11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/771
- Karar No
- 2012/7646
- Karar Tarihi
- 14.05.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2011/771 E. , 2012/7646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2010 tarih ve 2006/720-2010/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "MEŞALE" markasının sahibi olduğunu ve aynı ad altında dergi çıkardıklarını, davalıların ise "MEŞALE" ibaresini ön plana çıkararak "Ufka Doğru Meşale" adında dergi çıkararak müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiklerini ve haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, 10.000 TL maddi ve 10.000 TL. manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin tescilli "Ufka Doğru Meşale" ibaresinin kullanarak bu ad altında yerel dergi çıkardıklarını, dergi isimlerinin birbirinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 19/03/2003 tarihli 2003/06214 sayılı 13, 14, 15, 16, 17. sınıflarda “Meşale” ibareli markasının, 24/03/2003 tarihli 2003/06522 sayılı 40, 41, 43, 44, 45. sınıflarda “Meşale+şekil” ibareli markasının tescil edildiği, davalının 28/04/2005 tarihli 2005/16200 sayılı 16. ve 41. sınıflarda “Ufka Doğru Meşale” ibareli markasının bulunduğu, davacı dergisinin “Meşale” ibaresi ile kullanıldığı, davalı dergisinin ise aynı ibare ile kullanılıp sadece M harfinin içine çok yakın mesafeden ve dikkatli bakıldığında “Ufka Doğru” kelimelerinin yazılmış olduğu, davalı kullanımının davacının markası ile iltibas yaratacak şekilde markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davacının 556 sayılı KHK'nin 66/b maddesine göre maddi tazminat talebinde bulunduğu ancak davalının karı bulunmadığı gerekçesiyle markaya tecavüz eyleminin tespiti ile davalının "MEŞALE" ibaresinin ön plana çıkarmak suretiyle markayı kullanmasının önlenilmesine, maddi tazminat isteminin reddine, takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Davacı vekilince düzenlenen temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği görüldüğü gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.5.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmemektedir. Anılan davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.