Sanık ... müdafiinin 21.07.2016 tarihli dilekçesinde, sanık hakkındaki gıyabi kararın tebliğ edildiği adres hakkında yıkım kararı verildiğinden anılan kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği belirtilerek temyiz hakkını kullanamadığından bahisle temyiz ve eski hale getirme talebinde bulunulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesi uyarınca temyiz talebini de içeren eski hale getirme istemi konusunda karar verme yetkisi temyiz incelemesini yapacak olan Yargıtay 7. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, mahkemenin verdiği temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; sanık ... hakkındaki gıyabi kararın bildirdiği son adresinde "aynı konutta beraber oturan kardeşi" imzasına tebliğ edildiği ancak; tebligat tarihinde muhatabın adreste bulunup bulunmadığı veya adreste bulunmaması halinde sebebinin yazılmadığı gibi tebliği alan kişinin ehil olup olmadığının da belirtilmediği cihetle; yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilerek öğrenme üzerine sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
19.03.2024 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 7423 sayılı Kanun 5607 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 7242 sayılı Kanun 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5607 md.4/2 K5607 md.22