içerisinde yer alan tahliye öncesi dönem ile sınırlıdır.
Davacı vekilinin 17.6.2010 tarihli duruşma tutanağına geçen beyanı ve dosya kapsamından kiracı Sinem Bayraktaroğlu'nun kiralananı Ocak 2009 tarihinde tahliye ettiği, takip ile istenen paranın tahliye sonrası döneme ait olduğu anlaşılmaktadır. Tahliye sonrası dönem kira parasının asıl borçlu kiracı yönünden bile yargılamayı gerektirir nitelikte bir alacak olduğu gözetildiğinde, müteselsil kefil olan davalı borçlunun gayrimuayyen olan bu borçtan sorumlu olduğundan sözedilemez. Açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, hüküm sonucu itibariyle doğru olup, bu nedenle hükmün bozulmasında yarar görülmediğinden hüküm kısmının değişik bu gerekçe ile ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.